[anadoluhaber] Unutulmuş bir Yahudi'yim

Türkiye ve İsrail ortak vatandaşı, İsrail de ikamet eden ve İsrail daima haklıdır yönünde yazıları ile tanınan Sayın Rafa el Sadi’nin Unutulmuş bir Yahudi’yim başlıklı ve DAVID HARRIS imzalı bir iletisinden ve bu iletiye ilişkin görüşlerimden söz etmek istiyorum.

Yahudilerin acılar sürgünler katliamlar ile dolu acılar içinde geçen tarihlerinden bazı örnekler ile Yahudilerin insanlığa yaptığı hizmetler birlikte anılarak bazı sonuçlara varılmak istenmektedir. Kolay değil beklide samimi bir duygusallık içinde anlatılan bu acı hatıralar zinciri bir ajitasyon değil beklide sadece samimi bir içini dökmektir. Tarihteki dramatik olaylar ile Yahudilerin insanlığa yaptığı hizmetler birlikte anlatılarak biz insanlara iyilikten başka ne yaptık ki anlamında bir sonuca varılıp. Kendilerinin sürekli mazlumlar diğer insanların ise kendilerine sürekli zulmeden zalimler olduğu imajı, yazarın maksadı bu olmasa dahi içgüdülerin etkisi ile biraz örtülü de olsa okuyucuyu bu sonuca varmaya yönlendirilmektedir.

Unutulmuş bir Yahudi’yim başlıklı yazıya yorum ve cevap

Çok üzücü ama sanki yarısı ele alınıp yarısı ihmale dilmiş olarak ele alınmış bir hikâye. Üzücü çünkü bunları dünyada hiç bir insan yaşamamalıdır. Muhtemelen de doğru bir hikâyenin anlatılan kısmında kalan daha çok bunları hak etmeyen sıradan insanların acılarından oluşmaktadır. Eksik ve gözden kaçırılan kısmı ise Yahudilerinin hikayesinin daima aldıkları intikamlar ya da intikam alma çalışmalarının bir sonraki acı hikaye aşamasına sebep olmasıdır. Halbuki acı çekmiş olanların intikam peşinde koşmaları ve kendilerine yapılanı ellerindeki aciz kalanlara yapmakta sakınca görmemeleri bu olaylar zincirini yumurta tavuk hikayesine döndürmesidir.

Şimdi Tevrat'ı karıştırsak bir aşk ve sonunda birlikte kaçma hikâyesinden dolayı, kendi rızası ile kaçan kızlarını kaçıran  yabancı damadı kabilesinden mutlaka öldürmek üzere teslim etmelerini isteyen Yahudi kabilesi ile bu durumu çözmek için ellerinden geleni yapmaya çalışan ve Yahudilerin tüm anlaşma şartlarını kabul ederek yaşlı başlı savaşçılarının dahi sünnet olmasına bile razı olan bir kabilenin hikayesi gibi pek çok olay bulabiliriz. Oğlanın kabilesi aslında kızın kabilesini ezecek kadar güçlüdür. Buna rağmen haksızlık yapmaktan sakınan adil bir kabiledir. Kızlarını kaçıran oğlan zorla kaçırmamıştır. Bu bir aşk macerasıdır ve ferman dinlememiştir. Kız da zaten kendisi kaçmıştır. Bu yüzden oğlanın kabilesi oğlana da zulüm ederek öldürtülmesine haklı olarak karşı çıkmaktadır. Sonunda Yahudi taraf önemli miktarda ödünler ve tavizler alma teklifine  birde oğlan tarafının erkeklerinin aynı günde sünnet olarak Yahudilerin dinine geçmesini talep ederler. Sonunda bu teklif de kabul edilir ve oğlan tarafının eli silah tutan ve tutamayan tüm erkekleri aynı günde sünnet olup yaralı olarak yataklarına yatınca Yahudi savaşçılar harekete geçirilip oğlan tarafı tamamen kılıçtan geçirilir.

Bu olay yakın tarih İsrail deki Telaviv üniversitesinde bir profesörün gayreti ile test sorusu yapılarak öğrenciler arasında kamu yoklaması yapılır. Soru, bu yukarıda anlattığım olay eğer günümüzde yaşansaydı yine o zamandaki gibi mi davranırdınız yoksa karşı tarafa kabul ettirdiğiniz tüm istekleriniz sonucu yapılan anlaşmaya sadık mı kalırdınız şeklindedir. Sonuç üçte iki çoğunluk ile aynısını yapardık olmuştur. 

Dünyada anlaşmalara sadık kalmayan bir damar var oldukça sürekli kan döküleceğinden de kuşku yoktur. 

