31 Temmuz 2009

Direniş ABD pazarlığı mı?

[nabucco.jpg]
Irak Direnişi Siyasi Konseyi Sözcüsü Abdurrahman Bağdadi, Türkiye'de Amerikalılarla yaptıkları görüşmelerin müzakere olmadığını sadece görüşmeler çerçevesinde şartlarını deklare ettiklerini söyledi. Bağdadi'nin bazı internet sitelerine yansıyan açıklamalarından bu şartları da öğrenmiş bulunuyoruz. Elbette ki bu şartları Amerikalıların dikkate almaları beklenemez veya düşünülemez. Bu dört şarttan birisi, ABD'nin işgalden dolayı resmi olarak Irak halkından özür dilemesidir. Elbette ki gönül arzu eder ki keşke Amerikalılar, Irak ve Afganistan halkından özür dileseler. İsrail de aynısını Filistin halkına yönelik olarak yapsa. Lakin temenniler başka bir vadide gerçekler başka bir vadide salınıyor. Irak direnişinin ikinci talebi ise Iraklı işgal kurbanlarına ve işgalden zarar görenlerin zararlarının telafi edilmesi. Aynen yıllar yılı Almanya'nın, Nazilerden dolayı günah çıkartması ve Nazi kurbanları adına tazminat ödemesi gibi. Üçüncüsü de, bütün esirlerin salıverilmesi ve direnişin meşruiyetinin tanınması. Bunları yaptığında ABD hem kendisini hem de yaptıklarını inkar etmiş olur.

Bu talepler haklı olmakla birlikte gerçekçi değil. Yani Amerikalılar bu talepleri dikkate almazlar. Buna rağmen neden Amerikalılar Iraklı dört direniş örgütü temsilcileriyle görüşme ihtiyacını hissetti? Özellikle de direnişin tavsadığı bir sırada. Son sıralarda yeniden tırmanma şeridine geçmiş olsa bile Irak direnişi geçmiş yıllara nazaran en tavsamış dönemini yaşıyor. Öyleyse Amerikalıların niyeti ne ? Amerikalılar işgalden sonra insiyatifi kaybetmiş ve işbirlikçi olarak getirdiklerinin siyasi olarak güçlenmesi ve başka gündemlere yönelmesi karşısında onları da dengelemek istemektedir. Bundan dolayı da Hizb-i İslami gibi Sünni partilerinden sonra Sünni direniş örgütlerini de siyasi arenaya çekmeye ve onları da siyasi ameliyeye ve sürece dahil etmeye çalışıyor.

İşte bundan dolayı Maliki hükümeti bu görüşmeler karşısında beyninden vurulmuşa döndü ve derhal tepki gösterdi ve Türkiye'ye protesto notası verdi. Halbuki, böyle bir notayı Mukteda Sadr gibiler Türkiye'yi ziyaret ettiğinde vermemişti. Belli ki, Maliki hükümeti ve ortakları da Amerikan işgali üzerinden kazandıkları imtiyazları başkalarıyla paylaşmak istemiyor. Türk tarafından yapılan açıklama ise bunu reddeder nitelikte olmuştur. Türk tarafı görüşmeleri ve detaylarını Irak tarafıyla paylaştıklarını söylemiş bulunuyor. Dolayısıyla meselenin bu noktası anlaşılmamış durumda. Direnişi temsil eden taraflar da Irak hükümetinin tepkisini anlayamadıklarını ifade ediyorlar. Zira, onlar da Türkiye'nin temaslar konusunda Irak hükümetini önceden haberdar edeceğini ve bilgilendireceğini kendilerine de ifade ettiğini teyit ediyorlar.

Direniş sözcülerine göre, Maliki hükümetini veya Yeşil Bölge hükümetini asıl rahatsız eden Irak'ta başka aktör ve faktörlerin de varlığının ortaya çıkması. Tekelin kırılması. Abdurrahman Bağdadi, son Amerikan askeri çıkıncaya kadar da ellerini tetikten çekmeyeceklerine ve direnişi sürdüreceklerine dair söz veriyor. Amerikan askerleri ve diplomatlarının da katıldığı görüşmeler Mart ve Mayıs aylarında Türkiye'de gerçekleşmiş ve Amerikan heyeti Haziran ayına kadar cevap vereceklerini ve yeni bir tur yapacaklarını söylemiş lakin ardından heyetten ses seda çıkmamış.

Iraklıları kuşkuya düşüren ise Amerikan yönetiminin görüşmeleri Washington Post'a sızdırması olmuştur. Washington Post'un haberinden sonra Irak hükümeti işkillenmiş ve bunun üzerine tepkilerini dile getirmiştir. Washington Post gazetesinin haberinde yer alan detaylarda göre Amerikan yönetimi direnişçileri siyasi sürece dahil etmek istiyor. Herhalde Maliki yönetimini rahatsız eden bu nokta olmalı. Maliki yönetimi Amerikalılarla önceden anlaşmış olmanın avantajını sonuna kadar götürmek istiyor. Bu noktada tekel olarak kalmak istiyor. Yıl sonunda Irak meclis seçimleri de yapılacağından dolayı karşı kutupların organize olmasını istemiyor.

- Amerikalılar haziran ayında yapılması beklenen görüşmeyi tek taraflı olarak iptal ettiklerine göre bu sürüncemede kalan süreci neden duyurdular?

- Acaba bu yolla Maliki hükümetine şantaj ve baskı mı yapmak istiyorlar?

Tabii hepsi mümkün.

- Lakin bu durumda herkesle herkesi buluşturan Türkiye'nin çıkarı ne?
Türkiye Hizb-i İslami gibi Sünni kesimin kitle partilerinin siyasi sürece dahil edilmesinde öncü bir rol oynamıştı. Bununla Irak'taki işgal ve işgal sonrası rejim bir nevi meşruiyet kazanmıştı. Şimdi direniş gruplarını da aynı şekilde siyasi sürece dahil etmek için aracılık rolü oynuyor. Burada İran'ın rolüne mümasil bir rol oynuyor. Taraflar birbirinden farklı olsa bile oyunun kendisi aynı. Bilindiği gibi Ahmet Çelebi'nin el Hayat gazetesine de anlattığı gibi Iraklı Şii partiler İran'dan icazet aldıktan sonra siyasi sürece katılmışlardı. Irak Sünnileri de Türkiye'nin işaretiyle aynı sürece dahil oldular.

Türkiye Afganistan'da da benzeri bir rol oynuyor. Direnişi dönüştürüyor ve kırılmasına neden oluyor.

Belki bu yöntemin kazanımları da olmuştur lakin bedeli hiç hesap edildi mi?

MUSTAFA ÖZCAN

(anadoluhaber) SOYKIRIM UNUTTURULUYOR!

SOYKIRIM UNUTTURULUYOR!

Kategori:
Urimçi Katliamında ölü ve yaralı sayıları hakkında ki bilgileri aldığımız Türkiye’de ki Doğu Türkistan Yardımlaşma derneklerinin verdiği son rakamlara göre 2000 Müslüman Uygur Türk’ü işgalci Çin tarafından soykırıma tabi tutulmuştur. Gözaltına alınan Müslüman Uygur Türk’ünün sayısı ise 1500 ila 2500 arasında değişiyor.Gözaltına alınanların geleceği veya nerede oldukları belli olmayıp, Çin hükümeti "olaylara sebep olanları idam edeceğini" ilan etmiştir.
 
