28 Şubat 2009

(anadoluhaber) WG: Hürriyet'den haber!



--- habergonder@hurriyet.com.tr <habergonder@hurriyet.com.tr> schrieb am Fr, 27.2.2009:
Von: habergonder@hurriyet.com.tr <habergonder@hurriyet.com.tr>
Betreff: Hürriyet'den haber!
An: azmiberberoglu@yahoo.de
Datum: Freitag, 27. Februar 2009, 18:08

Azmi BERBEROGLU size 'Aşsızlık, işsizlik her iktidarı yıkar' başlıklı haberi gönderdi.

Okumak için tıklayın: http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/11095219.asp


http://www.hurriyet.com.tr


--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
        Bu grubun  hiç bir siyasi oluşum ,parti, vakıf, örgüt, dernek veya benzeri yapılanmalarla alakası yoktur.Aynı zamanda onlara uzaklığı veya yakınlığıda bulunmamaktadır. Müslüman Anadolu İnsanının Tarafında yer alan Gerçek Vatanseverliği ilke edinmiş ,Anti Emperyalist HABER BİLGİ PAYLAŞIM  STANDIDIR.."
      Grupta yayınlanan  yorum ve yazılardan yazarları sorumludur.Ayrıca harici linklerden de Anadolu Haber Günlüğü Mesul değildir...

Grup Yöneticileri Mail Adresleri Aşağıdadır
kurtulusyolu99@gmail.com
bahadirserhad@gmail.com
forevermirza@gmail.com

Bu gruba posta göndermek için , mail atın : anadoluhaber@googlegroups.com
 Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin: anadoluhaber-unsubscribe@googlegroups.com
 Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/anadoluhaber?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

(anadoluhaber) WG: (oybirligi) Fwd: [akilcagi_1919] İSRAİL'E yeni iki AKP kıyağı



--- İlmay Teker <ilmay.teker@gmail.com> schrieb am Sa, 28.2.2009:
Von: İlmay Teker <ilmay.teker@gmail.com>
Betreff: (oybirligi) Fwd: [akilcagi_1919] İSRAİL'E yeni iki AKP kıyağı
An:
Datum: Samstag, 28. Februar 2009, 8:28

van minit Erdoğan!!

---------- Yönlendirilmiş ileti ----------
Kimden: Murat Tepebaşılı
Tarih: 28 Şubat 2009 Cumartesi 02:47
Konu: [akilcagi_1919] İSRAİL'E yeni iki AKP kıyağı
Kime: akilcagi_1919@yahoogroups.com


AKP'yi anlayamayanlara ithaf olunur!
Ayrıca İmam Recep'in o tavrı moderatöreydi, İsrail'e değil
...............................................................................


BOŞUNA CESARET MADALYASI ALMAMIŞ YANİ !!!


 
  İSRAİL'E İki yeni jest

 

Katilin ricası iş bitiriyor!

GAP projesinde sulama ihalesi alan İsrailli firmalara kapatma davası açıldıktan 1 ay sonra yaklaşık 4,6 milyar dolar ödenek çıkaran AKP hükümeti, Olmert'in son ziyaretinde İsrail'e iki ayrı jestte bulundu. Birinci jest, 22 Aralık'ta İsrail'e  yeni bir silah alımı ihalesi verildi. İkinci jest ise, devletin zirvesi ile ikili görüşmeler yapan Olmert'in ricası üzerine Aselsan'daki bir ihalede kalan 141 milyon dolarlık bakiye de ödendi.

Başbakan daha ne bekliyor?

AKP iktidarının kapatma davasında Yahudi lobisinin gönlünü kazanmak için İsrailli firmalara 6 yıllık aradan sonra bugünkü döviz kuruyla 4,6 milyar dolar ödenek çıkarması, bütün Türkiye'yi şok etti.  Erdoğan'ın İsrail'e karşı hamaset yapmadığını atacağı bazı adımlarla ispatlayabileceğini belirten Göksel, " O zaman, 2004'te Yahudi cemaatinden aldığı cesaret ödülünü geri versin. İsrail'in yürüttüğü bir proje olan BOP eşbaşkanlığından da hemen istifa etsin" dedi.

GAP projesinde sulama ihalesi alan İsrailli firmalara kapatma davası açıldıktan 1 ay sonra yaklaşık 4,6 milyar dolar ödenek çıkaran AKP hükümeti, Olmert'in son ziyaretinde İsrail'e iki ayrı jestte bulundu. Birinci jest, 22 Aralık'ta İsrail'e  yeni bir silah alımı ihalesi verildi. İkinci jest ise, devletin zirvesi ile iki görüşmeler yapan Olmert'in ricası üzerine Aselsan'daki bir ihalede kalan 141 milyon dolarlık bakiye de ödendi.

Verso Araştırma Şirketi Sahibi ve Stratejist Erhan Göksel'in verdiği bilgiye göre, AKP iktidarının kapatma davasında Yahudi lobisinin gönlünü kazanmak için İsrailli firmalara 6 yıllık aradan sonra bugünkü döviz kuruyla 4,6 milyar dolar ödenek çıkarması, bütün Türkiye'yi şok etti. Buna göre, Demirel zamanında yapılan ihaleleri iki anlaşmalarla İsrailli firmalara verildi. 2003'ten bu yana GAP'a ödenek çıkarmayan AKP hükümeti, kapatma davası ile bu tavrında radikal bir değişikliğe gitti. İçerisinde Türk firmalarının ağırlıklı olarak yer aldığı 7 uluslar arası konsorsiyuma, 4,6 milyar dolar ödendi. Dankner Tavura, GAP'ta iş yapan ana şirketlerden birisi olarak öne çıkıyor.

GAP'taki ödemeleri ortaya çıkaran Erhan Göksel'in verdiği yeni bilgiler ise, yine herkesi şaşırtacak. Kameralar karşısıda Filistin'deki vahşete gözyaşları içinde tepki gösteren AKP yöneticileri, gerçekte el altından İsrail'le olan bütün anlaşmaları yürütmeye devam ediyor. Hatta yeni ihaleler yapılarak, askeri anlaşmalar da imzalanıyor. Bunlardan birisi Olmert'in son Ankara ziyaretinden hemen önce imzalandı. 22 Aralık'ta yapılan ihaleyi İsrailli bir firma kazandı.  147 milyon dolarlık ihale, İsrail'den yeni bir silah alımını öngörüyor.

Olmert'in Gazze saldırılarından hemen önce gerçekleştirdiği Başkent ziyaretinde başka bir ekonomik sorun daha halledildi. Buna göre, askeri bir ihaleden dolayı ödemesi bekleyen 141 milyon dolarlık bir bakiye, sorunu çözüldü. Olmert'in ricası üzerine  Aselsan'ın yaptığı ihaleden kalan borç hemen ödendi.

Erhan Göksel'e göre, Başbakan Gazze saldırılarının ilk 8 günü oldukça cılız tepkiler veriyordu. Ancak bir olaydan sonra Başbakan Erdoğan'ın tavrı sertleşti. İşte Göksel'in ağzından bunun gerekçesi, " Başbakan,  Gazze'deki işgalin ilk 8 günü çok cılız tepkiler gösterdi, kerhen iç politikaya dönük küçükşeyler söyledi. Ta ki Saadetin İstanbul'daki ezici mitingine kadar. O mitingden sonra Başbakan tavrında bir sertleşme oldu. Çünkü Türkiye'nin her yerinden toplumsal kalkışmanın başladığı bir nokta o miting" diye konuştu.

"Ergenekon operasyonları, gündemi değiştirmek için yapılmıştır"

Son Ergenekon operasyonlarının Gazze'deki sıcak gelişmeleri iki plana düşürmek için yapıldığına dikkat çeken Göksel, "Ergenekon operasyonları, gündemi değiştirmek için yapılmıştır. Ergenekon devam eden bir dava idi, elbette beklenen bir takım gelişmeler vardı. Ama zamanlaması bakımından, Türkiye gündeminden Gazze'yi kaldırıldı. Fakat hala İsrail her yere giriyor, daha yakıcı bombalar kullanıyor. Ben Başbakanın seçime girerken, hamasetle İsrail'e karşı dişini göstermeye başladığını, bunu bir iç politika malzemesi olarak kullandığını, el altından bütün İsrail anlaşmalarını yürüttüğüne inanıyorum " diye konuştu.  Erdoğan'ın İsrail'e karşı hamaset yapmadığını atacağı bazı adımlarla önleyebileceğini belirten Göksel, " O zaman, 2004'te Yahudi cemaatinden aldığı cesaret ödülünü geri versin. İsrail'in yürüttüğü bir proje olan BOP eşbaşkanlığından da hemen istifa etsin" dedi.  Göksel, hükümete şu soruları yöneltti: "Peki kapatma davasında, GAP birden bire nerden çıktı? GAP'a yeni bir ihale açılmış mı soruyorum? 4,6 milyar dolarla yeni bir yatırım yapılmış mı? Bu para nereye gitmiş? Bu para eski verilen ihalelerin ödeneklerine gitti. Yeni hiçbir iş yok" diye konuştu.

15 OCAK 2009

http://www.milligazete.com.tr/haber/iki-yeni-jest-111030.htm

 

 








__._,_.___
Genel UYARI!

Sayin Uyelerimiz,

     Obekte cikan yazilarin sorumlulugu, ILGILI YAZININ SAHIBINE aittir. Obek kurucusu, moderatorler ve diger uyeler sorumlu tutulamazlar. Obege  uye olanlar, uye olduklarinda yazilarindan sadece kendilerinin  sorumlu olduklarini kabul etmislerdir.Bu ifadeler her iletinin altinda yer almaktadir, bu nedenle uyeler bu kosullarin varligindan haberdar olmadiklarini iddia edemezler.

