Bizdeki cehalet çok onur kırıcı. Kimse bir şey okumuyor!..

SELÇUK ALTUN'dan KÜLTÜR SANAT üzerine..

1550- (Kaynak: DPP-MDP) 11-17 Şubat haftasında, ülkedeki ulusal gazetelerin ortalama günlük satışı 5.1 milyondu. Toplamdan spor gazetelerinin skoru düşülürse, net satış 4.7 milyon. Bu toplama göre Türkiye'nin en çok satan gazetesi Zaman (751 bin). Onun %95'inin satış yerine, abonelere -bedelsiz- dağıtıldığı vurgulanır. Demek ki haftalık satış rakamı 4 milyon. 70 milyonluk Türkiye'de ulusal gazetelerin günlük toplam satışı 4 milyonken, 60 milyonluk Britanya'da yalnızca The Sun ve The Daily Mail'in satışı 4.5 milyondur. Türkiye'de bir gazetenin fiyatı 50 Yenikuruş'un altındayken, her gün 3 milyon dolar değerinde ekmek çöpe atılmaktadır. Sonuç yoksulluk edebiyatı yaparak rafa kaldırılmayacak denli ürkütücüdür. Bu istatistiklere neden mi başvurdum? Gazete okunmayan bir ülkede, kitap okunmuyor diye hayıflanmanın anlamsızlığını vurgulamak için olamaz mı?

100 Temel Eser, 101 Dursun Keser, 102 Fadime Heder, 103 İmdat Yeter... :)))

Devamı aşağıda..

Kaynak: kemalistpolitika.com

Kültür-Sanat: Bizdeki cehalet çok onur kırıcı. Kimse bir şey okumuyor.
Tarih: 04.04.2008 Saat: 14:15 Gönderen: kemalistpolitika
1526- Hüseyin Alemdar'ın (doğ. 1962) kişisel çabalarıyla Orhon Murat Arıburnu şiir ödülüne hamilik yapmasını takdir etmişimdir. Bu yüzden, ödülü önemsemesem de, YKY'deyken bir yıl sponsorluğunun üstlenilmesini onaylamıştım. Şairin, "Vakitler İncelikler" başlıklı son kitabının biyografi sayfasında, "Kurduğu Hera Şiir Kitaplığı ile ellinin üzerinde kitap yayımlayarak, genç şairleri kitap yayımlamaya özendirdi" denilmiş. Metin Celal bu bilgiyi doğrulayınca Alemdar'a sempatim arttı. Emek ve tutkuya saygı, edebiyat tarihine hakbilir dipnotlar düşme adına bu minval bilgilerin de biyografi sayfalarında yer almasından yanayım. Bir Allah'ın kulu çıkıp da şairin girişimini bir yazıda taçlandırsaydı, eminim Alemdar'ın biyografisinde o cümle yer almazdı. Aynı nedenlerle, Senelerce Senelerce Evveldi'de Selçuk Altun için, "...Yönetim Kurulu Başkanlığı döneminde, YKY edebiyat sektörünün nitelik ve nicelik lideriydi" denilmiştir. Bu bağlamda Alemdar'ı kendimden şanslı sayıyorum; hiç olmazsa benmerkezcil bir kişi çıkıp, hakbilmez anılarında onun katkılarını inkâr etmedi.