Aslında Türkiye’nin gündemini her zaman AB-D’nin sahte gündemleri belirlemekte. Batı Çin’in içişlerine müdahale etmeyerek mevcut katliam prosedürünü uygularken bir asra yakın bir zamandır Batı çamurunda debelenen Türkiye’de aynen daha önce’den Gazze’de ve Bosna Hersek’te olduğu gibi öz be öz Müslüman Türk olan Uygurlara karşı Çin’in yaptığı bu katliamı sadece kınayarak geçiştirme yoluna girmiştir.
 
 


--
HAKİKATİN HATIRI DOSTUN HATIRINDAN ÜSTÜNDÜR
(HZALİ ra.)

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
        Bu grubun  hiç bir siyasi oluşum, parti, vakıf, örgüt, dernek veya benzeri yapılanmalarla alakası yoktur.Aynı zamanda onlara uzaklığı veya yakınlığıda bulunmamaktadır. Müslüman Anadolu İnsanının Tarafında yer alan Gerçek Vatanseverliği ilke edinmiş, Anti Emperyalist HABER BİLGİ PAYLAŞIM  STANDIDIR.."
      Grupta yayınlanan  yorum ve yazılardan yazarları sorumludur.Ayrıca harici linklerden de Anadolu Haber Günlüğü Mesul değildir...

Grup Yöneticileri Mail Adresleri Aşağıdadır
kurtulusyolu99@gmail.com
bahadirserhad@gmail.com
forevermirza@gmail.com

Bu gruba posta göndermek için, mail atın: anadoluhaber@googlegroups.com
Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin: anadoluhaber-unsubscribe@googlegroups.com
Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/anadoluhaber?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

(anadoluhaber) KÜRT !

KÜRT !

Kategori:
Ne olduysa bu yüzyılda oldu. Fıtratı inkar eden, yok saydı seni önce:“Bizdensin de farkında değilsin.
 
 Dağda ‘kart kurt’ ses çıkaransın sadece.
 
Her şeyi bizden öğrendin, zaten yabandın(!)
 
Dilin bile yok, dilin olsa alfaben olurdu.”   Cehaletten öte bir inkardı bu.
 
Bağdat sarayında, Nizamülmülk’ün otağında, Ahmed Hani’nin Mevlid’iyle Mem-u Zin’i okuyunca, ‘Bu ne yüksek şaheser, dili de enfes!’ demeye başladı.


--
HAKİKATİN HATIRI DOSTUN HATIRINDAN ÜSTÜNDÜR
(HZALİ ra.)

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
        Bu grubun  hiç bir siyasi oluşum, parti, vakıf, örgüt, dernek veya benzeri yapılanmalarla alakası yoktur.Aynı zamanda onlara uzaklığı veya yakınlığıda bulunmamaktadır. Müslüman Anadolu İnsanının Tarafında yer alan Gerçek Vatanseverliği ilke edinmiş, Anti Emperyalist HABER BİLGİ PAYLAŞIM  STANDIDIR.."
      Grupta yayınlanan  yorum ve yazılardan yazarları sorumludur.Ayrıca harici linklerden de Anadolu Haber Günlüğü Mesul değildir...

Grup Yöneticileri Mail Adresleri Aşağıdadır
kurtulusyolu99@gmail.com
bahadirserhad@gmail.com
forevermirza@gmail.com

Bu gruba posta göndermek için, mail atın: anadoluhaber@googlegroups.com
Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin: anadoluhaber-unsubscribe@googlegroups.com
Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/anadoluhaber?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

(anadoluhaber) Bilge Kral'ın Zindan Notları

Bilge Kral’ın Zindan Notları

Kategori: MAKALE
Aliya İzzetbegoviç 1925 yılında Bosna Hersek’in Bosanski Samac şehrinde doğar. Babaannesi Üsküdarlı bir Türk kızıdır. Aliya iki yaşına geldiğinde ailesi Saraybosna’ya taşınır. Aliya’nın hayatının önemli bir kısmı burada geçer. Saraybosna’da hukuk eğitimi görür ve avukat olarak çalışır.Genç yaşlardan itibaren İslam’a ve Müslümanların sorunlarına ilgi gösteren Aliya, Genç Müslümanlar Örgütü’ne üye olduğu gerekçesiyle 1946 yılında üç yıl hapse mahkûm edilir.


--
HAKİKATİN HATIRI DOSTUN HATIRINDAN ÜSTÜNDÜR
(HZALİ ra.)

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
        Bu grubun  hiç bir siyasi oluşum, parti, vakıf, örgüt, dernek veya benzeri yapılanmalarla alakası yoktur.Aynı zamanda onlara uzaklığı veya yakınlığıda bulunmamaktadır. Müslüman Anadolu İnsanının Tarafında yer alan Gerçek Vatanseverliği ilke edinmiş, Anti Emperyalist HABER BİLGİ PAYLAŞIM  STANDIDIR.."
      Grupta yayınlanan  yorum ve yazılardan yazarları sorumludur.Ayrıca harici linklerden de Anadolu Haber Günlüğü Mesul değildir...

Grup Yöneticileri Mail Adresleri Aşağıdadır
kurtulusyolu99@gmail.com
bahadirserhad@gmail.com
forevermirza@gmail.com

Bu gruba posta göndermek için, mail atın: anadoluhaber@googlegroups.com
Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin: anadoluhaber-unsubscribe@googlegroups.com
Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/anadoluhaber?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

(anadoluhaber) "En iyi Türk ölü Türk"

"En iyi Türk ölü Türk"

Kategori: GUNCEL
Kıbrıs Rum Muhafız Ordusu yıllarca askerlerine "En iyi Türk, ölü Türk'tür" sloganını söyletti. Slogan, sözde geçen yıl yasaklandı, ama hala orduda söylenmeye devam ediyor.
KKTC ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasında görüşmeler devam ederken, Yeşit Hat'tın öteki tarafında orduda askerlere söyletilen Türkiye karşıtı sloganlar Rum tarafında hükümet ile muhalefetin arasını açtı.


--
HAKİKATİN HATIRI DOSTUN HATIRINDAN ÜSTÜNDÜR
(HZALİ ra.)

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
        Bu grubun  hiç bir siyasi oluşum, parti, vakıf, örgüt, dernek veya benzeri yapılanmalarla alakası yoktur.Aynı zamanda onlara uzaklığı veya yakınlığıda bulunmamaktadır. Müslüman Anadolu İnsanının Tarafında yer alan Gerçek Vatanseverliği ilke edinmiş, Anti Emperyalist HABER BİLGİ PAYLAŞIM  STANDIDIR.."
      Grupta yayınlanan  yorum ve yazılardan yazarları sorumludur.Ayrıca harici linklerden de Anadolu Haber Günlüğü Mesul değildir...

