[anadoluhaber] ASA-YI MUSA DERSLERİ----89----felsefenin ruhsuz kanunları pek karanlık ve vahşetli[korkunç] gösterdikleri hilkat-ı arziye[yeryüzünün yaratılışı] ve vaziyet-i fıtriyesini[yaratılmış hali], bu meyve ile nurlu, ünsiyetli[alışık] bir tarzda "Sevr[öküz]" ve "Hut[balık]" namlarındaki iki meleğin omuzlarında, yani nezaretlerinde[gözetiminde] ve Cennetten getirilen ve fâni[geçici] küre-i arzın[yer yüzünün] bâki[ebedi] bir temel taşı olmak

89.ders.26.07.2010[pazartesi]

Asa-yı Musa
Birinci Kısım

Meyve Risalesi

                               On Birinci Mesele[7]

 

 

Elhâsıl, vücut[varlık] kâinatları ve hadsiz[sınırsız] adem[yokluk] âlemleri birbirleriyle çarpışırken ve Cennet ve Cehennem gibi meyveler verirken ve bütün vücut âlemleri "Elhamdülillâh, elhamdülillâh" ve bütün adem âlemleri "Sübhânallah, sübhânallah" derken ve ihâtalı[kuşatıcı] bir kanun-u mübareze[vuruşma, çatışma] ile melekler şeytanlarla ve hayırlar şerlerle, tâ kalbin etrafındaki ilham[Allah tarafından insanın kalbine veya zihnine indirilen mânâ], vesvese[şeytanın, kötü insanların kalbine düşürdüğü fitneci kuruntular] ile mücadele ederken, birden meleklere imanın[meleklerin varlığını kabulün] bir meyvesi tecellî eder[görünür], meseleyi halledip karanlık kâinatı ışıklandırır. 1 اَللهُ نُورُ السَّمٰوَاتِ وَاْلاَرْضِ âyetinin envârından[nurlarından] bir nurunu bize gösterir ve bu meyve ne kadar tatlı olduğunu tattırır.

İkinci bir küllî[umumi] meyvesine, Yirmi Dördüncü ve elif (  ا)'ler kerametini gösteren Yirmi Dokuzuncu Sözler işaret edip parlak bir surette meleklerin vücudunu ve vazifesini ispat etmişler. Evet, kâinatın her tarafında, cüz'î[az] ve küllî[umumi] herşeyde, her nevide[türde], kendini tanıttırmak ve sevdirmek içinde merhametkârane[merhamet sahibine takışır şekilde] bir haşmet-i rububiyet[idare ve terbiye ediciliğin haşmeti, heybeti, büyüklüğü], elbette o haşmete[büyüklükte], o merhamete, o tanıttırmaya, o sevdirmeye karşı şükür ve takdis[Allah'ı her türlü kusur ve noksanlıklardan tenzih ediş] içinde bir geniş ve ihatalı ve şuurkârâne[şuurlu şekilde] bir ubudiyetle mukabele etmesi [karşılık vermesi]lâzım[gerekli] ve kat'îdir[kesindir]. Ve şuursuz[bilinçsiz] cemâdat[cansız varlıklar] ve erkân-ı azîme-i kâinat[kainatın büyükesasları] hesabına o vazifeyi ancak hadsiz[sayısız] melekler görebilir ve o saltanat-ı rubûbiyetin[Allah'ın kâinatı terbiye ve idare edicilik sıfatının saltanatının] her tarafta, serâda[yeryüzünde], Süreyya'da[gök yüzünde], zeminin temelinde, dışında hakîmâne[Hikmetli bir şekilde] ve haşmetkârâne[haşmetli bir şekilde] icraatını onlar temsil edebilirler.

Meselâ, felsefenin ruhsuz kanunları pek karanlık ve vahşetli[korkunç] gösterdikleri hilkat-ı arziye[yeryüzünün yaratılışı] ve vaziyet-i fıtriyesini[yaratılmış hali], bu meyve ile nurlu, ünsiyetli[alışık] bir tarzda "Sevr[öküz]" ve "Hut[balık]" namlarındaki iki meleğin omuzlarında, yani nezaretlerinde[gözetiminde] ve Cennetten getirilen ve fâni[geçici] küre-i arzın[yer yüzünün] bâki[ebedi] bir temel taşı olmak, yani ileride bâki[ebedi] Cennete bir kısmını devretmeye bir işaret için "sahret[Büyük sert taş]" namında uhrevî bir madde, bir hakikat gönderilip Sevr[öküz] ve Hut[balık] meleklerine bir nokta-i istinad[dayanak noktası] edilmiş diye Benî İsrail'in[İsrail oğullarının] eski peygamberlerinden rivayet var ve İbn-i Abbas'tan dahi mervîdir[haber verilmiştir]. Maatteessüf[yazık ki] bu kudsî[kutsal] mânâ[anlam], mürûr-u zamanla[zamanın geçmesiyle] bu teşbih[benzetme], avâmın[halkın] nazarında hakikat[gerçek] telâkki edilmekle[kabul etmekle]  aklın haricinde bir suret almış. Madem melekler havada gezdikleri gibi toprakta ve taşta ve yerin merkezinde de gezerler; elbette onların ve küre-i arzın[yerin] üstünde duracak cismânî[cisimden] taş ve balığa ve öküze ihtiyaçları yoktur.

 

 

 

1-    "Allah göklerin ve yerin nûrudur." Nur Sûresi, 24:35.

 

 

Devam edecek:108

 

 


--
Bu grubun hiç bir siyasi oluşum, parti, vakıf, örgüt, dernek veya benzeri yapılanmalarla alakası yoktur.Aynı zamanda onlara uzaklığı veya yakınlığıda bulunmamaktadır. Müslüman Anadolu İnsanının Tarafında yer alan Gerçek Vatanseverliği ilke edinmiş, Anti Emperyalist HABER BİLGİ PAYLAŞIM STANDIDIR.."
Grupta yayınlanan yorum ve yazılardan yazarları sorumludur.Ayrıca harici linklerden de Anadolu Haber Günlüğü Mesul değildir...
 
Grup Yöneticileri Mail Adresleri Aşağıdadır
kurtulusyolu99@gmail.com
bahadirserhad@gmail.com
forevermirza@gmail.com
 
Bu gruba posta göndermek için, mail atın: anadoluhaber@googlegroups.com
Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin: anadoluhaber-unsubscribe@googlegroups.com
Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/anadoluhaber?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
Google Plus'da Paylaş

Yazar Unknown

Yazar hakkında bilgi yazılacak.
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum :

Yorum Gönder

Yorumlarınızda Kişilik haklarına saldırı,küfür ve benzeri ifadeleriniz yayınlanmamaktadır.Yorumları yazarken İsminizi belirtmeniz önemle duyurulur.