1527- Remzi Kitap Gazetesi'ne (Ocak, 2008) göz gezdirirken en çok satan kitaplar listesinin, "kurgu ve kurgu-dışı" diye ikiye ayrıldığını; Emin Çölaşan ile Zülfü Livaneli'nin anı kitaplarının kurgu-dışı olarak kategorize edildiğini görünce yeniden aklıma takıldı. Radikal Kitap (R.K.) ekinin de listelerinde "edebiyat ve edebiyat dışı" yerine, "kurgu ve kurgu dışı" diye bir ayırım yapmasını önermiş, Livaneli'nin anılarının neden edebiyat, Çölaşan'ınkinin edebiyat dışı bellendiğini sorgulamıştım... Afarozmanım R.K. kitaplarımla ilgili yazı yayımlamayı reddeder ama onların yeni çıkan kitaplar arasında tanıtımını yapardı. Senelerce Senelerce Evveldi çıkınca onu tamamen görmezlikten geldi. R.K. eki ha?1528- (Z)arif Mehmet H. Doğan (1931-2008) şiiristanımın genel valisiydi. YKY'nin yazar ve çevirmenleri arasında olduğu için gurur duyardım. Şiire en önemli katkısının, kalıcılaştırdığı "şiir yıllıkları" olduğunu düşünürüm. Tanışmamış ama telefonda sohbet etmiştik. New York'ta mukim müthiş yazar ve insan Erje Ayden'le ilgili yazılarımı takip etmiş olmalı ki geçen yıl Ayden'in Samim Kocagöz'e imzaladığı kült kitap The Crazy Green Of Second Avenue'sını bana armağan etmişti. Sevgili Samim Kocagöz'ün kitaplığından bana kalan bir anı... Artık sizin M.H.D notunu iliştirerek.1529- Şiir Antolojileri mi?- "Antolojilerin en gözde şiirinizi ıskalayacağı evrensel bir gerçektir." Dana Gioia "Antoloji yapmaya kalkışan herkes - herhalde- tescilli delidir." Paul Muldoon "Kıskançlık, nefret, kayırma, Balkanvari fitne/fesat sürtüşmesi - evett, bir çağdaş şiir antolojimiz daha dünyaya geldi." Harvey Porlock 1530- 10 Kasım 2007 de yitirdiğimiz küresel yazar Norman Mailer için üçüncü karısı Jean Campbell, "Tüm yaptığımız annesiyle birlikte akşam yemeklerine çıkmaktı" diyecektir.1531- Şubat nitelikli kitaplar açısından verimli bir aydı: FEKLAVYE - Semih Poroy, SEL / Kaleydoskop - Selçuk Demirel, YKY / Biı Defterden - Melih C. Anday, Everest / Babalar ve Oğullar - Nazmi Ağıl, YKY / Zamana Yazılan Sözler - Feridun Andaç, Doruk / Arıburnu - 1915, Haluk Oral, İş Kültür / En İyi Adamlar Yalnızken Güçlüdür, Charles Bukovvski (Çev.Avi Pardo), Parantez...1532 - 06.02.08 (Cuma, saat 12.50) - Çizginin heykeltıraşı Semih Poroy'un FEKLAVYE'de yer alan yapıtlarından mürekkep sergisini izlemek üzere Galata'daki Schneidertempel Sanat Merkezi'ne gittim. Sinagogtan devşirme sergi mekânının kapısına dili de yetersiz bir not iliştirilmişti; "camideyim saat 13.30 açacağım." 1533- Önemli yazar Julien Gracq'ı (1910-2007) Noel arifesinde yitirdik. O, takma adla başyapıtlar kotaran coğrafya öğretmeni Louis Poirier idi. 1951'de Goncourt ödülünü reddetmişti. Reklâm ve şöhretten ürkerdi. Bir edebiyat akımına bağlı değildi; Andre Breton ve Jules Verne'in ilham perileri olduğunu söylediğine inanamıyorum.1534- AZİZ NESİN! Ali Nesin? (Has ressam Sali Turan anlatmıştı; Aziz Nesin Türk Milletinin %60'ı aptaldır söylemiyle gündeme oturduğu günlerde onu arabasıyla Taksim'den Nişantaşı'na götürmüş. Nesin yolda, "Aslında Türk milletinin %90'ı aptaldır diyecektim ama çekindim" diyecektir.)1535- Seçmenlerin %46'sı AKP'ye oy verdi ve Türk milletinin %60'ı aptal... (Haydaaa, hesap yine tutmadı.)1536- Kentimiz folklorunda "siville" savaş: (İstanbul Folkloru, M. H. Bayrı -1946)- İlk nikâhlıdan yağ ve tuz çalınır, birbiriyle karıştırılarak "kefareti budur" diye siyil üzerine sürülür. - At kılı ile dibinden boğulur.