İsrail'in Filistin de haddi aşan yaptıkları ABD deki ikiz kuleleri vurmuştur. ABD de gelip bununla bir alakası olmayan Irak'ı vurarak aşağıdaki hikâyede geçen Yahudilerin bir zamanlar Irakta çektiklerini söyledikleri çilelerin akıl almaz katlarda mislinin çok çok üzerinde acı çektirerek Yahudilerin intikamını Iraklılardan almakta kullandığı ABD'yi de büyük kayıplara sokmuş ve iflasın eşiğine getirmiştir. Belki de Yahudilerin tarih boyu yıktıkları son dünya süper gücü de ABD olacaktır. Bu durum Bazı Yahudi yöneticiler için devletler ve insanlar ile masada bilardo oynamak için bir zevk haline getirilmiş olsa gerektir. Tabi bunun sonunda çıkacak belki de büyük dünya savaşında iletişim çağında tüm insanların eli Yahudilere ve Yahudilerin eli de insanlığa kalkacak. Kitabı mukaddeste geçen bu tarifin şimdiye kadar Türkler olduğu zannının yanlış olduğu, bu sözün Yahudileri işaret ettiği ortaya çıkacak ve belki de insanlık tümü ile Yahudilere şah çekecek. Yahudiler de temelli mat olacaktır. Sayın Rafael Sadi beyin naklettiği bir Yahudi'nin iç dünyasındaki acıları elbette ki gerçekten acı ve olmaması gerek olaylardır. Ama birde gözlerimizin önünde Irak da, Filistin de Afganistan da, bardağı taşıran Gazze de yaptıkları ya da sebep oldukları olayların dünya tarihinin her safhasında olduğu da ortaya çıkarda tüm büyük savaşların ve küçük fitnelerin içinden de Yahudiler çıkarsa ne olacaktır. En son anlaşmalara sadık olmayan ve tüm ulusların kabul ettiği uluslar arası anlaşmalar da dahil ihlal ederek. Uluslar arası sularda Yahudilerin işkence ederken keyif aldıkları ve gösteri yaptıkları haham fetvalı katliam sonrası yaralı Gazze ye yardım götüren uluslar arası yardım konvoyuna ve bölgedeki tek dost ve yardımcısı Türkiye'nin vatandaşlarına yaptığı saldırı ve katliamın da elbet de bir faturası olacaktır. Çünkü asla özür dilemeye de tazminat ödemeye de yanaşmamaktadır. Demek ki hastalıklı zihinlerinde sadece Yahudilere yapılanlar vardır. Ama kendi yaptıkları gayet doğaldır. Bu bir akıl hastalığıdır. Belki de ahlaki zaaftır. Bu kadar saldırgan, ne oldum delisini bir yere kapatmak ya da doğru dürüst ihlali halinde kesin yaptırımları olan bir barışa zorlamak bu da olmazsa insanlık âleminden tecrit ederek çevresi ile kavgalı olamayacağı bir yere taşımak lazımdır.

Belki böylelikle dünya savaşlarının azaltılıp Yahudilerde dahil daha çok insanın sıkıntı çekmesi önlenebilir.

Umarız bir süre sonrada Yahudilerde öz eleştiri yapmayı da öğrenip biz onlara ne yaptık ki demekten vazgeçerek bizde Kitabı mukaddesteki anlatılan gibi, Gazze deki gibi hatalar yaptık artık akıl ve diplomasi yolu dışındaki yolları bir yana bırakıp durduk yerde kendimize hasımlar üretmeyelim diye düşünmeye başlarlar.

Ahmet Doğan Şimşek

--
Bu grubun hiç bir siyasi oluşum, parti, vakıf, örgüt, dernek veya benzeri yapılanmalarla alakası yoktur.Aynı zamanda onlara uzaklığı veya yakınlığıda bulunmamaktadır. Müslüman Anadolu İnsanının Tarafında yer alan Gerçek Vatanseverliği ilke edinmiş, Anti Emperyalist HABER BİLGİ PAYLAŞIM STANDIDIR.."
Grupta yayınlanan yorum ve yazılardan yazarları sorumludur.Ayrıca harici linklerden de Anadolu Haber Günlüğü Mesul değildir...
 
Grup Yöneticileri Mail Adresleri Aşağıdadır
kurtulusyolu99@gmail.com
bahadirserhad@gmail.com
forevermirza@gmail.com
 
Bu gruba posta göndermek için, mail atın: anadoluhaber@googlegroups.com
Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin: anadoluhaber-unsubscribe@googlegroups.com
Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/anadoluhaber?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
Google Plus'da Paylaş

Yazar Anadolu Haber

Yazar hakkında bilgi yazılacak.
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum :

Yorum Gönder

Yorumlarınızda Kişilik haklarına saldırı,küfür ve benzeri ifadeleriniz yayınlanmamaktadır.Yorumları yazarken İsminizi belirtmeniz önemle duyurulur.