Grup Yöneticileri Mail Adresleri Aşağıdadır
kurtulusyolu99@gmail.com
bahadirserhad@gmail.com
forevermirza@gmail.com

Bu gruba posta göndermek için, mail atın: anadoluhaber@googlegroups.com
Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin: anadoluhaber-unsubscribe@googlegroups.com
Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/anadoluhaber?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

(anadoluhaber) Merak Kitap ( BİR MÜSLÜMANIN YOL HARİTASI )



---------- Yönlendirilmiş ileti ----------
Kimden: Merak Kitap <bilgi@merakkitap.com>
Tarih: 31 Temmuz 2009 21:25
Konu: Merak Kitap ( BİR MÜSLÜMANIN YOL HARİTASI )
Kime: merakkitap1 <merakkitap1@gmail.com>, kitapmeraki <kitapmeraki@gmail.com>, kitapmeraklisi@gmail.com


Merak Kitap






Merhaba, Kitap
Meraklısı ...

BİR MÜSLÜMANIN YOL HARİTASI


KİTAP HAKKINDA;


Kitabımızda,

 

İnanç, ibadet ve ahlâk boyutuyla İslam'ın getirdiği mesajları Özlü ve Kolay anlaşılabilir bir şekilde sunmak hedeflenmiştir.


İslam Dini'nin temeli olan Iman Esasları üzerinde etraflı ve derinlikli bir şekilde durulmaya çalışılmıştır.

Zira her şey imana, inanca bağlıdır.

İbadet, muamelat ve ahlâk, İman temeli üzerinde gerçekleşir davranış. 

Kitabımızda İman Esaslarından sonra İbadetler kısmı yanı Namaz, Oruç, zekât, Hac konuları işlenmiştir.

İlmihâlin hazırlanması esnasında mümkün olduğunca ihtilâfa Ait detaylardan kaçınılmıştır.

Hanefi mezhebinin fıkıh Anlayışı Esas alınmış Fakat Basta Şafiî mezhebi olmak üzere diğer mezheplerin yaklaşımlarına da atıflarda bulunulmuştur.

İman, ibadet ve ahlâka Dair sorularınızın Cevapları Bu ilmihâlde.

Bir Müslümanın Yol Haritası,

İlk elden İslâm dininin gerekleri ve pratiklerini ihtiva Eden bir eserdir.

Eserde ele alınan konular sınırlı ve öncelikli konular olsa da bir Müslümanın

edinmesi ve alması gerekli Temel bilgilerdir.

En kısa ifadesiyle Bir Müslümanın Yol Haritası,

İnanç, ibadet ve ahlâk boyutlarıyla İslam'ın getirdiği Mesajı Özlü ve Kolay anlaşılabilir birşekilde sunma gayretidir.


 


Kitabın Meraklısına .....

---------Merak Kitap

---------------------Bizimki, Kitap Merak'ı

-------------------------------------www.merakkitap.com


Adres:
GMK Bulvarı No: 54 / 5 Maltepe - ANKARA

Tel:
(0312) 231 06 62      Faks:(0312) 231 38 53





--
www.merakkitap.com

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
        Bu grubun  hiç bir siyasi oluşum, parti, vakıf, örgüt, dernek veya benzeri yapılanmalarla alakası yoktur.Aynı zamanda onlara uzaklığı veya yakınlığıda bulunmamaktadır. Müslüman Anadolu İnsanının Tarafında yer alan Gerçek Vatanseverliği ilke edinmiş, Anti Emperyalist HABER BİLGİ PAYLAŞIM  STANDIDIR.."
      Grupta yayınlanan  yorum ve yazılardan yazarları sorumludur.Ayrıca harici linklerden de Anadolu Haber Günlüğü Mesul değildir...

Grup Yöneticileri Mail Adresleri Aşağıdadır
kurtulusyolu99@gmail.com
bahadirserhad@gmail.com
forevermirza@gmail.com

Bu gruba posta göndermek için, mail atın: anadoluhaber@googlegroups.com
Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin: anadoluhaber-unsubscribe@googlegroups.com
Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/anadoluhaber?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

SOYKIRIM UNUTTURULUYOR!


Urimçi Katliamında ölü ve yaralı sayıları hakkında ki bilgileri aldığımız Türkiye’de ki Doğu Türkistan Yardımlaşma derneklerinin verdiği son rakamlara göre 2000 Müslüman Uygur Türk’ü işgalci Çin tarafından soykırıma tabi tutulmuştur. Gözaltına alınan Müslüman Uygur Türk’ünün sayısı ise 1500 ila 2500 arasında değişiyor.

Gözaltına alınanların geleceği veya nerede oldukları belli olmayıp, Çin hükümeti "olaylara sebep olanları idam edeceğini" ilan etmiştir. Son yıllarda hazırlanan Çin anayasasında "bölgesel şovenizm" yasaklanmış olup, şiddetle cezalandırılacağı belirtilmiştir. Yani diğer bir deyimle kimsenin milli kimliğini öne çıkartma hakkı yoktur. Ne var ki bunu Han Çinlileri yaptığında, bunun adı, "büyük Çin milleti adına " bir hareket olmakta, ama ezilmeye ve haksızlığa karşı ayaklanan Uygur Türkleri veya başka gruplar olursa, adı, "bölücü şovenizm" olmaktadır. Bildiğiniz gibi Urimçide ki olaylar devam ederken İşgalci Çin Devleti olaylara karışanların İdam edileceğini açıklamış ve tüm dünyanın gözleri önünde Müslüman Uygurlara karşı giriştiği etnik temizleme harekâtını 196 Uygur Türk’ünü idam ederek devam ettirmiştir.


Çin’in İç Meselesi denilerek 2000’den fazla Müslüman Uygur Türk’ünün Katledilmesine Göz Yumuldu!

Bütün bunların bilinmesine rağmen Türkiye Dışişleri tarafından yapılan ve aslında tüm dünya tarafından da kabul görmüş bir açıklamaya sizlerin de tekrar dikkatini çekmek istiyorum.’Uygur Meselesi Çin’in İç meselesidir ‘ bu söylem özellikle soğuk savaş döneminden beri devam eden ve 11 Eylül hadisesinden sonra da AB-D’nin hâkimiyet kurması yolunda özellikle devam ettirilen emperyalizmin kullandığı bir numaralı argümandır. Hâlbuki uluslar arası terör şebekelerinin (NATO, BM, vs.) gibi kuruluşların Irak, Afganistan ve AB-D emperyalizmi tarafından işgale uğrayan bölgelerde bir bütün olarak kurulu bir devletin iç işlerini bırakın tamamı ile toprakları işgale girişip sistem ve yönetim değişikliğini gerçekleştirdiklerine bu yüzyılda şahit olduk ve oluyoruz. Velhasıl, Çin de bugün BM denilen yapılanmanın daimi üyesi sıfatı ile daha önce ki Bosna, Çeçenistan ve bugünkü Irak ile Afganistan katliamlarının da bir numaralı ortağıdır. Buna emperyalizmin Çincesi diyebiliriz. Orta da danışıklı dövüş söz konusu olup AB-D katliamlarına özellikle Afganistan’da göz yuman bir Çin Devletinin jestine bu uluslar arası emperyalist şebekeler de Müslüman Uygur Türk’lerinin Urimçi’de ki katledilmesi hadisesine göz yumarak karşılık vermişlerdir.
Türkiye’de de Soykırım Unutturuldu!