- Yüz yirmi beş gram üzüm sirkesi içine limon kabuğu konur, bir hafta ayazda bırakılır. Sonra bu mayi siyil üzerine sürülür.- Bir miktar tuz alınarak okunur siyil üzerine sürüldükten sonra bir bez parçasına bağlanarak kullanılmayan bir kuyuya atılır. - Bir incir dalına elde ne kadar siyil varsa o kadar çentik yapılır, dal ocak içine asılır, orada kuruyunca siyil de dökülür. -Akşam ezanı ile yatsı ezanı arasında dışarıya çıkılır, yıldızlara bakılarak "Bu gece hem siyil, hem yıldız, yarın ne siyil, ne yıldız" denir ve bu üç gece tekrarlanır.- Pilav yenirken sofraya dökülen pirinç tanelerinden yedisi alınarak siyillere sürülür ve sulak bir yere gömülür.- Bir beyaz kâğıt alınarak üç ihlâs bir fatiha okunup üzerine üflenir, bu kâğıt parçası siyillere sürülür ve sulak bir yere gömülür. Kâğıt parçasına hiçbir şey yazılmamış olması şarttır.1537- Gündemle de örtüşen öz çağrışımlar (İmza: Bir Dos -Metin Üstündağ, 1998): Cinnet: Postmodem ata sporu / Örtülü ödenek: Tesettürlü kapital / İkitelli: Kalkınmada öncelikli yöreler / Laiklik: Mamullerimizde domuz yağı yoktur / KİT: Kim İstiyorsa Tokatlayabilir / Demokrasi: Ya Sev Ya Terket / Trend: Öpsün Seni Zeki Müren / Sivas: Vasati 37 çöp / Darbe: Kaza geliyorum demez / Regl: Kanlı Nigâr... 1538-Roman projeleri: i) Biri yalnız alıntı, diğeri aforizmalarla konuşan çiftin evliliklerini sorgulaması, ii) Beşi Biryerde başlıklı ve her cümlesi beş sözcükten mürekkep ve ellibeş sayfa uzunluğunda.1539- Küresel Yazma Ritüelleri: Tennessee Williams yazdıklarını yüksek sesle yineler/ Henrik Ibsen sabah dörtte başlar/ Isaac Asimov günde onsekiz saat çalışır ve elli daktilo sayfası doldurur/ Alexandre Dumas her şeyi kafasında yazdıktan sonra önüne kâğıt alır/ Noel Covvard The Times ın ölüm haberlerinde adını görmeyince masasına koşturur/ Jane Austen aniden biri odasına girerse saklayabilsin diye minik kâğıt parçalarına yazar ve sokakta ilham gelirse G.K. Chesterton duvarlarına da yazardı derler...1540- Çanakkale Savaşı ndan belgesel öykülerle mücehhez Arıburnu 1915 in bir önemli özelliği de nicesi kullanılmamış fotoğraf, harita ve objelerle belgelenmesidir. Ve onların neredeyse tümü, yazarı Prof. Haluk Oral ın (doğ.1957) koleksiyonundan çıkmadır.Matematikçi Haluk Oral aynı zamanda ülkenin seçkin -imzalı- kitap koleksiyonerlerindendir. Orhan Veli belgeseliyle de edebiyat tarihimize katkıda bulunacaktır. O, Annemin Öğretmediği Şarkılar ın da sessiz kahramanlarındandı.1541- Arı çobanı...1542- Renkli gazetecilerden Şinasi Nahit Berker'in (1920-1996) anı kitabı Matbuat Hazretleri'ni 02.07.07 tarihli sahaf safarimde edinmişim. 1953 ürünü kitabın ön kapağında Bu bir kitaptır ve "Fiatı: 150 kuruştur" yazıyor. 