[anadoluhaber] Tek Türkiye: Birleştirirken Bölmek

Arkadaşlar merhaba,

KV Pusu ve Tek Türkiye özelinde milliyetçi dizileri konu alan bugünkü yazımı paylaşıyorum.

Sevgiyle kalın…

Reha Ruhavioğlu / haBertaraf

Tek Türkiye: Birleştirirken Bölmek

http://www.habertaraf.com/koseyazisi/7368-tek_turkiye_birlestirirken_bolmek.html

STV’de yayınlanan Kollama dizisinin karakterlerinden Kaya Minik bir sahnede şöyle diyordu: “Vatandaşın gerçeği gördüğü pencere medyadır. Oradan neyi gösterirsen ona inanır!”

Türkiye’de medya kendini devletin ideolojik aygıtı olarak konumlandırdı ve bu rolü neredeyse hiç değişmedi. Dün seyrettiğimiz filmlerde bir yandan Malkoçoğlu yiğitler aslan pençeleriyle tek başlarına kaleler fethediyor, diğer yandan aydınlanmış Cumhuriyet kadınları cahil köylüyü aydınlatmaya, eğitip adam etmeye gidiyorlardı. Devlet o pencereden bunun gösterilmesini istiyordu çünkü… Bugün hemen her kanalda bir türevi oynatılan bol milliyetçilik soslu dizilerden anlamamız gereken bugün de devletin böyle istediği herhalde…

Öyle olmasa, iyi reytinge ve dönmesi için toplanan binlerce imzaya rağmen Bu Kalp Seni Unutur Mu dizisi dönmemek üzere yayından kaldırılır mıydı?

TV dizilerindeki amaçlardan birisi insanların ekranda gördükleri kurguya inanmalarını sağlamaktır. Böyle olunca senaryoların kılı kırk yarması gerekiyor. Oysa bizde öyle mi…

En son izlediğimiz bölümü vesilesiyle Kurtlar Vadisi Pusu’dan başlayalım…

Diziye göre; örgüt liderleri akıllı olsa bile satılmış, militanlar sadık ama kandırılmış… Oluşturulmaya çalışılan bu algı bir asırdır değişmedi, değişmez…

Yine diziye göre; anadilde eğitim talebi birden bire ve örgüt eliyle ortaya atılmış, kardeşliğimize göz dikmiş bir provokasyondur. Mahkemede Kürtçe ifade verme talebi de aynı anlayışla değerlendiriliyor. Üstelik burada bir de ironi vardır; savcı Kürtçe ifadeye onay verdiği halde Kürt karakter kendini yeterince ifade edemez, çünkü Kürtçe’yi tam olarak bilmemektedir.

Yukarıdaki sahnelerden çıkarılacak sonuç şudur; Kürtlerin Kürtçe gibi bir talepleri hiç olmadığı gibi bugün de yoktur. Anadilde eğitim için okulu boykot edenler de ifadesini Kürtçe vermek isteyenler de teröristtir. Üstelik bu öyle samimiyetsiz bir taleptir ki bu hak verilse dahi Kürtler Kürtçe’yi konuşamıyorlar.

Gelelim Tek Türkiye’ye…

Doğrusu STV, bölgeyi konu alan dizilerin hepsinde devletin ideolojik aygıtı olma rolünü çok iyi yerine getiriyor.

Daha önce de yazmıştım; tarihin, kültürün, onurun, direnişin simgesi Puşi her kanalda “teröristlerin” boynunda ve sonuç; Kürt ilinde memur bir arkadaşım tatilde memleketine giderken yeğenine hediye olarak puşi götürür. Çocuk bu hediyeye hiç memnun olmaz ve dayısına ‘Ben terörist miyim?’ diye kızar. ‘Ne alaka?’ diyen dayı ikinci cümle ile meseleyi anlar: ‘Ölümsüz Kahramanlar’da bunu hep teröristler takıyor…

Misal Kollama’nın müzikleri bölgenin dağlarındaki yazıları çağrıştırıyor, ki bu iyi bir çağrışım değil…

Tek Türkiye, Kürt Meselesini bugünkü devletin görmek ve göstermek istediği şekilde yansıtıyor; Kürtler kardeşler ama cahil, geri kalmış kardeşler… Başta Yahudi ve Ermeniler akıllı Kürtleri satın almış, cahilleri kandırmış ve bir örgüt kurmuşlardır. Cehalet, doktor Tarık gibi aydınlanmışların Kürtleri aydınlatması ile ortadan kalkacaktır. (Bu aydınlanmacı nesil 1930lardan beri durmadan gelir, lakin bu Kürtlerin cehaleti hala giderilebilmiş değil…)

Tek Türkiye’ye göre örgüt; hapçı, uyuşturucu müptelası bir güruhtur. Hatta daha da ileri gidip örgütü “içip içip birbirini becerenler örgütü” olarak lanse eder. (Afedersiniz ama pusulası hoşgörüye ayarlı bir hareket bu diziyle örgüte dolaylı ya da açıktan destek veren yaklaşık 4-5 milyon Kürdün gönlüne girmeyi nasıl düşünüyor anlamıyorum.)

