[anadoluhaber] ASA-YI MUSA DERSLERİ-----83---Bir gün bir duada, "Yâ Rabbi! Cebrâil, Mikâil, İsrafil, Azrail hürmetlerine ve şefaatlerine[hürmetine], beni cin ve insin[insanların] şerlerinden muhafaza eyle![koru]" meâlinde[anlamında] duayı dediğim zaman

83.ders.11.06.2010[cuma]

Asa-yı Musa
Birinci Kısım

Meyve Risalesi 

                               On Birinci Mesele[1]

Meyvenin On Birinci Meselesinin başı, bir meyvesi Cennet ve biri saadet-i ebediye[sonsuz mutluluk] ve biri rüyetullah[*1] olan iman şecere-i kudsiyesinin[mübarek ağacının] hadsiz[sonsuz], küllî[umumi] ve cüz’i meyvelerinden yüzer nümuneleri Risale-i Nur’da beyan[açıklanmış] ve hüccetlerle[delillerle] ispat edildiğinden, izahını Siracü’n-Nur’a havale edip küllî[genel] erkânının[esaslarının] değil, belki cüz’î[küçük] ve cüzlerin [Kısımların, parçaların], cüz’î[küçük ] ve hususî[ferdi,özel] meyvelerinden birkaç nümune[örnek] beyan edilecek.

Birisi: Bir gün bir duada, “Yâ Rabbi! Cebrâil, Mikâil, İsrafil, Azrail hürmetlerine ve şefaatlerine[hürmetine], beni cin ve insin[insanların] şerlerinden muhafaza eyle![koru]” meâlinde[anlamında] duayı dediğim zaman, herkesi titreten ve dehşet veren Azrail namını zikrettiğim vakit, gayet tatlı ve tesellidâr[teselli edici] ve sevimli bir hâlet[hal] hissettim, Elhamdü lillâh[*2] dedim. Azrail’i cidden sevmeye başladım. Melâikeye[meleklerin varlığına] iman rüknünün[şartının] bu cüz’î[küçük] ferdinin pek çok meyvelerinden[neticelerinden] yalnız bir cüz’î[küçük] meyvesine[neticesine] gayet kısa bir işaret ederiz.

Birisi: İnsanın en kıymetli ve üstünde titrediği malı, onun ruhudur. Onu zâyi[kayıp] olmaktan ve fenadan[yok olmaktan] ve başıboşluktan muhafaza etmek için kuvvetli ve emin bir ele teslimin derin bir sevinç verdiğini kat’î hissettim. Ve insanın amelini[iyilik ve kötülüklerini] yazan melekler hatırıma geldi.

Baktım, aynen bu meyve[netice] gibi çok tatlı meyveleri var.

Birisi: Her insan kıymetli bir sözünü ve fiilini bâkileştirmek[kalıcılaştırmak] için iştiyakla[şevkle] kitabet[kaleme alma ,kitaplaştırma] ve şiir, hattâ sinema ile hıfzına[muhafazasına] çalışır. Hususan[özellikle], o fiillerin Cennette bâki[ebedi] meyveleri[neticeleri] bulunsa, daha ziyade[fazla] merak eder. Kirâmen Kâtibin[Yazıcı melekler, insanların iki tarafında bulunup, sevablarını ve günahlarını yazan meleklerin ] insanın omuzlarında durup onları ebedî[sonsuz] manzaralarda göstermek ve sahiplerine daimî[devamlı] mükâfat [ödül]kazandırmak, o kadar bana şirin geldi ki, tarif edemem. Sonra, ehl-i dünyanın[her şeyi madde ile değerlendirenlerin], beni hayat-ı içtimaiyedeki[sosyal hayattaki] herşeyden tecrit etmek[ilişki kesme, Ayırma ] içinde bütün kitaplarımdan ve dostlarımdan ve hizmetçilerimden ve tesellî verici işlerden ayrı düşürmeleriyle beraber gurbet[Gariplik, yabancılık ] vahşeti[Issızlığı,yalnızlığı] beni sıkarken ve boş dünya  başıma yıkılırken, melâikeye[meleklere] imanın pek çok meyvelerinden[neticelerinden] birisi imdadıma[yardımıma] geldi; kâinatımı ve dünyamı şenlendirdi, melekler ve ruhânîlerle[Gözle görülmeyen, cismi olmayan, elle tutulamayan varlıklarla ] doldurdu, 1 âlemimi sevinçle güldürdü. Ve ehl-i dalâletin[azgın ve sapkın kimseler,iman etmeyenlerin] dünyaları vahşet[korku] ve boşluk ve karanlıkla ağladıklarını gösterdi.

Hayalim bu meyvenin lezzetiyle mesrur[Sevinçli, memnun] iken, umum peygamberlere imanın pek çok meyvelerinden[neticelerinden] buna benzer birtek meyvesini aldı, tattı. Birden, bütün geçmiş zamanlardaki enbiyalarla[peygamberlerle] yaşamış gibi onlara imanım ve tasdikim[doğruluğunu kabul etmem], o zamanları ışıklandırdı ve imanımı[Allah'a inanmamı] küllî yapıp genişlendirdi ve Âhirzaman Peygamberimizin imana[İslâm'ın gerekli olan esaslarına inanmaya ] ait olan dâvâlarına[iddiâlarına] binler imza bastırdı, şeytanları susturdu.

 

 

[*1]: biri rüyetullah:Allah'ı görme, Allah'ın görülmesi; kulların ahirette, cennette Allah'ı görmesi.

[*2]: elhamdülillâh :Allah'a hamdolsun, hamd Allah'a aittir. 2-Allah'a şükür. 3-Ne kadar hamd ve medih varsa, kimden gelse ve kime karşı olsa ezelden ebede kadar hastır ve layıktır; o Zat-ı Vacib-ül Vücud'a ki, Ona "Allah" denilir

 

1-Tirmizi,Züht:9;İbni Mace,zühd:19; müsned:5:172,173

 

 

Devam edecek:101

 

 


--
Bu grubun hiç bir siyasi oluşum, parti, vakıf, örgüt, dernek veya benzeri yapılanmalarla alakası yoktur.Aynı zamanda onlara uzaklığı veya yakınlığıda bulunmamaktadır. Müslüman Anadolu İnsanının Tarafında yer alan Gerçek Vatanseverliği ilke edinmiş, Anti Emperyalist HABER BİLGİ PAYLAŞIM STANDIDIR.."
Grupta yayınlanan yorum ve yazılardan yazarları sorumludur.Ayrıca harici linklerden de Anadolu Haber Günlüğü Mesul değildir...
 
Grup Yöneticileri Mail Adresleri Aşağıdadır
kurtulusyolu99@gmail.com
bahadirserhad@gmail.com
forevermirza@gmail.com
 
Bu gruba posta göndermek için, mail atın: anadoluhaber@googlegroups.com
Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin: anadoluhaber-unsubscribe@googlegroups.com
Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/anadoluhaber?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
Google Plus'da Paylaş

Yazar Anadolu Haber

Yazar hakkında bilgi yazılacak.
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum :

Yorum Gönder

Yorumlarınızda Kişilik haklarına saldırı,küfür ve benzeri ifadeleriniz yayınlanmamaktadır.Yorumları yazarken İsminizi belirtmeniz önemle duyurulur.