[anadoluhaber] FW: Yılmaz Erdoğan




From: mehmetali.yayla@deu.edu.tr
To: ;
Subject: Fw: Yılmaz Erdoğan
Date: Tue, 3 Aug 2010 08:32:43 +0300

 

DELİ MİNE


 


 








 



BEĞENMEDİĞİ,AYIRIP,BÖLDÜĞÜ BİZLERDEN YANİ TÜRKLERDEN..REYTİNG YAPMASINA İZİN  VERMEYELİM..YENİ BİR DİZİSİ BAŞLIYOR,SEYRETMEYİ N VE  SEYREDENLERİ UYARIN..

 


HEM  TÜRKİYEDE YAŞAYIP ,KESESİNİ BİZLERDEN DOLDURCAK HEM  BİZLERİ AŞAĞILAYIP KALLEŞ pkk LILARDAN KARDEŞLERİM DİYE  BAHSEDİCEK..

YOK  ÖYLE ŞEY..
yilmaz  erdogan aslinda komik degil, traji-komik  !!
 Yılmaz  Erdoğan'a gazeteci İsmail Uğur Ertuğ'un verdiği cevabı  mümkün olduğunca forward edelim. Bu demokrat geçinen  lümpen-soysuz-şerefsiz herifin sesi kısılsın artık.  Vatanını, milletini gerçekten seven, kökeni ne olursa  olsun bu topraklarda yaşamaktan mutlu olan ve bundan  gurur duyan her Türk Vatandaşının, bu adamın ve  ailesinin (Gülben dahil) kitap, sinema, gösteri, konser,  tiyatro vb. sanat adı altında yaptıkları adı ne olursa  olsun her türlü etkinliği boykot etmesi gerekir. Bu  aileye giden her bir kuruş, mehmetçiğe kurşun olarak  geri dönmektedir. Bunu sakın  unutmayın...
 Yılmaz  Erdoğan duvara  tosladı!..
 Okuyun ve  10 değil 1000 kişiye yollayın bu bir vatan borcu.  Sizlerden ricam, saçma sapan mailleri 10 kişiye yollamak  yerine bu maili herkese iletin. Her filminde, her  şiirinde TSK'ya dokundurmadan rahat e tmeyen Yılmaz Er  doğan bu kez duvara tosladı. Mektup ' adı altında  yazdığı uzun yazıda, resmen çocuk katili bölücü  teröristlerle Mehmetçiği bir kefeye koydu. Hürriyet tam  sayfa ve CNN Kürt her saat başı bu bölücü yazıyı tekrar  tekrar verdiler. Erdoğan yazısında Güneydoğu'da kimsenin  kimseye ateş etmemesi gerektiğini belirterek şöyle devam  ediyor:   'Kimse ateş etmesin, kimseye. Hiçbir  gerekçeyle.Hatta kendini savunmak için bile...  Çünkü savunmaya başlayana kadar masumsun  ve masum güzel bir kelime, masum  kal...'
 Yani, hain  terörist çoluk çocuk öldürecek, köy basacak; vatan  evladı Mehmetçik, ne dürüst vatandaşı ne de kendisini  savunacak. Pes  doğrusu!..
    Devam ediyor.
   'Yazgı birini kışlaya birini dağlara  götürmüş.    'Mırın' denir Kürtçe'de  'Ölüm'dür  Türkçe'de.`
 Vah vah  vah!.. Neredeyse kardeş katili teröristler için  ağlamamızı istiyor!.. Erdoğan pislik terörist ile vatan  borcu için gö nüllü olarak askere giden ana kuzusu  askerimizin aynı kaderi paylaştığını hangi cesaretle  söyleyebiliyor?
    Bakın Erdoğan, kendi aşiretindeki köleliği daha  kaldıramadan, yazısında neler yumurtluyor: 'Ve Türkçe,  güzel kelimeleriyle her şeyi iyileştirebilir. Kürtçe'yi  bu cendereden çıkarabilir. Alır bu Mezopotamyalı  kardeşini, önce yaralarını iyileştirir. Onu  özgürleştirir..  '
 Devletine  isyan et. Dağlara çık, 30 yıl önüne geleni öldürürken  'gerilla' de. Hesabı sorulup çocuk katillerinin dağlara  leşleri bir bir serilince utanmadan  Yazgı, kader  mahkumu' deyiver. Aynı Ermeniler gibi. Fransız  üniforması giyip yüzyıllarca birlikte yaşadıkları  insanlara arkadan ateş açtılar. Hesapları tutmayıp  boylarının ölçüsünü alınca 'Biz masum insanlarız.  Türkler bizi katletti vs...' demeleri  gibi...
 