74 sayfa süren anekdot demetinin arkasında, 14 sayfa tutan reklâm ve ilan bölümü var. (Kızılay'daki Ekspres Birahanesi abone olan memurlara yüzde 25 tenzilat uyguladığını muştularken, Baba Karpiç Şehir Lokantası, "Ye İç Keyfine Bak" demektedir. Tahran Kitabevinin ilanına komşu sayfada M.K.E., "Yeni Av Mevsiminde Sağlam ve Emniyetli M.K.E. Tüfeğini Tecrübe Ediniz" ricasında bulunmaktadır.) Kitaptan iki anekdot: ÇETİN ALTAN Kasaba bile minnet etmez, biliriz amma, Çetin uslu değil, akıllı çocuktur... Hele Ulus'ta son fıkraları dillere destan... Ne var ki, Çetinin fıkralarını Çetin'i tanımadan okuyacaksınız ki, zevkine varacaksınız.. Zira Çetin, biraz şom ağızlıdır... Meselâ der ki: - Şu memlekette üç kişiyiz doğru dürüst fıkra yazan: Ben, Falih Rıfkı, Bedii Faik... Eh Falih Rıfkı yaşını başını almış, nasıl olsa yakında ölecek, Bedii Faik ise ümitsiz... Kala kala ben kalacağım gene!...ORHAN VELİ Allah gani gani rahmet eylesin, Orhan Veli, "Karşı"yı çıkarmış... Meyhanede rastlaştık... Ben: - Uğurlu kademli olsun, kitabın çıkmış... Alacaktım ama meteliğim yok... Kitaptan varsa bir tane veriver... Bir kadeh de şarap ısmarla... Orhan o sevimli gülümseyişi ile bir güldü: - Otur bakalım dedi, garson Mustafa'ya da seslendi: - Mustafa, Şinasi'ye bir bardak şarap!... Sonra gazetelerin arasından, "Karşı"yı çıkardı... İlk boş sayfasına bir şeyler yazdı: - Al kitabını, dedi... Aldım, yazdığı yazıyı okudum... Bakın ne yazmış: "Şinasi Nahit Berker'e, Satış anında kolay yırtılabilmesi için ithafımı bu sayfaya yazdım. 12.XI.1949 Orhan Veli"1543- Özgür Edebiyattaki (Ocak/Şubat, 2008), "Şiirin Önündeki Engel Hayal İkamesi" başlıklı yazının final paragrafıdır. Öte yandan, en başından beri tüm yukarda anlatılanların farkında olan bir şair için gereken 500 okuyucudur. Vefakâr, sağlam, idrâk, inat, izzet, yani ahlâki inanç sahibi, daimi 500 kişi. Yirmisinden, ellisine kadar seni okuyan, çocuğuna da seni tavsiye eden 500 kişi, diyenar müşterisi değil, banka ziyaretçisi hiç değil, ilm ve feyz ortağı, hikmet ve bilgelik sevdalısı 500 kişi. Şiire verilmiş uzun yıllar sonrası, böylesi bir serveti edinebilen, menzile ulaşmıştır. Öteki bağlamda, şiire olan ilginin azalması, kapitalist medeniyetin popüler kültürüne ilişkin bir meseledir, ki o, o şairi ve şiirini bağlamaz. Oktay Taftalı (Ülkemiz şairleri birbirini okusun ben ona da fitim. Memet Fuat, "Şiir kitapları satış rakamlarından, şairlerin bile birbirlerini okumadığı anlaşılıyor" buyurmuştu.)1544- Verimli olamadığım düşüncesiyle canlı söyleşilerden kaçınırım. Benimle söyleşmek isteyen sorularını yazılı olarak yollamalıdır. VARLIK dergisinin Senelerce Senelerce Evveldi için yolladığı sorulardan etkilendim. Yazarının sorularından romanımı (ç)özümlediği anlaşılıyordu. Onları alt alta okuduğum zaman, kitabı deşifre edebilen bir tanıtım yazısıyla karşılaşmanın sürprizini de yaşadım.Enver Ercan'ı arayıp, "Kim bu Ceyda Demircioğlu?" dedim. Yirmiiki yaşında bir edebiyat filiziymiş. Enver Ercan'ın da ondan umutvar olmasına sevindim. (İlk fırsatta Ceyda'yla tanışmalıyım.)1545- Günlüklerin Işığında Tanpınar'la Başbaşa'dan:"Yine sağcılığa geliyorum. Sağcı olmak çok güç hatta imkânsız. Evvela memleketimde en cahil ve budala insanlar sağcı. Yahut da aşikâr şekilde hain ve ahlâksız. Peyami Safa... Peyami Safa'dan iğrencine tesadüf edilir mi?" "Yahya Kemal