    Gelisen sartlara ve gonderilen postalara gore; yukaridaki uyarilara, ilave uyarilar yapma hakkimizi da sakli tutuyoruz.

Saygilarimizla
AKIL CAGI 1919 YONETIM




To unsubscribe from this group (Obekten cikmak icin), send an email to:
akilcagi_1919-unsubscribe@yahoogroups.com (adresine bos bir mesaj gonderiniz)
Recent Activity
Visit Your Group
Need traffic?

Drive customers

With search ads

on Yahoo!

Yahoo! Groups

Cats Group

Join a group for

cat owners like you

Y! Groups blog

The place to go

to stay informed

on Groups news!

.

__,_._,___



--
Saygılarımla,
İlmay Teker,Dişhekimi  İZMİR

"Uluslar, egemenliklerini geçici bile olsa,
bırakacağı meclislere dahi
gereğinden fazla inanmamalı
ve güvenmemelidir.
Çünkü meclisler bile despotluk yapabilir
ve bu despotluk
bireysel despotluktan daha tehlikeli olabilir.
Meclislerin öyle kararları olabilir ki,
bu kararlar ulusun yaşamına
giderilmesi olanaklı olmayan
zararlar verebilir."
Mustafa Kemal Atatürk


Not;Bazı e postalar geri veya iki kere gelebilir,özür dilerim.
     Adres listemden çıkmak isteyenlerin  e posta göndermesi yeterlidir.

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
Bu mesajı şu gruba üye olduğunuz için aldınız: Google Grupları "oybirligi" grubu.
 Bu gruba posta göndermek için , mail atın : oybirligi@googlegroups.com
 Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin: oybirligi-unsubscribe@googlegroups.com
 Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com.tr/group/oybirligi?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin

Bu grup Atatürk ilkelerine bağlı, demokrasiye inanan,ülkesini seven insanların fikir alışverişinde bulunmaları amacıyla kurulmuştur.Grubumuzda küfür ve hakaret içeren mesajlar yayınlanamaz.Gruba gönderilecek mesajların içeriğinden mesajı yazan ve gönderenler sorumludur.
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---


(anadoluhaber) TARAF! DARBE EMIRLERI! OKU YOK ET!

TARAF! DARBE EMIRLERI! OKU YOK ET!

Etkileri hâlâ süren post-modern darbenin 12. yıldönümünde, başta Çevik Bir olmak üzere dönemin generallerinin Refahyol hükümetini devirme ve toplumu biçimlendirme planlarını içeren resmî yazışmalar ilk kez Taraf'ta. 28 Şubat sürecinin, dönemin Genelkurmay'ınca, "irticacı" grupların Silahlı Kuvvetler dahil bürokrasiye, topluma ve siyasete sızdığı iddiasıyla tetiklendiğini gösteren belgelerde "Bu tehditle mücadele ordunun birinci önceliğidir" deniyor. Çevik Bir imzalı gizli belgede, Refahyol'a ve Milli Görüş hareketine askerî müdahale yapılmazsa, bu çizgideki partilerin 2000'de yüzde 34, 2005'teyse yüzde 67 oy alarak iktidara gelip rejimi değiştireceği öngörüsünde bulunuluyor. Dindarlaşmanın tehdit olarak algılandığını kanıtlayan belgelerde, "laik kesimin aymazlık içinde olduğu" ve gidişata "dur" demenin orduya düştüğü ancak bunun medya ve sivil toplum kullanılarak yapılması gerektiği ifade ediliyor
Bundan 12 yıl önce, 28 Şubat 1997'de Milli Güvenlik Kurulu toplantısında irtica ile mücadele kapsamında 18 maddelik kararlar alınmış ve tarihe "postmodern darbe" olarak geçen bu süreçle ilgili olarak Taraf, 28 Şubat süreciyle ilgili bugüne kadar kamuoyuna yansımayan çok önemli bir belgeye ulaştı. Elimizdeki belge 28 Şubat sürecinin en önemli aktörlerinden biri olan dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir'in imzasını taşıyor. 6 Mayıs 1997 tarihli "Gizli" damgalı 12 sayfalık rapor, 28 şubatın yol haritası niteliği taşıyan karar ve emirlerden oluşuyor. Bu raporun yanı sıra başta Jandarma Genel Komutanlığı olmak üzere Genel Kurmay Başkanlığı içerisindeki birçok birim arasındaki "Gizli" damgalı yazışmalara ve belgelere de ulaştık.

"Zamanında harekete geçilmesi..."

28 şubat sürecinin yol haritasının belirlendiği ve kamuoyuna ilk kez yansıyan belgelerde, Genelkurmay Başkanlığı bünyesinde Batı Çalışma Grubu Rapor Sistemi'nin oluşturulduğu ve Batı Harekat Konsepti'nin yayımlandığı belirtilip, Türkiye genelinde "Her türlü gelişmenin sürekli takip edilerek ilgili makamların zamanında harekete geçirilmesi" "sorumluluk bölgesi ayrımı gözetilmeksizin" isteniyor. Kişilerin, kurumların, ticari firmaların, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanların fişlenmesinin istendiği belgede, "Jandarma Genel Komutanlığı'nın yurdun en ücra köşesine kadar ulaşan yaygın teşkilat yapısı ve vatandaşlarla olan ilişkileri nedeniyle her türlü gelişmeyi anında tespit edebilecek imkanlara sahip olduğuna" da vurgu yapılıp, jandarmanın nasıl bir yol izleyeceği de anlatılıyor.
İşte 28 şubat sürecinin perde arkasına ışık tutacak, irtica ile mücadele yöntemlerin anlatıldığı, o dönem basında çıkan pompalı silahlar başta olmak üzere kuran kursları başta olmak üzere, sekiz yıllık eğitim kararlarına giden süreçle ilgili resmi raporlardan çarpıcı satır başları...

Darbenin 'gizli' emirleri
Dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir tarafından hazırlanan 6 Mayıs 1997 tarihli "Batı Harekat Konsepti" başlıklı 12 sayfadan oluşan gizli belgede "irtica" ile mücadele adı altında yapılması gerekenler ayrıntılı bir şekilde anlatılıyor. Sivil toplum örgütleri, aydınlar ve Atatürkçü çizgideki kurum ve kuruluşların mücadeleye ortak edilmesi istenen belgedeki ayrıntılar 28 Şubat dönemine ışık tutuyor. Belgenin "Mücadele Esasları" başlıklı bölümünde şu maddeler dikkat çekiyor:

Mücadele zarureti doğmuş
Türkiye Cumhuriyetinin üniter yapısına, ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğüne yönelen terör tehdidi, Türk Silahlı Kuvvetlerinin başarı ile sürdürdüğü iç güvenlik harekatı sonucu büyük çapta etkisiz hale getirilmiş ve terörist gruplar baskı altına alınmış, buna karşılık devletin laik ve demokratik yapısını hedef alan irticai faaliyetler ciddi bir tehdit oluşturmaya başlamış ve terörle mücadelede olduğu gibi bu tehdide de Türk Silahlı Kuvvetlerinin birinci önceliği vererek bilinçli ve kararlı bir mücadele başlatma ve ısrarla sürdürme zarureti doğmuştur.

Köklü tedbirler

İrticai faaliyetlerinin daha fazla gelişmesini önlemek ve ulaştığı bu seviyeden daha alt seviyelere çekerek Cumhuriyetin temel nitelikleri olan Atatürk milliyetçiliğine bağlı, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olma özelliklerini ilelebet muhafaza etmek maksadıyla, köklü tedbirler alınmasına ihtiyaç duyulmuştur.

TSK polemiğe girmesin

Türk Silahlı Kuvvetleri, Türkiye Cumhuriyetinin temel niteliklerini koruma ve kollama yükümlülüğünün bilincinde olarak, siyasi çatışma ve polemiklerin üstünde kalmak suretiyle yüce Türk milletinin büyük çoğunlugunun beklentileri ve duyarlığı paralelinde, bütün ağırlığını irticanın daha fazla mesafe katetmesini önlemede kullanılacaktır.

Aydınlar göreve

Türk aydının halktan kopukluğuna karşılık din elitinin halkla yakınlığıda İslam hareketinin güç kazanmasında önemli bir etkendir. Laik aydınların halkla paylaşılacak ortam temalar bulması, yakınlaşması ve onun hizmetinde olduğunu hissettirmesi son derece önemlidir. Şüphesizki eğitimdeki atılımlar, fikri paylaşımı ve dolayısıyla bütünleşmeyi hızlandıracak ve Türk insanının bu milletin ferdi olmaktan onur duymasını kolaylaştıracak bir yoldur.

Lâik kesim aymazlık içinde

Ülkenin sürüklendiği karanlığı gören laik kesim Türk Silahlı Kuvvetlerinin varlığından ve bir gün mutlaka bu gidişata dur diyeceğinden emin olmanın rahatlığı ve aymazlığı içindedirler. Türk toplumuna bir taraftan TSK'nın anayasa ve kanunlarla kendisine verilen Türkiye Cumhuriyetini koruma ve kollama görevini yapacağını doğal bir şekilde izah ederken, diğer tarafdan özellikle irtica  ile mücadeleye TSK'nın siyasi polemiklerin içine çekmenin sakıncaları hatırlatılmalıdır.

Psikolojik harekât

İrtica ve mücadelede kullanılacak en güçlü öğe psikolojik harekettir. Batı çalışma gruplarından ve konuyla ilgili görevlerde çalıştırılacak personelin bir plan dahilinde Psikolojik Hareket Kursu'ndan geçirilmeleri sağlanmalıdır. İrticai görüş yanlısı basın ve yayın organları ile irticai görüşü benimsenmiş şahıslar her platformda Türk Silahlı Kuvvetlerinin ve ebedi önderimiz Atatürk'ün dine karşı olduğu temasını işlemekle ve halkımızın nazarında Atatürk'ü ve Türk Silahlı Kuvvetlerini yıpratmak için korkunç bir psikolojik hareket icra etmektedir. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Türk milletinin bağrından çıktığı kesinlikle dinsiz olmadığı gibi, dini inançların korunmasına ve en iyi şekilde yaşanmasına hizmet ettikleri gerçeği daima göz önünde bulundurulacaktır.