Aslında Türkiye’nin gündemini her zaman AB-D’nin sahte gündemleri belirlemekte. Batı Çin’in içişlerine müdahale etmeyerek mevcut katliam prosedürünü uygularken bir asra yakın bir zamandır Batı çamurunda debelenen Türkiye’de aynen daha önce’den Gazze’de ve Bosna Hersek’te olduğu gibi öz be öz Müslüman Türk olan Uygurlara karşı Çin’in yaptığı bu katliamı sadece kınayarak geçiştirme yoluna girmiştir. Başbakan Erdoğan, Devlet Bahçeli’ye yönelik - iktidarın döneminde ‘sen ne yaptın’ sorusunu yönelterek güya kendisinin Doğu Türkistan için önemli bir şeyler yaptığının da altını çiziyor ve yine 2000’e yakın Müslüman Türk’ün kanı üzerinde adeta politik kazançlar elde etme ve bu soykırımın yerine karşılıklı atışmalarla gündem değiştirilmesi yoluna gidiliyordu. Gazze hadise’si de Ergenekon operasyonları ile Türkiye gündeminden bir günde düşürülmemiş miydi?

Böylece, Türkiye’nin iç kamuoyu potansiyelinin bilinçli olarak Uygur Türklerinin katledilmesine karşı gösterdiği tepki de gündemden düşürülüyordu. Ve Çin’in İç işleri denilen Uygur Müslümanlarının katledilmesi hadise’si de unutturuluyordu. Aynı günlerde Asya –İslam coğrafyasını sömürülmeye açan Nabucco Projesi ise AKP Hükümetince kamuoyuna tarihi bir proje olarak lanse edilerek, tamda Uygur Katliamı her yerde kınanırken yeni bir gündeme doğru Türkiye yönlendirilmiştir. Bütün bunlara sadece bir tesadüf olarak bakmak durumunda değiliz .Kaldı ki Nabucco denilen sömürü projesinin Doğu Türkistan meselesinin önüne geçmesi Türkiye’nin stratejik ,tarihi görev ile sorumluklarına terstir.

Bütün bunların yanında AKP hükümet’ine açıkça soruyoruz. Sanayi Bakanı, Nihat Aygün Çin mallarının boykot edilmesi çağrısında bulunmuştu. Çin Mallarına karşı başlatılan boykottan neden vazgeçildi? Tüm Türkiye piyasalarını sarmış kalitesiz Çin mallarının istilasına karşı başlatılacak bir boykota bile yanaşmayanların Doğu Türkistan meselesi ile ilgili yapacakları bir şey de olamaz.

Sonuç Olarak;

Türkistan için başlı başına strateji ve siyaset üretme merkezi Türkiye’dir.Bugün özellikle hem Çin işgali altında ki bölge hem de Batı Türkistan çok yönlü emperyalist saldırılara maruz kalmakta olup ileri ki dönemlerde özellikle bölgede oluşan hava en başta Türkiye’yi de etkileyici olacaktır.Aslında Doğu Türkistan’da ki katliam,adına küreselleşme denilen emperyalist projelerden sadece bir tanesidir.

İşgalci Çin yıllardır vahşi kapitalizm olarak andığımız çarkın içerisinde bugün en belirgin bir biçimde yer almış ve liberal-kapitalist vasıflı vahşi kapitalist sisteme entegre olmanın ceremesini sistemin çökmeye başlaması ile birlikte kendiside çökme ve parçalanma tehlikesini yaşayarak ödemektedir.Çökmemek için sömürmeye,dağılmamak için haklı talepleri en sert bir şekilde bastırmaya çalışan Çin,Türk ve İslam dünyasının düşmanlarından birisidir. *Bununla birlikte ona bir güç odağı olma rolü biçenlerin Doğu Türkistan değil de,Çin gibi Sincan sahte ismini anarak kurdukları hayaller Urimçi Direnişi ile adeta çökmüştür.

Aynen diğer emperyalistler gibi Müslümanları katlederek, sömürerek ayakta kalmaya çalışan bu fil’i herhangi bir karınca’nın çelme takması bile meye yetecektir.Aniemperyalist mücadele bayrağı,Müslümanların elinde dalgalanmakta olup İslam aleminin merkezinin de Anadolu olmakla,gözler bizim üzerimize kilitlenmiş bulunmaktadır.

BU YAZI BARAN DERGİSİNDE YAYINLANMIŞTIR

.:: KomploTeorileri ::. İNSAN VE TOPLUM ÜZERİNDE ZİHİN OPERASYONLARI!

Adamlar bizi nakış gibi işlemişler meğer...
 
...
 
Date: Fri, 31 Jul 2009 12:05:36 +0300
Subject: zihin operasyonları
 
 
İNSAN VE TOPLUM ÜZERİNDE ZİHİN OPERASYONLARI! 

Bugün küreselleşmenin önündeki en büyük engel milli/ulusal direnç noktalarıdır.  

Direnç noktalarını  çözmek içinde belli merkezler, yeni yöntemler, taktikler geliştiriyorlar. Öylesine ki bu konuda bilimsel çalışmalar, makalelerde yer alıyor. 

Pentagon'a ve NATO'ya bağlı enstitülerde çalışan fizik bilimcilerin yazdığı "Fraktal Yapılar, Yeniden kaos," "Kosmozdan kaosa, kaostan kozmoza", "Spin camları altında bunalım ve kaos" "Evrende her şey tekildir", "Multiple Intelligence/ Zeka çok parçalıdır", "Çatışma Teorisi", "Çocuk bireydir" gibi makaleler, üniversitelerimize akmaya başladı.  

Ve Nato'nun fizikçileri keşfettiler ki insan beynine görsel ve işitsel yoldan tahrip kalıpları göndermek mümkündür. Ne diyorlar;  

Parçaları asla birleşemeyecek asimetrik objeleri veya çağrışımları beyne gönderirsen beynin zemini parçalanır.!  

Asimetri beynin düşmanıdır, beyne uyumsuzluk gönderirsen matematiksel dengeler kırılır!  

Negatif çağrışımlı sözcük, bellekteki ilgili pozitif kavramı siler.  

İnsan beyni ışıkla çalışan bir mekanizmadır, bu ışığı karartan karanlık renk ve simgeler beyne gönderilirse beynin ışığı karartılabilir..   

Evrende var olan ışık içerisinde insanda olan her şey vardır, ışık zararlı titreşimlerin taşıyıcısı olarak kullanılabilir.  

İnsanların birbirine negatif enerji gönderecekleri, sürekli çatışma ortamı oluşturun; Akademik adı çatışma stratejisi, medyadaki karşılığı dedikodu programları. 

Kullanılan taktikler :

Bilgiyi o kadar ufak parçalara ayır ki parçalar birbiri ile buluşamasın! Bozuk Boz-Yap oyunları kullan!  

Tarih kavramını boz, hem dikey hem yatay olarak asimetriler yarat ki tarihsel süreç algılanamasın! Değişik tarihlerde yaşanmış olayları aynı ünite içerisinde anlat ki zaman mefhumu kalmasın. (Zamanda sınırsızlık beyni dağıtır.)  

Dil; beynin zihinsel faaliyet aracıdır, dili boz-parçala-kır.  

Yazı; beynin bütünü algılama özelliğine aykırı hale getirilsin, cümleler, kelimeler ve heceler harflerine kadar farklı renk-punto-karakter lerle parçalara ayrılsın!  

Eğitim; onu yıkmaya herkesin zihinsel olarak hazırlanması gerekir, bunun için Türk sosyal müfredat programının aleyhinde kampanya başlat, genel kabul görecek simge sözcük seç, yıkılacak olan bu imiş gibi imaj yarat. (Seçilen sözcük: Ezberci Eğitim!)  