bizim için çok şey yaptı. Fakat o da ufuklu değildi. (Benim için hele müthiş şeyler yapabilirdi. Neleri kolaylaştırmazdı. Bunları yapmadı.) Fakat o da ufuksuzdu. Türkiye'de mahpustu. Yahya Kemal'in şark musiki zevki ve muhabbeti zannetmemki benim gibi olsun."1546- Otomobillerinde sigara içerken külünü ve izmaritini yola atan mecuz/ler, sizin nereli olduğunuzu biliyorum. (P)istanbullusunuz siz!1547- Ekim (1976) Dostoyevski'nin Cinler adlı romanına iki yıl arayla yeniden başladım. Bu kere ara vermeden bitireceğim. Geçen yüz yıl ortalarında Rusya'nın durumu, bizim şimdiki durumumuzdan daha ileriymiş, öyle anlaşılıyor. Bizdeki cehalet çok onur kırıcı. Kimse bir şey okumuyor. Ya yazarlar? Onlar sadece yazıyorlar. Bir Defterden - Melih C. Anday, Everest (Dipnot: Otuz yıl sonraki durum daha vahim. Vasat yazarlar gündeme oturmak için bilumum edeb(iyat)dışı girişimlerden medet umar oldular.)1548- İngiltere'deki yayıncım TELEGRAM'ın baş editörü, ödüllü şair Rebecca O' Connor'dan (doğ. 1975) bir çeviri girişimi: ARTIK SÖZCÜKLER Sana yollamadığım mektup demetinden dem vurmak isterdim ve yatakta nasıl pijama giymeye başladığımdan, bana Bayan Warby derler ve bana itaat etmek zorundasın diye aya diklenmeye kalkıştığımdan. Ve sana o hazzı anlatmak isterdim, yakında kavuşacağımızı duyuncasuya takla atarak mı dalacağımdan.1549 - Londra'daki otelimin karşısında, yarım milyon kitaptan mürekkep, Avrupa nın en büyük kitabevinin (Waterstone's Piccadilly) konuşlandığını yineliyorum. Binaya komşu yalın St. James Kilisesi'nin mimarı, Büyük Britanya nın Sinan'ı, Sir Christopher Wren dir.Kilisede öğlenleri ve hafta sonu akşamları klasik müzik konserleri verilir. Aralık ayında Londra'dayken, kilisenin ilan panosunda Eren Aydoğan adını görünce heyecanlandım. Girişteki halkla ilişkiler masasında, müzisyenimizle ilgili el ilanına define haritası gibi sarıldım. Yakışıklı Eren hem de ödül sahibi bir piyanistti. Akademisyen yorumcu Yonty Solomon onun için, "O müthiş yetenekli, gerçek bir virtüözdür" demişti. Konser günü Londra'da olmayacaktım ama Eren Aydoğan adını hafızama nakşettim. Soyadındaki şanlı "ğ" harfine sahip çıkmasını da benimsedim.www.kemalistpolitika.com
--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
Bu grubun hiç bir siyasi oluşum ,parti, vakıf, örgüt, dernek veya benzeri yapılanmalarla alakası yoktur.Aynı zamanda onlara uzaklığı veya yakınlığıda bulunmamaktadır...Müslüman Anadolu İnsanının Tarafında yer alan Gerçek Vatanseverliği ilke edinmiş HABER BİLGİ PAYLAŞIM STANDIDIR..
Grupta yayınlanan yorum ve yazılardan yazarları sorumludur.
-----------------------------------------------------------------
"ANADOLU HABER GÜNLÜĞÜ" grubu.
Bu gruba posta göndermek için , mail atın : anadoluhaber@googlegroups.com
Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin: anadoluhaber-unsubscribe@googlegroups.com
Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/anadoluhaber?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

0 yorum:

Yorum Gönder

Yorumlarınızda Kişilik haklarına saldırı,küfür ve benzeri ifadeleriniz yayınlanmamaktadır.Yorumları yazarken İsminizi belirtmeniz önemle duyurulur.