 

Genelkurmay yazışmaları ve Çevik Bir'in eliyle yazdığı notta, darbe emirlerinin çok gizli tutulması, asla çoğaltılmaması, okunduktan sonra derhal imha edilmesi ve imha edildiğinin bildirilmesi isteniyor, çünkü... Darbe belgeleri, Genelkurmay'ın "Batı Çalışma Konsepti" adı altında dindar kesimin cemaatlerini, derneklerini, okullarını, yurtlarını, mahallelerini ve köylerini fişlediğini kanıtlıyor. Belgelerde "irticacıların" orduya sızmasının önlenmesi, sızanların tasfiyesi ve tasfiye sonrasında sivil hayatta iş bulmalarının engellenmesine yönelik ayrıntılı talimatlar yer alıyor. İrticaî kesimin "şeriat" düzeni getirmek için silahlanmaya başladığı endişesine yer veren belgelerde, bunu önlemek için pompalı tüfek ruhsatlarının yeniden düzenlenmesi kararı var

Çevik Bir'in 29 nisan ve 6 Mayıs 1997'de gönderdiği emirlerle ilgili olarak 12 Kasım 1998'de Jandarma Genel Komutanlığı "İrticai faaliyetlerin takibi ve rapor edilmesinde görülen aksaklıklar" başlığı ve "gizli" damgalı bir yazıyla tüm Jandarma Bölge Komutanlıklarını uyarıyor. Aksaklıkların yerine getirilmesini müteakip "emrin imha edilmesi" isteniyor.

Tatil günlerinde rapor gelmiyormuş

Dönemin Kurmay Başkanı Korgeneral Çetin Haspişiren imzalı belgede "Ağrı Belediye Başkanı'nın Atatürk hakkındaki konuşmasını medyadan öğrendik. 2. Jandarma Komutanlığı'nın duyarsız kalması dikkat çekmiştir" denilerek, bölge komutanlıklarının daha dikkatli olmaları uyarısı yapılıyor. Aynı belgede tatil günlerinde raporların Ankara'ya iletilmesinde de aksaklıklar olduğuna dikkat çekilerek bunun giderilmesi isteniyor.
İşte Çevik Bir'in gönderdiği emirden sonra, aksaklıklarla ilgili Jandarma Genel Komutanlığı'nın alt birimlere gönderdiği yazıdan satır başları:

Batı Hareket Konsepti


1- "İrtica tehdidinin daha fazla büyümesini önlemek amacıyla ülke düzeyinde meydana gelebilecek her türlü gelişmeyi sürekli takip ederek alınması gereken tedbirler bakımından ilgili makamları zamanında harekete geçirmek üzere Batı Çalışma Grubu Rapor Sistemi oluşturulmuş ve ilgi (b) ile Batı Hareket Konsepti yayınlanmıştır.

2- Bu duruma göre irticai unsurların faaliyetlerinin sorumluluk bölgesi ayrımı gözetmeksizin devamlı olarak takip edilmesi, elde edilen bilgiler ve meydana gelecek gelişmelerin, vakit geçirilmeksizin üst makamlara bildirilmesi gerekmektedir.

3- Bununla birlikte konu hakkında alınan bazı duyumlar ve meydana gelen bir kısım gelişmeler, önemsiz olduğu düşüncesiyle Jandarma Genel Komutanlığı'na rapor edilmemekte, durum medyadan ve diğer kaynaklardan öğrenilmektedir. En son olarak Ağrı Belediye Başkanı'nın Atatürk aleyhine yaptığı konuşmayla şehirdeki bazı cadde ve meydanların isimlerinin yandaşlarına mesaj verecek şekilde değiştirildiği basından izlenmiştir. Laik ve Demokratik Türkiye Cumhuriyeti'ni yıkmaya yönelik faaliyetlerin alanen yapılması karşısında 2. Jandarma Komutanlığı'nın duyarsız kalması dikkat çekmiştir.

4- J. Gn. K'lığının yurdun en ücra köşesine kadar ulaşan yaygın teşkilat yapısı ve vatandaşlarla olan ilişkileri nedeniyle her türlü gelişmeyi anında tespit edebilecek imkanlara sahiptir. Bu nedenle;

a.
Sıralı birlik komutalarınca ilgili personel tekrar uyarılacak, sorumluluk bölgesindeki gelişmelerin yakınen takip edilmesi ve konu hakkında üst makamların zamanında bilgilendirilmesi sağlanacaktır.

b.
Polis bölgesinde meydana gelen irticai nitelikli olaylar dahil, önemli olaylar emniyet müdürlükleri/amirlikleri ile koordinede bulunarak rapor edilecek, bu hususta özellikle tatil günlerinde görülen aksaklıklar giderilecektir.

c.
Raporlar açık ve anlaşılır şekilde hazırlanacaktır.

5- Her amir tarafından astların bu konuda sözlü olarak uyarılmasını, yukarıda belitilen hususların yerine getirilmesini müteakip emrin imha edilmesini rica ederim."

İvedi olarak bildirin
7 Kasım 1997 tarihli Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Fikret Ö. Boztepe imzalı 5 sayfadan oluşan el yazısıyla yayınlanan bir genelgede de "irticanın birinci öncelikli tehdit olma özelliğinin devam ettiği" vurgulanıp, "Batı Eylem Planı" doğrultusunda alınacak önlemlerin ve derlenen bilgilerin üst makamlara "ivedi" olarak bildirilmesi emrediliyor. Toplam 7 maddeden oluşan emrin son maddesi ise oldukça ilginç: "Bu emir okunduktan sonra imha edilecek, imha edildiği bildrilecektir."

Çevik Bir'in elyazısıyla
Dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir'in el yazısıyla 12 Eylül 1997'de daha önce Hava, Deniz, Kara, Jandarma ve Harp Akademilerine gönderdiği yazılı emirlerle ilgili olarak bu emirlerin yerine getirilmesinde izlenecek yöntemle ilgili altı maddelik talimatname:

1-
Hiçbir kademeye yayınlanmayacak.
2- Kesinlikle fotokopi yapılmayacak.
3- Hiçbir kimseye gösterilmeyecek.
4- Devamlı kilitli kasada bulunacak.
5- Yapılması gereken hususlar bizzat Bölge Komutanı tarafından yapılacak.
6- Yapılan bütün çalışmalar bu dosyanın ekinde bulundurulacak.

Generallerin fişleme formu
Fişlemelerle ilgili bir de form hazırlanıp, tüm Türkiye çapındaki alay düzeyindeki komutanlıklara gönderilmiş. Form iki bölümden oluşuyor. "İrticai faaliyetler içerisinde bulunan kuruluşlar" ve "Yasalara aykırı görülen tesisler." Bu formda özel okullar ve özel dershanelerde çalışanların ve okuyanların isim isim tespit edilmesi, öğrenci kapasitesi gibi bilgiler istenip, Ankara'ya gönderilmesi emrediliyor. Yasalara aykırı görülen tesisler bölümü ise kendi arasında üçe ayrılıyor: Kuran kursları, özel öğrenci yurtları ve özel eğitim kurumları.

Gizli belgede irtica paranoyası
Dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Çevik Bir'in imzaladığı 6 Mayıs 1997 tarihli gizli belgenin "İrtica faaliyetlerinin hali hazır durumu" başlıklı bölümünde Türkiye Cumhuriyeti'nin "büyük bir irtica tehditi ile karşı karşıya kaldığı" savunularak, Milli Görüşçüler, radikal İslamcılar ve tarikat gibi grupların şeriata dayalı İran benzeri bir İslam Cumhuriyeti kurmak istediği  ileri sürülüyor. İrticai grupların hedeflerine ulaşmak için büyük bir kararlılık ve inançla ilerlediği belirtilen belgede, "İrticai grupların, amaçları doğrultusunda insan gücünün yetiştirilmesi ve bu insanların devletin kilit noktalarında görev alarak kadrolaşma gayretlerini organize etmesi yönünde aldıkları mesafe dikkat çekmektedir" ifadelerine yer veriliyor.
Çevik Bir imzalı gizli belgede şöyle deniyor:

Hedef TSK
"İrticai kesim; amaçlarına ulaşmada en büyük engel olarak TSK'yı görmektedir. Bu nedenle TSK'ya sızma girişimlerini büyük bir gizlilik içerisinde ve inatla sürdürmektedir. İrticai kesim, belirtilen hedefin tahakkuku amacıyla bir taraftan İmam Hatip Okulu mezunlarının Harp Okullarına girmesi yönünde yasa değişikliği dahil çeşitli alanlarda mücadele verirken, diğer taraftan askeri öğrencilere, astsubaylara ve uzman erbaşlara el atmaktadır.

Basını kullanıyorlar

Ülkemizdeki özgürlük ortamı irticai kesim tarafından en üst düzeyde kullanılmak suretiyle amaçları doğrultusunda yayın yapan görsel ve yazılı basın vasıtasıyla halkın dini duyguları istismar edilmekte ve kitleler etki altına alınmaya çalışılmaktadır.
Bahse konu gruplar, iktidarın silahla ele geçirilmesi gerektiğinde ihtiyaç duyacağı silahlı gücü yaratma ve silah temin etme yönünde büyük atılımlar göstermekte ve bu maksatla başta radikal İslami gruplar olmak üzere hızla silahlanmakta, irticai görüşür benimseyen personelin bu konuda eğitilmesi için Milli Gençlik Vakfı tarafından inşa ettirilen öğrenci yurtları içerisinde atış poligonlarına yer vermekte ve "özel koruma timleri" teşkil ederek irtica ordusununun alt yapısını oluşturmaya gayret etmektedir.
Sonuç olarak; Atatürk'ün kurduğu laik Türkiye Cumhuriyeti tarihinin hiç bir döneminde görülmeyen irticai bir tehdit ile karşı karşıya bulunmaktadır."