Beyni karartacak renkler, algılanması güç ve akıl dışı şiddet görüntü ve sesler, beyinleri ardı ardına gelen depremler gibi sarsmalı.  

Hayali düşmanların karşısında çaresiz kalan insan öyküleri uydur. Çünkü, korku ve şiddet beynin en büyük düşmanıdır, beyin kendini korumakta aciz kalır, kişi çaresizlik duygusu yaşar, teslim olma sonucuna götürür.   

Beyne sürekli negatif enerji yükleyen sözcükler gönder, pozitif enerjiyi körelt, olumlu / pozitif sözcükleri bozarak anlamsızlaştır,  bu yolla zihinsel faaliyeti yok et! Negatif çağrışımlı sözcükleri bu amaçla silah olarak kullan! Ders kitapları bu amaçla yazılmaya geçilmeliydi, YÖK Dünya Bankası dairesi açıldı, 1995-2005 arasında "Çoklu Zeka" adıyla beyin çökertme yöntemleri itibarlı tez konusu olarak üniversitelerimize ve MEB içerisine yerleştirildi.  

Dengesizliği yazı ve resimlerle, topluma bombardıman et.(1.Sınıf Türkçe kitabının ilk sayfasında dengesiz duruştaki bir çocuk karikatürü yerden çöp topluyor!) Türk insanının beynindeki doğru tarih bilgilerini paramparça etmek üzere geliştirilmiş bir psikolojik bombayı nihayet üretebilmişlerdi: Bu bombayla parçalara ayrılan zihinde bellek kayıtlar otomatik olarak dağılacaktı! Sonrası, domino taşı gibi yıkılmaya devam ederdi.  

Bilinen toplumsal kavramların çağrışımını değiştir.  

Bir toplumsal deprem dalgası, kaos yarat, bu kaosta içeriği değiştirilmiş kavramlar kullan, akılları sars, doğru düşünmeyi yok et.  

Türkiye'de yaşananları bu açılardan değerlendirdiğimizde nasıl bir tablo ile karşı karşıyayız düşünmek gerekmiyor mu? Toplumun önüne koyulanlara bir bakın. Yanıltma sözcüğü olarak seçilen başlıkları düşünün!  

Günün  Sözü: Algılamanın zayıflaması, etki alanına girildiğini gösterir. Uyanık olmaya çalış.

Bilge Kral’ın Zindan Notları

Aliya İzzetbegoviç 1925 yılında Bosna Hersek’in Bosanski Samac şehrinde doğar. Babaannesi Üsküdarlı bir Türk kızıdır. Aliya iki yaşına geldiğinde ailesi Saraybosna’ya taşınır. Aliya’nın hayatının önemli bir kısmı burada geçer. Saraybosna’da hukuk eğitimi görür ve avukat olarak çalışır.

Genç yaşlardan itibaren İslam’a ve Müslümanların sorunlarına ilgi gösteren Aliya, Genç Müslümanlar Örgütü’ne üye olduğu gerekçesiyle 1946 yılında üç yıl hapse mahkûm edilir. Kendini İslami mücadeleye adayan Aliya, İslam Deklarasyonu’nu yayınlar ve 1983 yılına gelindiğinde tekrar mahkûm edilir. Bu sefer cezası 14 yıldır. Bu cezanın 5 yılını bilfiil hapiste geçirir. Yugoslavya’nın dağılma sürecine girdiği dönemde Demokratik Eylem Partisi’ni kurar ve genel başkanlığa seçilir.

Komünist yönetimin çökmesiyle birlikte yapılan ilk serbest seçimlerde Bosna Hersek Federal Cumhuriyeti Devlet Başkanı olur. Sonrasında 20. asrın en kanlı ve en vahşi katliamına maruz kalan bir halkın, Sırp ve Hırvat güçlerine karşı verdiği mücadelenin bayraktarlığını yapar. 1995 yılına gelindiğinde savaşı sona erdiren Dayton Anlaşması’nı imzalar ve 1996 yılında yapılan seçimlerde üçlü başkanlık konseyine seçilir. Uluslararası gücün baskılarına karşı çıkan Aliya, 2000 yılında sağlık nedenlerini gerekçe göstererek başkanlık görevinden istifa eder. Tarih 19 Ekim 2003’ü gösterdiğinde hayatı zindanlarda mahkûmiyet, meydanlarda da mücadeleyle geçen Bilge Kral, Hakk’ın rahmetine kavuşur.

Özgürlüğe Kaçışım

Asırlar öncesinden Goethe şöyle diyordu: “Kişi kendini adayana kadar –geri çekilme olasılığını içeren- kararsızlık hüküm sürer. Bu her zaman verimsizliğe yol açar. Kişi kendini bir amaca adadığında tüm dünya onunla işbirliği yapar. Başka türlü asla oluşamayacak güçler ortaya çıkarak kişiye yardım eder… Hakiki bir edebiyat dehası, ortaya çıktığı her yerde, kendi içinde bir bütündür. İsterse dilin yetersizliği, dış tekniğin veya ne olursa olsun bir şeyin yetersizliği karşısına çıkmış olsun. Onun içinde yüksek bir iç şekil vardır ki sonunda her şey bunun hizmetine girer. Karanlık ve bulanık alanda bile sonradan berraklıkta olduğundan daha mükemmel çalışır.”

“Zindandan Notlar” alt başlığı ile ilk kez 2005 yılında Türkçe baskısı yapılan “Özgürlüğe Kaçışım” isimli kitap, Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç’in 14 yıl hapis cezasına çarptırılıp, bunun 5 yılını da parmaklıklar ardında geçirdiği zorlu bir dönemde; hayat, insan, özgürlük, din, ahlak, felsefe, siyaset ve İslam gibi konularda kendi yazdığı notlardan oluşmaktadır.

“Özgürlüğe Kaçışım”, dört duvar arasına sıkıştırılmış soylu bir adamın, bedenen mümkün olmasa da fikren özgürlüğüne rücu etmesidir. Bilge Kral toplumdan tecrit edilmiştir ancak bedene takılan pranga, zihne ve kalbe ket vuramamıştır.

Kitabın önsözünde Aliya, “Bu kitaptaki düşüncelerin değeri, kendilerinde değil, fakat kaleme alındıkları şartlardadır.” diye işaretlerken, bir taraftan büyük bir tevazu örneği teşkil ederken -zira kitapta hakikaten birbirinden anlamlı düşünsel notlar bulunuyor- diğer taraftan da fikrinden dolayı çok zor şartlar altında bulunan bir mahkûmun, inandığı davada sabır, onur, cesaret, irade ve ahlâkı sayesinde, toprağın derinliklerinden yerin üzerine petrolün fışkırması gibi, zindandan hayata akacak bir verimin, esere dönüşümünü remzlendirir.

Dönemin yönetimince sakıncalı bulunacak olan “İslam, komünizm, demokrasi, özgürlük” gibi kelimelerin, kendisi tarafından şifrelenerek 1984-88 arası toplam 13 deftere yazıldığı bu notlar, bir milletin varoluş mücadelesine öncülük eden ve devralınan Osmanlı mirasını dinamikleştirip Balkanlar’daki İslam varlığını yaşayan bir medeniyetin temsilcisi konumuna getiren Aliya’nın, sadece bir siyaset adamı olmadığının, aynı zamanda bir mütefekkir kimliğinin de bulunduğunun en gerçek kanıtıdır. Ve işte bu ikinci kimliğinden dolayı da Aliya, bir Bilge Kral’dır.