Filmde doğru düzgün Türkçe konuşan Kürt, neredeyse hiç yoktur. Hadi buna bir şey demeyelim, ama filmdeki Kürtlerin şiveleri birer hilkat garibesi oldukları izlenimini uyandırıyor.

Başka bir nokta da filmde askere hiç toz kondurulmazken, bölgedeki koskoca bir suç yığını Çetin ve üç-beş adamına yıkılıyor. Böyle olunca uyandırdığı izlenim “kötü olanın devlet değil, devletin içine sızmış derin yapılar” olduğudur. Bana göre bu düşünce artık sorunla yüzleşmekten kaçmanın bahanesi olmuştur.

Kürtler; Kaymakamından özel harekat polislerine, askerinden öğretmenine devleti temsil eden herkesten zulüm gördükleri bir zamandan geçtiler. O zulmü yapanlar cezalandırılmak yerine hep taltif edildiler. Devlet suçluları cezalandırsa bu düşünceye hak verilebilirdi ama söyler misiniz; hayvanları ağıla toplayıp ateşe veren, köylüyü köyünden süren, insanlara dışkı yediren, sivil halkı silahla tarayan devlet görevlileri görevlerinin başında kalmaya devam ediyorlarsa bunların tamamı devletin de suçu olmuyor mu?

AKP ve Gülen’i bitirme planında “Kurtlar Vadisi, Tek Türkiye ve Kollama dizileri hakkında olumsuz haberler yaptırılarak bu dizilerin halk nezdinde güven yitirmeleri sağlanmalıdır.” ifadeleri yer alıyordu.

Darbe planında yer alan bu ifadeler beraberinde iki sonucu doğurdu;

ilki; bu diziler birleştirici olduklarından Ergenekon’un bu dizilere düşman olduğu düşüncesi… Bu düşünce yanlış; çünkü bu diziler birleştirici falan olduklarından değil Ergenekon’a da yüklendiklerinden dolayı Ergenekon bu dizilere düşman…

ikincisi; hal böyle olunca bu dizilere eleştiri yöneltenler “Ergenekoncu olarak görülme” tehlikesi ile susturulmaya çalışıldılar.

Bu durumu da vicdan sahiplerinin vicdanına havale ediyorum…

Yineliyorum; bu ülkeye kardeşliğin nasıl geleceği konusunda kafa yoranlara böyle gelemeyeceğini rahatlıkla söyleyebilirim. Barış ve kardeşlik getirecek formülü aramayı bilmiyoruz, sanki bulmamak için arıyoruz. Ya da arıyor muyuz?

Not: Bu konu hakkında farklı görüşlerin tartışma yazılarını bir arada görmek için ruhavi.blogspot.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

Reha Ruhavioğlu / reha.ruhavi@gmail.com

--
Bu grubun hiç bir siyasi oluşum, parti, vakıf, örgüt, dernek veya benzeri yapılanmalarla alakası yoktur.Aynı zamanda onlara uzaklığı veya yakınlığıda bulunmamaktadır. Müslüman Anadolu İnsanının Tarafında yer alan Gerçek Vatanseverliği ilke edinmiş, Anti Emperyalist HABER BİLGİ PAYLAŞIM STANDIDIR.."
Grupta yayınlanan yorum ve yazılardan yazarları sorumludur.Ayrıca harici linklerden de Anadolu Haber Günlüğü Mesul değildir...
 
Grup Yöneticileri Mail Adresleri Aşağıdadır
kurtulusyolu99@gmail.com
bahadirserhad@gmail.com
forevermirza@gmail.com
 
Bu gruba posta göndermek için, mail atın: anadoluhaber@googlegroups.com
Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin: anadoluhaber-unsubscribe@googlegroups.com
Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/anadoluhaber?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
Google Plus'da Paylaş

Yazar Anadolu Haber

Yazar hakkında bilgi yazılacak.
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum :

Yorum Gönder

Yorumlarınızda Kişilik haklarına saldırı,küfür ve benzeri ifadeleriniz yayınlanmamaktadır.Yorumları yazarken İsminizi belirtmeniz önemle duyurulur.