Devlet kuşatılıyor
Belgenin "İrticai faaliyetlerin yakın gelecekteki durumuna dair değerlendirme" başlıklı bölümünde ise milli gelir ve işsizlik oranları verilerek buradan doğabilecek olası "tehditlere" dikkat çekiliyor. İrticai çevrelerin çocukları kendi istekleri doğrultusunda eğitmek için büyük gayret içinde olduğu ileri sürülen belge, "Bu kapsamda, 561 İmam Hatip Lisesi'nde; kabiliyetli, zeki, çalışkan ve fakat çoğu yoksul ailelerin çocuğu yaklaşık 493 bin öğrenci şeriat esaslarına göre yetiştirilmektedir. Bu okullardan mezun olanların sayısı 1995 yılı için (53 bin 553) ihtiyacın (1995 yılı için 2 bin 288) 23 katıdır. Şeriatçı görüşe göre yetiştirilen bu personel, özellikle hukuk ve Siyasal Bilgiler Fakülteleri ile Polis Akademilerine yöneltilmekte ve kamu kurum ve kuruluşlarına yerleştirilerek devlet kuşatılmaya çalışılmaktadır" ifadeleri kullanılıyor.

'2005'te yüzde 67 oy alacaklar' tahmini
Çevik Bir imzalı gizli belgede "irticai kesim" adı verilen siyasi partilerin alacağı oy oranları da tahmin ediliyor. Belgede şu ifadeler yer alıyor: "Mevcut seçim yasası ve eğitim sisteminin devam etmesi halinde; 2000 yılı Milletvekili Genel Seçimlerinde milli görüşçü partilerin din eğitimli seçmenin etkisiyle toplam oyların yüzde 34'ü ile tek başına iktidara gelerek, ülkede dine dayalı devlet düzenini kurabilecek her türlü değişikliği yapabilecekleri, 2005 yılı genel seçimlerinde ise yaklaşık 6,5 milyon ilave din eğitimli seçmenin etkisiyle toplam oyların yüzde 67'sini alarak her konuda mutlak çoğunluğu elde edebilecekleri değerlendirilmektedir."

 

Aczmendîler gündemde tutulacak

Aczmendîler gündemde tutulacak

Taraf/MEHMET BARANSU - Istanbul - 27.02.2009
 
"Basın ve yayın organlarında 'Aczmendî' ve 'Üfürükçü Hoca' gibi konuları sürekli gündemde tutarak bunların gerçek yüzlerinin anlaşılması sağlanacak. Ayrıca erkek ve kadınların modern giyimleri özendirilecek"
 
Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir'in 6 Mayıs 1997 tarihinde "Batı Harekat Konsepti" adı altında tüm birimlere gönderdiği emrin yanı sıra, Genelkurmay Başkanlığı adına "Kişiye Özel Gizli" damgasıyla "Faaliyet Planı" başlığıyla ikinci bir emir daha yayınlanıyor. Plan dört bölümden oluşuyor. Konu/faaliyet, alınacak tedbirler/önlemler, icra makamı ve icra zamanı. İcra makamı bölümünde Askeri savcılık, askeri mahkeme, adli müşavirlik başta olmak üzere hemen hemen tüm askeri birimler var. İcra süresi olarak da "Sürekli takip edilecek" notu düşülmüş. İşte o rapordan da bazı satır başları:

-
Laiklik konusunun dinsizlik olmadığı, uygun radyo, televizyon, yazılı basın ve neşriyatla halka doğru şekilde anlatılması sağlanacak. Erkek ve kadının modern giyimini özendirmek. Yasalara aykırı giyimi menetmek.

-
Tarikatlara bağlı ve onların kontrolünde olan özel yurt, vakıf, okul ve dershanelerin amacı, öğrenci miktarı ve yöneticilerini tespit etmek. Bunları finanse eden kurumları ve yöneticilerini belirlemek. Bunları haberli habersiz denetlemek. Bu kuruluşların zayıf ve hassas yönlerini ve zararlarını medyayı kullanmak suretiyle afişe etmek.

-
Tüm yurtta mevcut olan dini tesis ve derneklerin, yer ve amaçlarını tayin etmek. Varsa olumsuz faaliyetlerini tespit etmek. Mali destek ve kaynaklarını belirlemek.

-
İrtica faaliyetleri nedeniyle, YAŞ kararları ile Türk Silahlı Kuvvetleri'nden ilişkileri kesilen personelin kamu kurum ve kuruluşlarında işe alınmaları suretiyle, istismar edilmesi ve Türk Silahlı Kuvvetlerini dine karşıymış gibi göstermeye çalışan bazı medya gruplarının silahlı kuvvetler ve mensupları aleyhindeki yayınların önlenmesi.

-
Yerel basın ve yayınlarda dahil olmak üzere bütün basın ve yayın organlarını izlemek ve yasalara göre suç teşkil eden konularda gerekli işlemlerin yapılmasını sağlamak.

-
 Basın yayın organlarında "Aczmendi", "Üfürükçü hoca" vb. konular sürekli gündemde tutularak bunların gerçek yüzlerinin bütün topluma gösterilmesini sağlamak.

Sıkıyönetime geçildiğinde yapılacaklar

Taraf/MEHMET BARANSU - Istanbul - 27.02.2009
 
"EMASYA ve Sıkıyönetim planlarının uygulanmaya konulması halinde takip edilecek hareket tarzları, kontrol altında tutulması gereken kritik noktalar ve topluluklar iyi analiz edilerek muhtelif hareket tarzları belirlenmelidir"
 
Sıkıyönetim planları bile hazır
Çevik Bir imzalı gizli belgede olası bir darbeden bahsediliyor ve bu durumda yapılması gerekenler sıralanıyor. Belgede şöyle deniyor: "EMASYA ve sıkıyönetim planlarının uygulanmaya konulması halinde, takip edilecek hareket tarzları, kontrol altında tutulması gereken kritik noktalar ve topluluklar iyi analiz edilerek muhtelif hareket tarzları belirlenmeli ve hakiki Müslümanlara karşıymış pozisyonuna düşürmeyi, bu suretle halkla karşı karşıya getirmeyi planlayacakları bir faraziye olarak dikkate alınmalıdır."

Gazeteciler kullanılacak

Taraf/MEHMET BARANSU - Istanbul - 27.02.2009
 
"İrticaî unsurlar ve basın ve yayın organlarıyla doğrudan polemik yerine Atatürkçü dernek, basın ve yayın organlarının devreye girmesi sağlanacak. Gericiliğe şiddetle karşı olan ancak ilmî yetersizlik ve yol yöntem bilmeme nedenleriyle tepkisini gösteremeyen kuruluş temsilcileri ile basın mensupları yönlendirilecek"
 
Dernekleri kullanalım
İrticai unsurlar ve onların sözcüsü durumunda olan basın ve yayın organları ile doğrudan tartışma ve polemiğe girmek yerine, Atatürkçü çizgide olan kurum, kurtuluş, dernek, basın ve yayın organlarının devreye girmesini sağlamak ve onlara destek vererek halkın bilinçlenmesine katkıda bulunmak bir yöntem olarak tercih edilmelidir.

Basına brifing

Fikir ve düşünce yapısı olarak gericiliğe şiddetle karşı olan ancak ilmi yetersizlik ve yol yöntem bilmeme nedenleriyle tepkisi gösteremeyen veya yanlış yöntemlerle hareket ederek fayda sağlamak yerine irticanın daha fazla değer kazanmasına sebep olan kişi kurum ve kuruluş temsilcileri ile basın ve organları mensupları aydınlatılmalı ve yönlendirilmelidir.

Bilim adamları kullanılmalı

Basın ve yayın organları ile laik Türkiye Cumhuriyetinin yetişdirdiği mumtaz bilim ve din adamlarının yönlendirilmeleri ve yüreklendirilmeleri halinde mücadeleye çok büyük fayda sağlayacakları ve irticacıları kendi silahlarıyla  vuracakları değerlendirlmektedir. Bu nedenle mahalli basın ve yayın organları da dahil olmak üzere üniversite öğretim üyeleri, aydın din adamları ve halk arasında itibar sağlamış değerli şahsiyetlerle samimi ilişkiler içinde bulunulmalı ve onlardan yararlanma yolları araştırılmalıdır.

Subay eşlerine casusluk rolü

Taraf/MEHMET BARANSU - Istanbul - 27.02.2009
 
"İrticaî okul, dershane ve kursların kontrolü için subay/astsubay ve güvenilir devlet memurlarının öğretmen eşlerinin bu okullar ve dershanelerde görev almaları sağlanacak"
 
Subay eşleri görev alsın
İrticai faaliyetlerin beşiği durumundaki okul, dershane ve kursların kontrol altında tutulabilmesi için subay/astsubay ve güvenilir devlet memurlarının öğretmen eşlerinin gönüllü olarak bu okullar ve dershanelerde görev almaları sağlanmalıdır. İrticai örgütlerin kontrolündeki öğrenci yurtları, özel okullar dershaneler takip edilmeli cumhuriyet ilke ve niteliklerine aykırı tutum ve faaliyetleri mutlaka yargıya intikal ettirilerek en azından takip ve kontrol edildikleri izlenimi uyandırılmalıdır.