Zindandan Notlar


* İki hakikat, biri şairin diğeri bilim adamının hakikati. Şaire göre yıldızlar ya göz kırparlar ve üzgündürler veya göklerden bize bakıp ebediyetten bahsederler. Ay, semanın ışığı, âşıkların arkadaşıdır; dere mırıldanır ve bir hikâye anlatır; yaşlı meşe ağacı sırlar saklar; gökler gülümser ya da öfkeyle gürler; dağ zirveleri büyük mavi gökte düşünür ve tabiatın ezelliğinden ve tüm beşeri şeylerin geçiciliğinden bahseder. Bilim ise varlıkları bir hayli farklı görür. Bilim için tabiat ayrılmış, tecrit edilmiş bir haldedir, oradadır; âlem boştur; her şey kendinde, kör ve gayrı şahsi kuvvetlerin bir oyunundan ibarettir. Ay, bilinen veya anlaşılabilen herhangi bir gaye olmaksızın uzayın karanlığında milyonlarca yıldır hareket edip duran düz ve soğuk bir gezegendir. Eğer şairin yalanının mı yoksa bilim adamının doğrusunun mu bize daha yakın olduğunu ve daha fazla hakikat sunduğunu kesin olarak söyleyebilseydik kendimiz hakkında çok daha fazla şey öğrenebilirdik. Belki de mahiyetimiz ve kökenimizle ilgili cevap, bizim kim olduğumuz ve nereden geldiğimizle ilgili soruların cevabı burada yatmaktadır.

* Aşırı okuma bizi daha zeki kılmaz. Bazı insanlar kitapları basitçe ‘yutarlar’. Onlar bunu yaparken ‘sindirmek’, okunanı işlemek, hazmetmek ve anlamak için gerekli olan zorunlu düşünce fasıllarına riayet etmezler. Bu tür insanlar konuşurken; Hegel, Heidegger ve Marx’tan bazı parçalar ham olarak işlenmemiş halde çıkar. Bir arının poleni bala dönüştürmesinin ‘dâhili’ çalışma ve zaman gerektirmesi gibi okuma da şahsi bir katkı gerektirir.

* Cevabı olmayan bazı sorularımızı ortaya koymadıkça ruhun varlığına dair hiçbir delil yoktur. Söz konusu sorulardan biri, şiirin niçin insan ruhu hakkında günümüz psikolojisinden daha çok şey söylediğidir. Ruhu açığa çıkaranlar niçin psikologlardan ziyade şairlerdir. Niçin Freud veya Jung değil de Shakespeare’dir? Bir başka soru şöyle olabilir: Niçin zenginleştikçe daha fazla huzursuz oluruz? Ya da niçin kötümser felsefe müreffeh bölgelerde doğar? Niçin insan rahattan menfi yönde etkilenir?

* Paradokslar var. Eğer gece olmasaydı yıldızlı gökyüzünün muhteşem manzarasından mahrum kalacaktık. Dolayısıyla ışık bizi ‘görmek’ten mahrum bırakırken karanlık ‘görme’mizi sağlamaktadır.

* Aynı şey hakkında sonsuz sayıda yalan mümkündür. Fakat onunla ilgili hakikat sadece bir tanedir.

* Karizması olan bir şey varsa, bu ıstıraptır. ‘Istırabın karizması’.

* En büyük şeref sorunu nedir? Her şeyden öte tek bir şey: Kendine ve gayene sadık kal.

* Hakiki bir şair, hakiki bir sanatçı, istemese bile “mücadeleye girmiştir”. Onun sanatı –eğer hakiki ise- daima yalanların aleyhine şahitlik etme durumundadır. Sanatçıların kaçınılmaz mücadelelerinin bulunduğu yer burasıdır.

* Istıraptan sakınılamaz ama fikirlerle tamamlanabilir. Yaşayan her şey acı çeker. Fakat sadece insanlar ıstıraba fikir giydirirler. Fark budur.

* İnşa edebilmek için yıkımın olması gerekir. Sadece öfke yıkabilir, sevgi yıkamaz. Öfkenin hayatın zorunlu ve faydalı bir parçası olmasının sebebi budur.

* Bir fabrika türbinine akıtılan su faydalıdır. Serbest kalan ve serbestçe akan su ise faydalı değildir ama güzeldir.

* Terbiye sadece bir güzel ahlak meselesi değildir, aynı zamanda bir zevk-ı selim meselesidir.

* “Âlemin ızdırabı” medeniyete değil kültüre aittir. Medeniyet “ızdırap” diye bir şey bilmez.


Bir Selam!

“Ol fikrin pınarından, doldursun aşkı saka;

Muradı kelamıyla, oldursun yaka yaka!”


Serkan BİLGE

İkindi Yağmuru Dergisi – Temmuz 2009

KÜRT !


Ne olduysa bu yüzyılda oldu. Fıtratı inkar eden, yok saydı seni önce:

“Bizdensin de farkında değilsin. Dağda ‘kart kurt’ ses çıkaransın sadece. Her şeyi bizden öğrendin, zaten yabandın(!) Dilin bile yok, dilin olsa alfaben olurdu.”

Cehaletten öte bir inkardı bu. Bağdat sarayında, Nizamülmülk’ün otağında, Ahmed Hani’nin Mevlid’iyle Mem-u Zin’i okuyunca, ‘Bu ne yüksek şaheser, dili de enfes!’ demeye başladı.

Yutkunarak ‘Varsın!’ dedi, arsızca. Lutfetti(!) magazin basın.

Ne yokluğun üzdü seni, ne varlığın şımarttı. Üst perdeden konuştu sonra, kavmini üstün tutan şoven ağızlı:

“ Sana haklarını vermeyen mi var? Olamıyor musun işçi, memur, bürokrat? Kim kısıtlıyor seni?” vecizesi(!) bile,

‘Senin özgürlüğün benim tekelimde. İstersem artırır, istersem çeker alırım! İyisi mi daha fazla canımı sıkma’yla eşanlamlıydı.
…………
Vardın hep, Adem’le yazıldı adın.
İnsanlık harcının bir tuğlası da sendin. Sen de tanıştın; haramla, helalle. Vahiy, seni de muhatap kıldı. Lisanın şekillendi çok geçmeden. Elinle ve dilinle yaptıklarından sorumlu kılındın.
Hak / batıl imtihanında safını belirledin. ‘Her kavme gönderilen’ Elçiler, senin şehrinde doğdu. İbrahim sendendi ‘put kıran’.

Zalim de içinden çıktı. Azer oldu, oğlunu gammazlayan. Nemrut oldu, ilahlık taslayıp da bir sineğe mağlup olan.