Her HAİN  layık olduğu cezayı ER-GEÇ alır. Yılmaz Erdoğan  tiyatrosunda her fırsatta kendi çocukluğundan söz  ederken, ' Hakkari'de askerler kurşun atar, biz  de onları ellerimizle yakalamaya çalışarak oyun  oynardık.' şeklinde anılar anlatır ve açık  açık TSK ile kafa bulur. Onursuzlar da bunu yılışık  yılışık alkışlar. Yılmaz Erdoğan NE 'kalleş dost' NE de  mert düşman' olabilmeyi becerebilmiştir. Ciwan HACO  konseri için toplanan kalabalığa 'Kürtçülük' nutku  atarken, güvercin kanadına yazdığı mektuplarda 'Timsah  gözyaşı' döküyor. Ama 'İç ülkeden iç ülkeye' diye  şiirinde kastettiği Kürdistan'dan hiç söz etmiyor bu  mektubunda. Yazdığı mektup, bizim mütareke medyası  tarafından bin bir türlü  duygu sömürüsü ile servis  edilmeye çalışılsa da artık mızrak çuvala sığmıyor. Tam  da TSK'nın sınır ötesi operasyon yaptığı şu sırada mı  depreşti Yılmaz Erdoğan' ın yüreğindeki 'barış'  sevgisi?
    Yılmaz Erdoğan'a Doğu, Güneydoğu ve Irak'ı ondan çok  daha iyi bilen biri  olarak  soruyorum:
  Türk  Kürt kardeşliğine ve ateşkese bu kadar önem veriyorsan,  yıllarca  PKK'nın yayın organı, terör yanlısı ve aşırı Kürt  milliyetçisi Özgür Gündem'de ve PKK saflarında faaliyet  gösteren
kardeşin  Mustafa Erdoğan'a  
neden bugüne  kadar engel olamadın? Yoksa sende mi aynı saflardaydın  da haberimiz yoktu? Çok değil, 1997'de kardeşin meşhur  değilken, PKK'nın 'kalemiz' dediği, Kuzey Irak'taki Zap  kampında 5 Türk askeri rehin tutulurken kardeşin de  orada yatıp kalkardı. Büyük gazete ve televizyonları n  Diyarbakır muhabirleri ile bölücü Özgür Gündem'in Ankara  temsilcisi ve muhabiri olarak kamplara gider  gelirdi. O zaman kan akmıyor muydu? O  zaman kardeş değil miydik? Kardeşin yerel kıyafetlerle,  'gazeteci' adı altında gözlerimizin önünde terörist  kamplarında fink atarken, özellikle kamp komutanı azılı  terörist Rıza Altun'un dizini n dibinden  ayrılmıyordu.
Rehin  Mehmetçikler adına, onun da senin de ne yaptığını ben  göz tanığı olarak gördüm ...  Delikanlıysan çık  'bunları bilmiyorum' de  !..
 Kardeşin  internetteki özgeçmişine bu çalıştığı terörist  gazetesini ve o yılları koymamış, sorsana acaba  neden?
 
  Belki hatırlarsın, sen de vardın. Kürt milliyetçisi kardeşin, şarkıcı  Gülben'le tüm medyanın önünde göstere göstere meydan  okurcasına Kürtçe şarkı eşliğinde dünya evine  girmişti. Kimsenin gözünden kaçmıyor.  Şimdi kalkmış sanki Türkiye bir ülkeyle savaşıyormuş  gibi laf ebeliği yapıp, teröristle tertemiz Mehmetçiği  bir görüp milleti 'Barış'a mı davet  ediyorsun?
 Abi kardeş  dünyanın terrorist dediği PKK'ya halkın huzurunda siz de  'terörist' deyip, çoluk çocuk masum insanları  öldürmemeleri, okul, sağlık ocağı ile yol makinelerini  yakmamaları için önce onlara  mektup yazmanız  gerekmez  mi?
    Sevgili okurlar keşke türlü kelime oyunlarına hiç  başvurmadan, delikanlıca çıkıp ben 'Kürtçüyüm'  diyebilseydi daha dürüst davranmış olurdu. Tabii böyle  bir kaygısı varsa.
    Siyasal  Kürtçülerin başvurdukları en büyük yöntem  budur.
Ağızlarını  açtıklarında bol bol kardeşlik, eşitlik, barış ve  sevgiden söz  ederler.
Ancak hava  kararınca gündüz birlikte çay içtikleri komşularına  kurşun
yağdırmaktan  geri kalmazlar.  Mertlik, delikanlılık, barış,  çocukların
geçtiği  yollara mayın döşeyerek  olmaz!
 
  Akrabalarına ve  kardeşine önce bunu hatırlat  Yılmaz.....

 

 


Google Plus'da Paylaş

Yazar Unknown

Yazar hakkında bilgi yazılacak.
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum :

Yorum Gönder

Yorumlarınızda Kişilik haklarına saldırı,küfür ve benzeri ifadeleriniz yayınlanmamaktadır.Yorumları yazarken İsminizi belirtmeniz önemle duyurulur.