 



Yahoo! Türkiye açıldı!
Haber, Ekonomi, Videolar, Oyunlar hepsi Yahoo! Türkiye'de!
www.yahoo.com.tr --~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
        Bu grubun  hiç bir siyasi oluşum ,parti, vakıf, örgüt, dernek veya benzeri yapılanmalarla alakası yoktur.Aynı zamanda onlara uzaklığı veya yakınlığıda bulunmamaktadır. Müslüman Anadolu İnsanının Tarafında yer alan Gerçek Vatanseverliği ilke edinmiş ,Anti Emperyalist HABER BİLGİ PAYLAŞIM  STANDIDIR.."
      Grupta yayınlanan  yorum ve yazılardan yazarları sorumludur.Ayrıca harici linklerden de Anadolu Haber Günlüğü Mesul değildir...

Grup Yöneticileri Mail Adresleri Aşağıdadır
kurtulusyolu99@gmail.com
bahadirserhad@gmail.com
forevermirza@gmail.com

Bu gruba posta göndermek için , mail atın : anadoluhaber@googlegroups.com
 Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin: anadoluhaber-unsubscribe@googlegroups.com
 Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/anadoluhaber?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

(anadoluhaber) aslinda benim tartismalarim simdi teröri olusturuyor..

Bize öyle öğretildi: Demokrasinin temelinde hukukun üstünlüğü kavramının hayata geçmiş hali ve bütçe hakkı yatar.
Türkiye'de hukukun üstünlüğü bir hayli tartışmalı bir kavram olsa da, ülkemizin
bu yöne doğru gittiğini, geçmişe göre 'hukukun üstünlüğü'nün daha fazla geçerli olduğunu söylemek mümkün. Ama yine de, mülkiyet hakkından tutun da mahkemelerde herkesin eşit muamele görmesine kadar bir dizi temel unsurun sistemde tümüyle geçerli olduğunu söylemek çok zor.
Zaman zaman 'hukukun üstünlüğü' uygulamalarına rastlasak da daha çok 'üstünlerin hukuku'nun bu ülkede hâlâ geçerli olduğunu biliyoruz.
Peki ya demokrasinin diğer temel direği olan bütçe hakkı? Parlamento bu hakkından feragat edeli çok oluyor. 70'li yıllarda bu hak önce parlamentodan hükümete devredildi. Sonra da popülist ekonomi politikaları sayesinde artık hükümetler bile bütçe hakkına sahip değiller; çünkü bütçemizde esnekliği hepten kaybettik.
Türkiye'de hükümetlerin bütçe kanunu yoluyla ekonomi politikalarını belirlemeleri ve bunu parlamentonun onayı ile denetimine sunmaları diye bir dönemi ülkemiz nüfusunun yarıdan bir hayli fazlası hiç hatırlamıyor.
Ben çocukluğumdan hayal meyal Meclis'te bütçe tartışmalarının çok somut konularda bir hayli içerikli biçimde yapıldığını hatırlıyorum ama belki de abartılı bir hatırlamadır bu. Kendi yetişkinlik döneminde devlet bütçesinin gerçekten önemli olduğunu, hepimizin hayatını temelden etkilediğini hiç bilmedim, hiç hissetmedim.
Sebebi de belli: Popülist politikalar sonucu Türkiye uzun yıllar enflasyonla gerçek anlamda mücadele etmedi, onun yerine kamu açıklarına ve bu açıkların da enflasyon vergisiyle kapatılması yöntemine sarıldı. Kamuda verimsizlik kural oldu, KİT açıkları ve memur maaşları yoluyla kentli nüfusun bir bölümü doyuruldu, tarım sübvansiyonlarıyla da artan nüfusun köyünde kalması için ne gerekiyorsa yapıldı. Sonuç: Bütçemizin üçte birini maaşlara, üçte birini borç ödemelerine ve kalan üçte birini de sosyal güvenlik sisteminin açıklarına veriyoruz.
Bu üçte birlik dilimlerden artan kırıntılar bile büyük kavgaya neden oluyor, işte o duble yollar, halka dağıtılan kömür, buzdolabı vs'ler ve belediyelere aktarılan paralar hep o artan kırıntılar gerçekte.
Hükümetler ellerinde kalan bu kırıntı kabilinden parayla gerçek bir ekonomi
politikası uygulayamayacaklarını bildiklerinden büyük ağabeylerinden gördüklerini yapmaya devam ediyorlar, yani popülizme.
***
Durduk yerde böyle bir yazı yazmamın sebebi, sabah sabah geçirdiğim kıskançlık krizi aslında.
Her sabah olduğu gibi dün de The New York Times'ı okurken, bu kez Başkan Obama'nın Kongre'ye sunduğu ilk bütçe tasarısıyla ilgili haber ve analizlere denk geldim. Obama, daha ilk bütçesiyle Amerika'nın 1980'de Ronald Reagan'ın başkan olmasıyla uygulamaya başladığı ve bizde bir kolaycılık olarak neoliberalizm diye küfür mahiyetinde bir sözle tanımlanan politikalarından koptuğunu göstermişti.
Yani Amerika'da bütçe kanunu hâlâ çok önemliydi ve bir yönetim açısından ekonomi politikaları bu kanun yoluyla ilan ediliyor, Amerikan parlamentosunun denetim ve onayına sunuluyordu. Yani demokrasi işliyordu.
***
Bir de bize bakın: Fiiliyatta bizim bir 2009 bütçemiz yok. Bunu herhangi bir
şirkette çalışan herhangi bir finansmancı bile biliyor. Bütçemize yüzde 4 büyüme öngörüsü koyduk biz. Vergi gelirlerimizin yüzde 17 artacağını varsaydık. Daha yazarken bu varsayımların yalan olduğunu hepimiz biliyorduk. Ama ne hükümet bu yalanlardan vazgeçti ne de parlamento yalanı onaylamaktan kaçındı.
Bütçe yoluyla uygulanan bir ekonomi politikamız olmadığı için de, gerçekte ne bir ekonomi politikamız var ne de işleyen bir demokrasimiz.
Sadece sandığa gidip oy vermek demokrasi demek değildir, bu bir.
Demokrasi, yönetimlerin seçimden seçime hesap verdikleri ve denetlendikleri bir rejimin adı değildir, demokrasilerde denetim ve hesap verme her gün yapılır, en çok da bütçe kanunu yoluyla yapılır, bu iki.
Kuralların, yasaların ve hakların herkese eşit uygulanmadığı, bazılarının daha eşit veya eşitsiz olduğu rejimin adı hukuk devleti de olamaz, demokrasi de, bu üç.
Ve son olarak, hukuk devletinin adam gibi işlemediği, demokrasinin kalitesi
bozuk olan bir ülkede zenginlik falan olmaz, halkın refahı artmaz.
Eğer hep birlikte daha müreffeh bir ülkede yaşamak istiyorsak, önce hukuk
devletini tesis edeceğiz, yani şeffaf kuralların herkese aynı şekilde uygulanmasını sağlayacağız, sonra demokratik istikrarımızı sağlayacağız, yani ne olursa olsun ülkede iktidar demokratik yollarla el değiştirecek.
Bunlar olmadan zenginlik hayal.

 


Türkiye kategorisindeki tüm haberler >>

Okur Yorumları (2 Yorum)

YORUM FARKI! - 28/2/200912:52

Sayın BERKANbu yazınızla yorum farkını,dolayısı ile diğerlerinden farklılığınızı bir kere daha göstermişsiniz!.İşte bilinçli,gerçek aydın yorumu böyle olurkim itiraz edebilir bu yorumunuza? Hükümete karşı yapılan yorumlara bu güne kadar hep karşı çıkmış biri olarak, ilk defa,Hükümet karşıtı yorumu alkışlıyorum! Aslında sadece bu Hükümetin değil, bu güne kadar bütün hükümetlerin uygaladıkarı veya uygulayamadıkları bir eksikliğe parmak basmışsınız!..Günlük kocakarı dedikodularının yanında,yorumunuz mücevher gibi parlıyor! Kutluyorum!...

az1789 - okurun diğer yorumları için tıklayınız

"ADALET VE SEÇİM" !.. - 28/2/20098:34

Yazımın başlığında yer alan ADALET kavramı, "adil"den gelen anlayış ve uygulama değil. Hele Hz.ÖMER'de bolca bulunduğu rivayet edilen ADALET hiç değil. Sözünü ettiğim ADALET, bizzat ADALET BAKANI M.A.ŞAHİN anlayışıdır. Zat-ı Muhterem devlet büyüğümüz buyurmuşlarki "seçimlerde bizim adamları seçiniz ki, hizmet almanızın yolu açılsın"... İşte efendim "hak-hukuk-adalet" gibi değerlerin, DEVLET aygıtı içerinde yer alan en üst organının tepesinde bulunan ZEVAT'ın çok açık ifadeleri...Belkide bu denli dürüst ve samimi beyanatlar nedeniyle teşekkür bile etmek gerekir. Öyle ya ! Seçim stratejileri "YAP TEHDİT'i, KAP OY'u" esasına dayanmaktadır. Tüm olan biten, "sarı çizmeli MEHMET AĞA" hikayeleri değil, bizzat adaletten sorumlu şahin bakanımız MEHMET'in hikayeleridir...Ondan sonra gelde BÜTÇE gibi ciddi konularda yorum yap, fetva ver...Top yekün zenginlikten,ülke kalkınmasından,refahtan söz et. HUKUK denilen kavram, "üç buçuk OY" uğruna bu denli rezil-kepaze edilirse, "NASIL ÇIKAR KARANLIKLAR AYDINLIĞA"...Üstelik BAŞROL'de var ise, ADALET BAKANI...

macit cününoğlu - okurun diğer yorumları için tıklayınız

Tierisch gut! KOSTENLOSE E-Mail-Animationen - von IncrediMail! Hier Klicken!
--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
        Bu grubun  hiç bir siyasi oluşum ,parti, vakıf, örgüt, dernek veya benzeri yapılanmalarla alakası yoktur.Aynı zamanda onlara uzaklığı veya yakınlığıda bulunmamaktadır. Müslüman Anadolu İnsanının Tarafında yer alan Gerçek Vatanseverliği ilke edinmiş ,Anti Emperyalist HABER BİLGİ PAYLAŞIM  STANDIDIR.."
      Grupta yayınlanan  yorum ve yazılardan yazarları sorumludur.Ayrıca harici linklerden de Anadolu Haber Günlüğü Mesul değildir...