Kucak açtın, Hira’dan gelen habere. Ömer’in Orduları adalet getirdi Diyarbakır’a, Batman’a. Zerdüşt belasından, Sasani çilesinden, Mecusi ateşinden kurtardın coğrafyanı.
Eyüp Ensari, Istanbul’a yürürken sendin ön safta. Sendin, Battal’ın rıbatında Malatya’da.
Alparslan’n ordusuna on bin er verdi, Molla Yahya. Bitlisli İdris ise, Doğu’nun çimentosu, Batı’nın amansız korkusuydu.
İçin içine sığmadı, yürüdün Kudüs’e. Bir tebessüm yayıldı, Selahaddin’in yüzüne. Aslan Yürekli(!) Richard, hayran kaldı düşmanına.
Devletin aslıydın, yaması değil. Irk değildi esas olan, hedefe yürüyen alperen’di.
Ektin biçtin toprağını. Şükrettin Yaradan’a. Şehitlik bir anlamdı, içi doldurulan. Şühedaya karışan, bilirdi amacını.
Taşnak’a vurulan bir tokattı, Hamidiye. Karşılıksız bir sevdaydı, Payitaht’a bağlılığın. Osman, ortak adındı. Osmanlı, kara sevdan.

Çanakkale’de mezar taşları… Hakkari, Van, Bingöl, Şırnak…

‘Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli / Ebedi yurdumun üstünde benim, inlemeli!”
………………
Lozan’da Musul ile Kerkük’ü veren irade(!) kabahati sana attı. Fakat, yalancının mumu söndü, yatsıya kalmadan. Mızrak, çuvala sığmazdı. On İki Ada, Venizelos’a armağandı.
Yeni konsept, kana doymadı. Seni sana bırakmadı. Taşeron katillerdi, musallat olan. Kompradordu, yüz bin kez cana kıyan.

BOP’un Tanzimatçısı, seni ‘yakın tehdit’ algıladı. Yaradan’ın İpi’ne sıkı sıkı sarılmışken sen, fitne soktu arana:

“Kendini, ya yok say yeryüzünde, ya da önderler bulalım sana marksistinden, ateistinden.
Yakın dostun da hazır, komşun Telaviv’den(!) Toprak ağaları bir yandan ezsin seni; bir yandan sokalım arana, okumuş entellektüeli(!)
Bırak Şafi ilmihali, oku Kapital’i. Çağdaş ol biraz canım, sıyır başındakini. Öğrenme elif be’yi. Kopsun bağın mazinle, yürü git Lenin’in izinde(!)”
………………
Bugün seni tartışıyor, Teksaslı Süvari. Özgürlük diyor, demokrasi diyor. Hem vuruyor kıymadan, hem de “Hani merminin parası(!)” diyor.
Hakemmiş Coni, kaynağını tüketen. Halepçe’yi mahvedeni kov kalbinden; ötenden, berinden.
Çık yolculuğa. Tillo’ya git mesela. Bin yıllık rasathanede pusulanı ayarla. Yüzün aydın olsun. Gir meclisine, Cezeri’nin.
………………
Sinsi sinsi yaklaşan ‘kökü dışarıda’ siyasiye hesap sor, çöz niyetini:
“Senin derdin Kürt’ü Türk’ten ayırmaksa boşuna. Ayrılmaz, kıblesi bir olan. Biz büyümek isterken, Mohaç’ta yarım kalanı tamamlamak istersen, senin bize sunduğun (!) küçülmek!
Küçüleceksen, git Enternasyonal’e. Bir fetret döneminden sonra, kanmayız asla sana! Ne adımızı kullan, ne rant çıkar acımızdan!

Hem bu coğrafyada siyaset yapıyor, hem de peşkeş çekiyorsunuz değerlerimizi. Hiç de bize benzemiyorsunuz.

Kürt analarının ahlakı, silinip gitmiş sizden! Ezana ayarlı değil, saatiniz! Randevunuz ‘derinler’le!

Çözüm mü?

Çözüm Yüce Vahiy’de:

“Biz, sizi tanışasınız diye kavimler halinde yarattık!” “Dağılmayın, parçalanmayın!”
“Onlar inkar edenlere karşı oldukça zorlu, kendi aralarında merhametli!”

İşte yol haritamız: Anadolu tutkumuz. İnancımız, gururumuz!’

Tarık Sezai KARATEPE

(anadoluhaber) GÜNÜN SÖZÜ

 

 


GÜNÜN SÖZÜ


Hepimiz kahkahalarımızı, gözyaşlarımızla ödüyoruz.

                                         Peyâmi Safâ



 

 



--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
        Bu grubun  hiç bir siyasi oluşum, parti, vakıf, örgüt, dernek veya benzeri yapılanmalarla alakası yoktur.Aynı zamanda onlara uzaklığı veya yakınlığıda bulunmamaktadır. Müslüman Anadolu İnsanının Tarafında yer alan Gerçek Vatanseverliği ilke edinmiş, Anti Emperyalist HABER BİLGİ PAYLAŞIM  STANDIDIR.."
      Grupta yayınlanan  yorum ve yazılardan yazarları sorumludur.Ayrıca harici linklerden de Anadolu Haber Günlüğü Mesul değildir...

Grup Yöneticileri Mail Adresleri Aşağıdadır
kurtulusyolu99@gmail.com
bahadirserhad@gmail.com
forevermirza@gmail.com

Bu gruba posta göndermek için, mail atın: anadoluhaber@googlegroups.com
Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin: anadoluhaber-unsubscribe@googlegroups.com
Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/anadoluhaber?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

"En iyi Türk ölü Türk"



Kıbrıs Rum Muhafız Ordusu yıllarca askerlerine "En iyi Türk, ölü Türk'tür" sloganını söyletti. Slogan, sözde geçen yıl yasaklandı, ama hala orduda söylenmeye devam ediyor.

KKTC ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasında görüşmeler devam ederken, Yeşit Hat'tın öteki tarafında orduda askerlere söyletilen Türkiye karşıtı sloganlar Rum tarafında hükümet ile muhalefetin arasını açtı.

CyBC kanalında yayınlanan bir programa katılan muhalefetteki sağcı Demokratik Seferberlik Partisi milletvekili ve Meclis Savunma Komisyonu Başkanı Soteris Sampson, geçen hafta askerlerine Türk karşıtı sloganlar attırdığı için Savunma Bakanlığı tarafından görevinden alınan bir subayı koruyan açıklamalar yaptı. Soteris, "Hükümet, bu sloganları yasaklamakla, Kıbrıs Rum Muhafız Ordusu'nu lağvetmeye çalışıyor" diye konuştu.

Rum Kesimi, geçen yıl aldığı bir kararla, yıllardır acemi askerlere eğitim sırasında söyletilen Türk karşıtı sloganları yasaklama kararı almıştı. Ancak geçen hafta Kıbrıs Rum Muhafız Ordusu'nda bir subayın, yasak olmasına rağmen, bu sloganlardan en çok kullanılanı olan "En iyi Türk, ölü Türk'tür" sözleriyle askerlerini yürütmesi büyük yankı bulmuş ve bu subay görevinden alınmıştı. Savunma Bakanı Kostas Papakostas da, "Ordunun kana susamış ve nefretle dolmuş kişilere değil, iyi eğitilmiş savaşçılara ihtiyacı var" diye konuşmuştu.

CyBC kanalında konuşan Sampson, Türk karşıtı sloganların yasaklanmasının, Türkler'e taviz verilmesi anlamına geldiğini söyledi. "Hiç kimse, Muhafız Ordusu ile uğraşamaz. Yunanistan lehine, Türkiye aleyhine slogan atmak ne zamandan beri ırkçılık oldu" diye konuşan sağcı milletvekili, Beşparmak Dağları'ndaki ışıklı dev KKTC bayrağını kastederek, "Neden Beşparmak'ın ışıklarını söndürmelerini söyleyemiyorsunuz" dedi.