Grup Yöneticileri Mail Adresleri Aşağıdadır
kurtulusyolu99@gmail.com
bahadirserhad@gmail.com
forevermirza@gmail.com

Bu gruba posta göndermek için , mail atın : anadoluhaber@googlegroups.com
 Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin: anadoluhaber-unsubscribe@googlegroups.com
 Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/anadoluhaber?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

(anadoluhaber) WG: Hürriyet'den haber!



--- habergonder@hurriyet.com.tr <habergonder@hurriyet.com.tr> schrieb am Sa, 28.2.2009:
Von: habergonder@hurriyet.com.tr <habergonder@hurriyet.com.tr>
Betreff: Hürriyet'den haber!
An: azmiberberoglu@yahoo.de
Datum: Samstag, 28. Februar 2009, 13:36

Azmi BERBEROGLU size 'PKK Yunanistan'ın başına bela oldu' başlıklı haberi gönderdi.

Okumak için tıklayın: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/11105195.asp


http://www.hurriyet.com.tr


--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
        Bu grubun  hiç bir siyasi oluşum ,parti, vakıf, örgüt, dernek veya benzeri yapılanmalarla alakası yoktur.Aynı zamanda onlara uzaklığı veya yakınlığıda bulunmamaktadır. Müslüman Anadolu İnsanının Tarafında yer alan Gerçek Vatanseverliği ilke edinmiş ,Anti Emperyalist HABER BİLGİ PAYLAŞIM  STANDIDIR.."
      Grupta yayınlanan  yorum ve yazılardan yazarları sorumludur.Ayrıca harici linklerden de Anadolu Haber Günlüğü Mesul değildir...

Grup Yöneticileri Mail Adresleri Aşağıdadır
kurtulusyolu99@gmail.com
bahadirserhad@gmail.com
forevermirza@gmail.com

Bu gruba posta göndermek için , mail atın : anadoluhaber@googlegroups.com
 Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin: anadoluhaber-unsubscribe@googlegroups.com
 Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/anadoluhaber?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

(anadoluhaber) Kürtçe konuşmak gerekirse, onu da biz konuşuruz

bakalim akillanacaklarmi su seyler..
türkiye tayyibla kabugunu yirtiyor,  olamaz mi?
28 subat desifre oldu..
ergenekonla pkk eylemleri son buldu..
bayrak acarak halkimiz arasinda türk, kürt , laik (ataist) dogduk  ataist laik kalacagiz diyenler , "korkuyorlar".. halkimizin inanclarini kücük görenler..ayirim yapmak isteyenler kodese tikildi..
derken kuran kursu, bas örtüsü ve carsaflilarda insan olduklarini darwinizim teörisine inanmis maymunlar ..... anladi,  
simdi geldiler halkin öz lisanini serbest birakmaya.........
insanlik tarihinde görülmemis 1923 den sonra ortaya cikartilan bati yasalari dayatma dönüstürme ameliyesi bir  desbot dayatma sistemi zorlayan seyler artik insan alemine bakarak kendilerininde insan olduklarini maymun. olmadiklarini kesf ettiler..
 

"Kürtçe konuşmak gerekirse, onu da biz konuşuruz"

   

Ahmet Türk'ün DTP grubunda Kürtçe konuşması, bugünlerin konularından biri... Kürtçe nerelerde konuşulur, nerelerde konuşulmaz? Tartışılan şey, hâlâ o...
Devletin dilinin Türkçe olduğu, Anayasa'nın kuralı (Madde 3)... Kimse 'ben o kurala uymayacağım' demiyor. Ama bazı vatandaşlarımız, devletin dilinin yanında bir de anadilleri olduğunu belirtiyor.
Anadillerini konuşacakları ve dinleyecekleri alanın genişletilmesini istiyor...
Bu isteği makûl görenler, son yıllarda sadece anadili Kürtçe olanlar arasında değil, anadili Türkçe olanlar arasında da arttı.
Televizyonlarda Türkçe yayın yasağının kalkması, Kürtçe'nin öğretiminin mümkün olması, iki üniversitede o yolda adımlar atılması, bu gelişmenin sonucu.
Son olarak, hükümetin kararıyla, TRT de, 'TRT Şeş' adı altında 24 saatlik Kürtçe yayınlara başladı. Buna bazı muhalefet partileri itiraz etti.?Ama itirazın sebebi esas hakkında değil. Kürtçe dilinde 24 saat yayın yapılmasına karşı çıkan yok. "Bunu, yapacaksa özel televizyonlar yapsın, devlet yapmasın" diyorlar.

Tierisch gut! KOSTENLOSE E-Mail-Animationen - von IncrediMail! Hier Klicken!
--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
        Bu grubun  hiç bir siyasi oluşum ,parti, vakıf, örgüt, dernek veya benzeri yapılanmalarla alakası yoktur.Aynı zamanda onlara uzaklığı veya yakınlığıda bulunmamaktadır. Müslüman Anadolu İnsanının Tarafında yer alan Gerçek Vatanseverliği ilke edinmiş ,Anti Emperyalist HABER BİLGİ PAYLAŞIM  STANDIDIR.."
      Grupta yayınlanan  yorum ve yazılardan yazarları sorumludur.Ayrıca harici linklerden de Anadolu Haber Günlüğü Mesul değildir...

Grup Yöneticileri Mail Adresleri Aşağıdadır
kurtulusyolu99@gmail.com
bahadirserhad@gmail.com
forevermirza@gmail.com

Bu gruba posta göndermek için , mail atın : anadoluhaber@googlegroups.com
 Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin: anadoluhaber-unsubscribe@googlegroups.com
 Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/anadoluhaber?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

(anadoluhaber)

2/28/2009

Necmettin Erbakan'ın kızı Elif Erbakan Altınöz'den AKP'ye sert eleştiri: Bir taraftan 'Biz değişti' deyip bir taraftan 'Milli Görüşçüyüz' diyerek oy aldılar. Gömlek çıkınca tılsım bozuluyor

 

Recep İSTEK

KAYSERİ - Necmettin Erbakan'ın kızı Elif Erbakan Altınöz, AKP'nin bir taraftan 'Biz, Milli Görüşçüyüz', diğer taraftan 'Biz değiştik" diyerek iki kez oy aldığını savunarak, "İki kez kandırdılar. Bu kez olmayacak. Zaten gömlek çıkınca tılsım bozuluyor. Türkiye'de iktidara gelince, bu yanlışlıkları düzelteceğiz" dedi.

Tierisch gut! KOSTENLOSE E-Mail-Animationen - von IncrediMail! Hier Klicken!
--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
        Bu grubun  hiç bir siyasi oluşum ,parti, vakıf, örgüt, dernek veya benzeri yapılanmalarla alakası yoktur.Aynı zamanda onlara uzaklığı veya yakınlığıda bulunmamaktadır. Müslüman Anadolu İnsanının Tarafında yer alan Gerçek Vatanseverliği ilke edinmiş ,Anti Emperyalist HABER BİLGİ PAYLAŞIM  STANDIDIR.."
      Grupta yayınlanan  yorum ve yazılardan yazarları sorumludur.Ayrıca harici linklerden de Anadolu Haber Günlüğü Mesul değildir...

Grup Yöneticileri Mail Adresleri Aşağıdadır
kurtulusyolu99@gmail.com
bahadirserhad@gmail.com
forevermirza@gmail.com

Bu gruba posta göndermek için , mail atın : anadoluhaber@googlegroups.com
 Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin: anadoluhaber-unsubscribe@googlegroups.com
 Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/anadoluhaber?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

(anadoluhaber) YAZAR ARKADAŞLARIN DİKKATİNE

SELAMÜN ALEYKÜM ANADOLU HABER GRUBU GÖNÜLDAŞLARIM. HEPİNİZİ SAYGIYLA VE MUHABBETLE SELAMLIYORUM. İNŞALLAH ANTALYA'DA  YEREL HAFTALIK BİR GAZETE ÇIKARIYORUZ. YAZILARINI KİTLELERE DUYURMAK İSTEYEN ARKADAŞLARIMIZIN KAYNAGA DAYALI, SEVİYELİ, TARAFSIZ YAZILARINI YAYINLAMAKTAN ONUN VE MUTLULUKLAR DUYARIM.
                                               SAYGILARIMLA
                                                FATİH ÖZTÜRK
tel: 0 537 237 10 32

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
        Bu grubun  hiç bir siyasi oluşum ,parti, vakıf, örgüt, dernek veya benzeri yapılanmalarla alakası yoktur.Aynı zamanda onlara uzaklığı veya yakınlığıda bulunmamaktadır. Müslüman Anadolu İnsanının Tarafında yer alan Gerçek Vatanseverliği ilke edinmiş ,Anti Emperyalist HABER BİLGİ PAYLAŞIM  STANDIDIR.."
      Grupta yayınlanan  yorum ve yazılardan yazarları sorumludur.Ayrıca harici linklerden de Anadolu Haber Günlüğü Mesul değildir...

Grup Yöneticileri Mail Adresleri Aşağıdadır
kurtulusyolu99@gmail.com
bahadirserhad@gmail.com
forevermirza@gmail.com

Bu gruba posta göndermek için , mail atın : anadoluhaber@googlegroups.com
 Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin: anadoluhaber-unsubscribe@googlegroups.com
 Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/anadoluhaber?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

(anadoluhaber) GERÇEK DOST...süpper

video
Tüm şiir ve yazılarımı bu adresten görebilirsiniz.

http://blog.milliyet.com.tr/ahmetrobin

Ahmet İdiz..



--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
        Bu grubun  hiç bir siyasi oluşum ,parti, vakıf, örgüt, dernek veya benzeri yapılanmalarla alakası yoktur.Aynı zamanda onlara uzaklığı veya yakınlığıda bulunmamaktadır. Müslüman Anadolu İnsanının Tarafında yer alan Gerçek Vatanseverliği ilke edinmiş ,Anti Emperyalist HABER BİLGİ PAYLAŞIM  STANDIDIR.."
      Grupta yayınlanan  yorum ve yazılardan yazarları sorumludur.Ayrıca harici linklerden de Anadolu Haber Günlüğü Mesul değildir...

Grup Yöneticileri Mail Adresleri Aşağıdadır
kurtulusyolu99@gmail.com
bahadirserhad@gmail.com
forevermirza@gmail.com

Bu gruba posta göndermek için , mail atın : anadoluhaber@googlegroups.com
 Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin: anadoluhaber-unsubscribe@googlegroups.com
 Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/anadoluhaber?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

(anadoluhaber) Fwd: [ehlisuffa:11994], Şehit Olmak



Selam ve Saygilarla


İleti başlangıcı:

Kimden: sessiz insan <yasemin.kayaka2@gmail.com>
Tarih: 28 Şubat 2009 Cumartesi 21:14:23 GMT+02:00
Konu: [ehlisuffa:11994], Şehit Olmak
Yanıt Adresi: ehlisuffa@googlegroups.com

Şehit Olmak
 
Mesneviden Hikayeler
 
Zengin bir adam vardı. Bu adamın da zühre yanaklı, ay yüzlü, gümüş bedenli bir kızı vardı. Kız, kendini bildi, babası onu kocaya verdi. Fakat kocası kızın dengi değildi. Kavun, karpuz oldu, sulandı mı yarmazsan telef olur gider.

Babası da kızın baştan çıkmasından korktu da onun için onu, dengi olmayan birisine verdi. Kızına dedi ki: Kendini kocandan koru, sakın gebe kalma. Ne yapayım? Bu yoksula seni vermek zorunda kaldım. Bu adamı garip say, garipte vefa olmaz. Ansızın her şeyi bırakır, kaçıp gider. Çocuğu başına dert kalır.

Kızı dedi ki: Babacığım, dediğini tutarım. Öğüdün pek doğru, kabulüm. Babası, her iki üç günde bir kere kızına aman ha sakın diye öğüt veriyordu. Derken kız, birdenbire gebe kalıverdi; ikisi de gençti. Kız, bunu babasından gizledi. Çocuk karnında beş, yahut altı aylık oldu. Artık iyiden iyiye belli oldu. Babası dedi ki: Ben sana ondan kendini koru demedim mi? Öğütlerim yel miydi ki sana tesir etmedi?

Kız, baba dedi, nasıl tahammül edeyim? Erkekle kadın, şüphe yok ki ateşle pamuk. Pamuk ateşten nasıl çekinebilir? Yahut da ateş nasıl olur da pamuğu yakmaz, çekinir?

Babası dedi ki: A kızım, ben sana onun yanına gitme demedim. Yalnız menisinden kendini koru dedim. Tam zevk anında onun beli gelirken kendini çekmeliydin. Kız, peki... beli ne vakit gelecek, ben ne bileyim? Bu, pek gizli bir şey, anlaşılmaz ki dedi.

Babası gözleri süzüldü mü anla ki beli geliyor deyince, kız dedi: Onun gözü süzülünceye kadar benim bu iki gözüm de kör oluyor a baba. Her bayağı akıl, hırs ve öfke zamanı, yerinde durmaz ki.

Bir sofi, askere savaşa gitti. Ansızın savaş başladı. Sofi, ağırlıklarla çadırda kalan zayıflarla beraber kaldı. Erler, ta savaş yerine kadar at sürdüler. Ağır kişiler, toprak gibi yerlerinde kala kaldılar. İleri gidenlerin ileri gidenleriyse yürüyüp ilerlediler. Savaşlar edip üstün gelerek bir çok ganimetlerle geri döndüler.

Sen de al diye sofıye de armağan sundular. O, o armağanı attı, hiçbir şey almadı. Neden kızgınsın dediler. Savaştan mahrum kaldım dedi. Sofi, savaş safında hançer çekip savaşmadığı için bu iltifattan memnun olmadı. Bunun üzerine esir getirdik dediler, birini al öldür. Başını kes de gazi ol. Sofi, buna biraz sevindi yüreklendi.

Suyla alınan aptestin yüzlerce aydınlığı, nuru, feri vardır ama su olmazsa teyemmüm edilir. Sofi, bağlı esiri alıp gaza etmek üzere çadırın arkasına götürdü. Oraya tutsakla gitti ama biraz gecikti diye meraka düştüler. İki eli bağlı tutsak. Onu öldürüvermeliydi. Öldürmede neden bu kadar gecikti, sebebi ne? Dediler.

Birisi işi anlamak üzere ardından gitti. Bir de ne görsün? Kafir, sofinin üstüne çıkmamış mı? Erkek, dişinin üstüne biner gibi o tutsak da yoksulun üstüne aslan gibi binmiş. Elleri bağlı olduğu halde hiddetle sofinin boynunu ısırmada. Dişleriyle boğazını dişlemede. Sofi, kafirin altına düşmüş, aklı başından gitmiş. Eli bağlı kafir, bir kedi gibi, elinde mızrak olmadığı halde onu berbat etmiş. Dişleriyle onu yarı öldürmüş. Boynundan akan kanla sakalı kıpkırmızı kesilmiş.

Sen de eli bağlı olan nefsinin elinde tıpkı o sofi gibi alta düşmüş, kendinden geçmişsin. Yoldaki bir tepecikten aciz kalmışsın. Halbuki önünde yüz binlerce dağ var. Bu kadarcık bir tepeden korkup ölüye döndün. Önünde aşılacak dağ gibi beller var, nasıl gideceksin? Gaziler hiddetle gelip derhal acımadan o kafiri kılıçlayıp öldürdüler.

Kendine gelsin diye de sofinin yüzüne sular saçtılar, gül suları serptiler. Sofi, kendine gelip onları görünce ne oldu yahu diye sordular.

Ey aziz Tanrı hakkı için bu ne hal? Neden böyle bu derece kendinden geçtin? Yarı ölmüş elleri bağlı bir tutsaktan neden böyle korktun, aklın başından gitti, bu hale düştün?

Sofi dedi ki: Başını keseceğim sırada o aç gözlü bana öyle bir hışımla baktı ki... Gözünü açtı, dolandırdı da öyle bir bakış baktı bana ki aklım başımdan gitti. Gözünü dolandırması, bana adeta bir ordu göründü. O nasıl korkuydu? Anlatamam! Hikayeyi kısa keselim, işte o bakıştan korktum. Kendimden geçip yere yıkıldım.

Gaziler dediler ki: Sende bu yürek varken sakın savaşa girişmeye yeltenme. Eli bağlı bir kafirin göz süzmesiyle gemin kırıldı, gark oldun. Erkek aslanlar, saldırdılar mı kılıçlarıyla başlar top gibi yerlere yuvarlanır. Erlerin savaşına aşina değilsin, böyle bir zamanda kan denizinde nasıl yüzebilirsin sen?

Boyunlara inen kılıçların tak tak diye çıkardığı ses, (Bir mahalle öteden duyulan) çamaşır dövenlerin tak takını hiçe sayar. Nice başsız bedenler yerlerde çırpınır. Nice bedensiz başlar, kan denizinde habbelere döner. İnsanları yok eden yüzlerce er, savaşta atların ayakları altında yok olur gider.

Sen bir fareden ürküp uçan bu akılla o savaş safına karışıp nasıl kılıç çekeceksin? Savaş bu, bulgur aşı değil ki yenlerini sıvayıp girişesin. Bulgur aşını kaşıklamaya benzemez, gel de burada kılıcı gör. Bu safta demirden yaratılmış bir Hamza lazım. Savaş, öyle hayal gibi bir hayalden ürküp kaçan her yüreksizin işi değil. Savaş, Türklerin işidir, nazenin kadınların değil. Nazlı nazenin kadınların yeri evdir, eve git sen de.

Ayyazi dedi ki: Tam doksan kere belki yaralanırım diye, çırılçıplak savaşa girdim, okların önüne gittim, belki birisi gelir saplanır dedim. Fakat boğaza, yahut can alacak bir yere ok isabeti, devlet sahibi bir şehitten başkasına nasip olmuyor.

Vücudumda yaralanmadık bir tek yer yok. Bedenim oktan kalbur gibi delik deşik oldu. Fakat bu ne yiğitlik, ne de zeka işi. Baht işi bu. Bir türlü can alacak bir yerime ok isabet etmedi. Şehitliğin kısmet olmadığını anlayınca halvete gittim, çileye girdim. Kendimi büyük savaşa attım, riyazata zayıflamaya koyuldum. Halvetteyken kulağıma gazilerin savaşa giderken çaldıkları davul sesleri geldi. Sabah çağıydı, can kulağımla duydum nefsim içimden seslendi. Kalk, savaş zamanı geldi, yürü. Kendini savaşa at.

Dedim ki: Ey vefasız habis nefis, savaşa meyletme nerede, sen neredesin? Ey nefis, doğru söyle, bu hilebazlık nedir? yoksa şehvette düşkün nefis, ibadete yanaşmaz bile. Doğru söylemezsen üstüne saldırır, seni riyazatla adamakıllı sıkar, sıkıştırır. O anda nefsim, içimden seslendi, dilsiz, ağızsız fasih bir surette söz söylemekteydi: Beni her gün burada öldürüp duruyorsun. Canıma, kafirlere yapılan eziyetleri yapıyorsun. Kimsenin halimden haberi yok. Sen, beni uykusuz, yemeksiz öldürüp durmadasın. Bari savaşta bir yarayla şu bedenden kurtulurum da halk da erliğimi, fedakarlığımı görür.