(anadoluhaber) HABERDAR OLUN, YENİ MESLEĞİNİZ OLSUN.

 

ÇEŞİTLİ DÖNEMLERDE İSTANBUL ERKAN AVCI E.M.LİSESİ’NDE

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI, İL ÖZEL İDARESİ VE İST. TİCARET ODASIİŞBİRLİĞİNCE

ÜCRETSİZ MESLEK EDİNDİRME

KURSLARI VERİLMEKTEDİR.

OKULUMUZDA DÜZENLENEN KURSLAR

TAMAMEN ÜCRETSİZDİR.

BU KURSLARDAN HABERDAR OLMAK İSTİYORSANIZ AŞAĞIDA LİNKİ VERİLEN GRUBA ÜYE OLMALISINIZ.

AÇILAN KURSLARIN BAZILARININ İSİMLERİ

*TASARIM DEKORASYON KURSU

*İÇ MİMARİ TASARIM VE PLANLAMA KURSU

*İÇ MEKAN TASARIMI VE PERSPEKTİF KURSU

*MİMARİ TASARIM, ÇİZİM VE DEKORASYONU KURSU

*CNC TORNA TEZGÂHLARI OPARATÖRLÜĞÜ KURSU

*VEB TASARIM KURSU

*ASANSÖR SİSTEMLERİ KURSU

*OTOCATE KURSU

*DEMİR İŞLEMECİLİĞİ VE KAYNAKÇILIK KURSU

Geçerli web adresi:
http://groups.google.com.tr/group/mesl-egt-krs

Geçerli e-posta adresi:
mesl-egt-krs@googlegroups.com

Okulun adres rehberi: http://www.panoramio.com/photo/6168165

GSM:0542 208 63 65


--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
        Bu grubun  hiç bir siyasi oluşum, parti, vakıf, örgüt, dernek veya benzeri yapılanmalarla alakası yoktur.Aynı zamanda onlara uzaklığı veya yakınlığıda bulunmamaktadır. Müslüman Anadolu İnsanının Tarafında yer alan Gerçek Vatanseverliği ilke edinmiş, Anti Emperyalist HABER BİLGİ PAYLAŞIM  STANDIDIR.."
      Grupta yayınlanan  yorum ve yazılardan yazarları sorumludur.Ayrıca harici linklerden de Anadolu Haber Günlüğü Mesul değildir...

Grup Yöneticileri Mail Adresleri Aşağıdadır
kurtulusyolu99@gmail.com
bahadirserhad@gmail.com
forevermirza@gmail.com

Bu gruba posta göndermek için, mail atın: anadoluhaber@googlegroups.com
Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin: anadoluhaber-unsubscribe@googlegroups.com
Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/anadoluhaber?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

.:: KomploTeorileri ::. beynin biyolojik ve sosyolojik ritmi

(anadoluhaber) Ýslam düþmanlýðýný futbola kadar taþýdýlar.

İslam düşmanlığını futbola kadar taşıdılar. Türk fotbolcular Halil Altıntop ve Emin Yalın'ın oynadığı Almanya'nın köklü fotbol takımlarından biri olan FC Schalke 04 futbol takımı marşında Hz. Muhammed'i aşağılayan sözler bulunuyor. Yazının devamı için aşağıdaki linki tıklayınız: www.huryorum.com
--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
        Bu grubun  hiç bir siyasi oluşum, parti, vakıf, örgüt, dernek veya benzeri yapılanmalarla alakası yoktur.Aynı zamanda onlara uzaklığı veya yakınlığıda bulunmamaktadır. Müslüman Anadolu İnsanının Tarafında yer alan Gerçek Vatanseverliği ilke edinmiş, Anti Emperyalist HABER BİLGİ PAYLAŞIM  STANDIDIR.."
      Grupta yayınlanan  yorum ve yazılardan yazarları sorumludur.Ayrıca harici linklerden de Anadolu Haber Günlüğü Mesul değildir...

Grup Yöneticileri Mail Adresleri Aşağıdadır
kurtulusyolu99@gmail.com
bahadirserhad@gmail.com
forevermirza@gmail.com

Bu gruba posta göndermek için, mail atın: anadoluhaber@googlegroups.com
Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin: anadoluhaber-unsubscribe@googlegroups.com
Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/anadoluhaber?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

(anadoluhaber) ÜCRETSİZ DEMİR SÜSLEMECİLİĞİ VE KAYNAK KURSU

ME BAKANLIĞINDAN ONAYLI  SERTİFİKA

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI, İL ÖZEL İDARESİ VE İSTANBUL

TİCARET ODASI İŞBİRLİĞİNCE DÜZENLENEN;

SÜSLEME DEMİRCİLİĞİ

VE

KAYNAKÇILIK KURSU

1-SÜSLEME DEMİRCİLİĞİ TASARIM VE UYGULAMA

-Ferforje işler

-Motifler

-Kapı motifleri mızraklar

-Yaprak ve rozetler

-Kapı ve pencereler

-merdivenler

-Şömineler

- Paneller

2-KAYNAKÇILIK

-Elektrik kaynağı

-doğalgaz tesisatı kaynağı

-çelik kapı kaynağı

-Gazaltı kaynağı

-Oksi- asetilen kaynağı

-Argon kaynağı

*Kursun verileceği yer: ERKAN AVCI END MESL VE TEKNİK LİSESİ

*Kurs ücreti: yok

*Katılım şartı: Herkes katılabilir(16 yaş üstü)

Adres: ERKAN AVCI EML   Kültür sokak no:3 Bahçelievler/ İstanbul

*Kurstan hiçbir şekilde ücret istenmeyecektir.

*Kurslar MEB-İL ÖZEL İDARESİ-İTO işbirliğince ücretsiz olarak

Düzenlenmektedir, kursa devam zorunluluğu vardır.

*Kursun başlangıç tarihi:Ekim başı

Kurs süresi: akşamları:  18.30  - 21.00 arası

*Kursun toplam süresi:300 saat

 

İLETİŞİM:Mail Adresi : hcengiz72@mynet.com

Gsm:0505284 05 13

        :0505 212 78 67


--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
        Bu grubun  hiç bir siyasi oluşum, parti, vakıf, örgüt, dernek veya benzeri yapılanmalarla alakası yoktur.Aynı zamanda onlara uzaklığı veya yakınlığıda bulunmamaktadır. Müslüman Anadolu İnsanının Tarafında yer alan Gerçek Vatanseverliği ilke edinmiş, Anti Emperyalist HABER BİLGİ PAYLAŞIM  STANDIDIR.."
      Grupta yayınlanan  yorum ve yazılardan yazarları sorumludur.Ayrıca harici linklerden de Anadolu Haber Günlüğü Mesul değildir...

Grup Yöneticileri Mail Adresleri Aşağıdadır
kurtulusyolu99@gmail.com
bahadirserhad@gmail.com
forevermirza@gmail.com

Bu gruba posta göndermek için, mail atın: anadoluhaber@googlegroups.com
Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin: anadoluhaber-unsubscribe@googlegroups.com
Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/anadoluhaber?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---