Dedim ki: A nefisceğiz, hem münafık olarak yaşamadasın, hem münafıkça ölmedesin, nesin sen? İki alemde de mürai imişsin, iki alemde de hiçbir şeye yaramazmışsın meğer. Bu beden sağ oldukça halvetten çıkmamayı nezrettim. Çünkü, bu beden halvette ne yaparsa kadına, erkeğe görünmek için yapmaz.

Halvetteki hareketi de ancak Tanrı içindir, huzuru ve sükunu da. Orada niyetinde başka bir şey bulunmaz. Bu büyük savaştır, o küçük savaş. Her ikisi de Haydar'la Rüstem'in harcıdır. Öyle bir farenin kıpırdaması ile uçup gidecek akıl sahibinin harcı değil. O çeşit adama karılar gibi savaştan, kılıçtan uzak durmak gerek. O da sofi, bu da. Yazık o sofiye. O, bir iğneyle ölmede, bu kılıçlara karşı durmada.

Sureti sofidir ama canı yok. Bu çeşit sofiler öbür sofilerin de adını kötüye çıkarır. Toprakla karılmış olan şu bedenin kapısına, duvarına Tanrı, gayretiyle yüzlerce sofi yaptı. Büyüden o suretler oynasınlar da Musa'nın asası gizlensin dedi. Sopanın doğruluğu, suretleri yer, siler süpürür. Fakat Firavuna mensup olan göz, tozla toprakla doludur. Öbür sofi, harp safına, yaralanmak için yirmi kere girer. Savaş zamanı Müslümanlarla beraber kafire saldırır, bir kere bile geri dönmez. Yaralanır, yarasını bağlar, tekrar saldırır, savaşır. Beden bir yarayla ölmez diye savaşta yirmi kere yaralanır. Bir yarayla can vermeye acıklanır; doğruluğu elinden canının kolayca kurtulacağından üzülür.

Birisinin elinde kırk kuruşu vardı. Her gece birini denize atardı. Bu suretle de nefsine iyice eziyet etmek, yavaşlıkla onun can çekişmesini uzatmak isterdi. Müslümanlarla savaşa gider, onlar düşmandan yüz döndürseler bile o feri dönmezdi. Bir kere daha yaralanır, onu da bağlardı. Belki yirmi kere bedeninde mızrak ve ok kırılırdı.

Bu suretle savaşa savaşa nihayet kuvveti bitti, yere düştü. Aşkının doğruluğuyla, doğruluk makamına ulaştı. Doğruluk, can vermektir. Kendinize gelin de bu hususta ileri geçin. Kuran'da "Erler vardır ki Tanrı ile ettikleri ahdi bozmadılar, ahitlerine doğrulukla sarıldılar" ayetini okuyun.

Mademki bu beden, ruha bir alettir, şu halde bu hakiki ölüm değildir. nice ham kişiler vardır ki görünüşte kanlarını döktüler. Fakat nefisleri diri olarak o tarafa kaçtı. Aleti kırıldı ama yol kesen diri kaldı. Bindiği at kanlar saçtı ama nefis diri. At öldü, yolu aşılmadı. Ancak ham, kötü, perişan bir halde kala kaldı.

Her kan döken şehit olsaydı öldürülen kafir de kutlu bir şehit sayılırdı. Nice şehit olmuş güvenilir kişiler de vardır ki dünyada ölürler, şehit olmuşlardır, fakat diri gibi yürür gezerler. Yol kesen ruh olmuştur, onun kılıcı olan beden bakidir ve savaş arayan erin elindedir.

Kılıcı, kılıçtır, fakat, o adama değil. Fakat bu görünüş, seni şaşırtır. Nefis değişti mi bu beden kılıcı, ihsan ve lütuflar sahibi Tanrının elindedir. O öyle bir erdir ki gıdasız, tamamı ile dert. Öbür erlik ise toz gibi ortası delik bir şeydir.

--
```````````````````````````````````````````````````````````
http://www.youtube.com/watch?v=eEcYJekcsWE&mode=related&search




--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
        Bu grubun  hiç bir siyasi oluşum ,parti, vakıf, örgüt, dernek veya benzeri yapılanmalarla alakası yoktur.Aynı zamanda onlara uzaklığı veya yakınlığıda bulunmamaktadır. Müslüman Anadolu İnsanının Tarafında yer alan Gerçek Vatanseverliği ilke edinmiş ,Anti Emperyalist HABER BİLGİ PAYLAŞIM  STANDIDIR.."
      Grupta yayınlanan  yorum ve yazılardan yazarları sorumludur.Ayrıca harici linklerden de Anadolu Haber Günlüğü Mesul değildir...

Grup Yöneticileri Mail Adresleri Aşağıdadır
kurtulusyolu99@gmail.com
bahadirserhad@gmail.com
forevermirza@gmail.com

Bu gruba posta göndermek için , mail atın : anadoluhaber@googlegroups.com
 Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin: anadoluhaber-unsubscribe@googlegroups.com
 Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/anadoluhaber?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

(anadoluhaber) MEVLANA

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
Bu grubun hiç bir siyasi oluşum ,parti, vakıf, örgüt, dernek veya benzeri yapılanmalarla alakası yoktur.Aynı zamanda onlara uzaklığı veya yakınlığıda bulunmamaktadır. Müslüman Anadolu İnsanının Tarafında yer alan Gerçek Vatanseverliği ilke edinmiş ,Anti Emperyalist HABER BİLGİ PAYLAŞIM STANDIDIR.."
Grupta yayınlanan yorum ve yazılardan yazarları sorumludur.Ayrıca harici linklerden de Anadolu Haber Günlüğü Mesul değildir...

Grup Yöneticileri Mail Adresleri Aşağıdadır
kurtulusyolu99@gmail.com
bahadirserhad@gmail.com
forevermirza@gmail.com

Bu gruba posta göndermek için , mail atın : anadoluhaber@googlegroups.com
Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin: anadoluhaber-unsubscribe@googlegroups.com
Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/anadoluhaber?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

(anadoluhaber) GÜNÜN SÖZÜ


 

GÜNÜN SÖZÜ

                         

Kusursuz arkadaş aramak, dost edinmeyi

istememek demektir.

                                                       De Sacy

  

 

 

 

 

 


--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
        Bu grubun  hiç bir siyasi oluşum ,parti, vakıf, örgüt, dernek veya benzeri yapılanmalarla alakası yoktur.Aynı zamanda onlara uzaklığı veya yakınlığıda bulunmamaktadır. Müslüman Anadolu İnsanının Tarafında yer alan Gerçek Vatanseverliği ilke edinmiş ,Anti Emperyalist HABER BİLGİ PAYLAŞIM  STANDIDIR.."
      Grupta yayınlanan  yorum ve yazılardan yazarları sorumludur.Ayrıca harici linklerden de Anadolu Haber Günlüğü Mesul değildir...

Grup Yöneticileri Mail Adresleri Aşağıdadır
kurtulusyolu99@gmail.com
bahadirserhad@gmail.com
forevermirza@gmail.com

Bu gruba posta göndermek için , mail atın : anadoluhaber@googlegroups.com
 Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin: anadoluhaber-unsubscribe@googlegroups.com
 Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/anadoluhaber?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

(anadoluhaber) gsm operatörleri hizmette sınır tanımıyorr:)


Tüm şiir ve yazılarımı bu adresten görebilirsiniz.

http://blog.milliyet.com.tr/ahmetrobin

Ahmet İdiz..



--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
        Bu grubun  hiç bir siyasi oluşum ,parti, vakıf, örgüt, dernek veya benzeri yapılanmalarla alakası yoktur.Aynı zamanda onlara uzaklığı veya yakınlığıda bulunmamaktadır. Müslüman Anadolu İnsanının Tarafında yer alan Gerçek Vatanseverliği ilke edinmiş ,Anti Emperyalist HABER BİLGİ PAYLAŞIM  STANDIDIR.."
      Grupta yayınlanan  yorum ve yazılardan yazarları sorumludur.Ayrıca harici linklerden de Anadolu Haber Günlüğü Mesul değildir...

Grup Yöneticileri Mail Adresleri Aşağıdadır
kurtulusyolu99@gmail.com
bahadirserhad@gmail.com
forevermirza@gmail.com

Bu gruba posta göndermek için , mail atın : anadoluhaber@googlegroups.com
 Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin: anadoluhaber-unsubscribe@googlegroups.com
 Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/anadoluhaber?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

(anadoluhaber) izleyemeyenler için....


--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
        Bu grubun  hiç bir siyasi oluşum ,parti, vakıf, örgüt, dernek veya benzeri yapılanmalarla alakası yoktur.Aynı zamanda onlara uzaklığı veya yakınlığıda bulunmamaktadır. Müslüman Anadolu İnsanının Tarafında yer alan Gerçek Vatanseverliği ilke edinmiş ,Anti Emperyalist HABER BİLGİ PAYLAŞIM  STANDIDIR.."
      Grupta yayınlanan  yorum ve yazılardan yazarları sorumludur.Ayrıca harici linklerden de Anadolu Haber Günlüğü Mesul değildir...

Grup Yöneticileri Mail Adresleri Aşağıdadır
kurtulusyolu99@gmail.com
bahadirserhad@gmail.com
forevermirza@gmail.com

Bu gruba posta göndermek için , mail atın : anadoluhaber@googlegroups.com
 Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin: anadoluhaber-unsubscribe@googlegroups.com
 Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/anadoluhaber?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---