

Seyid Rizanın torunu Rüstem Polat:
"Mave xérdi Meymané delali. Meymané mayéke Serva qeseykerdene serva paneli amé naza zof qedırgırané. Dewa Desımi arezekerdenede zof xızmeta de gırse kené. Berx u darvé. Wastena ma Dewletera nawake, Zulmoke Cısné maré kerdo, Dewleta Tırki na zulım qewulkero Hurendia mezeluné Seyiduné ma vazo. Maki vajimeke, Dewleta Tırki endi réça isoniye taqıvkena. Maki vajimeke dırveté ma endi weşivé. Heq sımara rajivoke eve thomara reze Dewa Désımi taqıvkené.Wes u warvé."

Tunc Eli OperasyonuIsim iade edilmeliPlaka no ile degistirilmeli (62 yerine 21)2010/4/27 Baris Emre <barishov@gmail.com>
Operation Bronze Hand2010/4/26 G. Mert Aydogdu <mertaydogdu@yahoo.com>
Kendi Celladına Biat Eden Bir Halk Olmayacağız!![]()
![]()
![]()
Kendi Celladına Biat Eden Bir Halk Olmayacağız!
Başbakanın son günlerde verdiği mesajlarda Seyit Rıza'nın son nefesini verirken söylediği sözleri hatırlatması tarihi bir öneme sahiptir. Türkiye'nin geleceği açısından önemli olan yaklaşımların siyasete kurban edilmeyerek gereğinin yapılması ise tek arzumdur. Aksi takdirde önemli olan bu söylemlerin değeri olmayacaktır.Ferhat TUNÇ / BİAOnur Öymen, istemeyerek de olsa bizim için çok hayırlı bir iş yaptı! Bundan böyle 10 Kasım, sadece Atatürk'ün ölüm yıldönümü olarak bilinmeyecek, acısını ruhumuzun derinliklerinde hissettiğimiz Dersim kırımının, çok daha güçlü bir biçimde Türkiye'nin vicdanlarına sunulduğu bir gün olarak da hatırlanacak...Memleket olarak bildiğimiz Dersim, 37 ve 38 katliamının sarsıcı hikâyeleriyle dolu. Yıllardır ecdadımızın uğradığı bu büyük vahşetin derin acısını yüreklerimizde bir kor gibi taşıyarak bugünlere geldik. Hayatımız, bu insanlık dramının derin sancısıyla kâbusa dönüştü adeta. Şimdi sadece bizler değil, yıllardır bizi anlamakta zorlanan milyonlarca insanın "bu kadarı da olmaz" dedikleri bir duyarlılık ortaya çıktı."Olay" şudur: Dersim, dünya tarihinde eşi benzeri olmayan bir katliam türüyle yok edilmek istendi. Yediden yetmişe kadın -çocuk, genç- ihtiyar ayırt edilmeksizin toplu olarak katledildi insanlar. Cezaevlerinde yatan yüzlerce katil, Dersim harekâtında yer almak kaydıyla salıverildiler ve bu katliamda bizzat yer almaları sağlandı. Bu durum Dersim'deki vahşetin boyutlarının çok daha büyük olmasını beraberinde getirdi. Bugün katliamın boyutları o dönemi yaşayan tanıkların anlatımı ve dönemin yetkililerin anlatımında daha iyi gözükmektedir. Sabri Çağlayangil'in anılarında dersimle ilgili " mağaralarda fare gibi zehirledik" sözleri dahi bu vahşeti anlatmaya yetiyor. Celal Bayar'ın anılarında dersimle ilgili kararla ilgili "bir an Atatürk'le göz göze geldik, her şeyi anlamıştım. Dersim yok edilecekti" sözleri ise katliamın nasıl planlandığı ve kimlerin karar aldığını gösteriyordu.Dersim'e yönelik zulüm politikaları, katliam sonrasında çok daha farklı bir biçimiyle yani sürgün ve asimilasyonla devam ettirildi. Dersim'de sürgün edilen ailelerin çocukları yeni farkına vardıkları bu trajik durumun acısıyla sarsılıyor. Sıddıka Avar politikasının sonucu olarak daha önce Dersimli olduğunu gizleyen birçok insan, bugün atalarının yaşadığı bu dramın boyutlarını merak ediyor ve Dersimli olduğunu belirtme gereğini duyuyor. Son günlerde daha önce Dersimli olduklarını bilmediğimiz bazı köşe yazarlarının bu doğrultuda yaşanmış hikâyelerini okuyoruz; bu da son tartışmaların bir "getirisi" olarak hatırlatılması gereken bir gelişme.Evet, nasıl bir devlet gerçeğinde yaşadığımızı, sanırım şimdi çok daha iyi görmek ve anlamak durumundayız. Her seferinde bizi, bu gerçekleri dillendirdiğimiz ve sorguladığımız için "devlet düşmanı", "vatan haini" olarak damgalayanların utanacakları andır şimdi. Bugün bile Genelkurmay'ın bizleri "bölücülük" le suçlamasının ve hazırladıkları andıçlarla bizi hedef haline getirmesinin arka planında Kürt, Alevi ve Dersim'li kimliğimize yönelik taşıdığı ezeli düşmanlık yatmaktadır. Bizler bu zihniyete "düşman" olmak yerine bu zihniyetin bize olan düşmanlığını ortadan kaldırmanın meşru demokratik direnişi içindeyiz. Etnik kimliğimiz ve inancımızdan ötürü uğradığımız haksızlıkların hesabını sormak, özgür bir toplumun bireyleri olarak güven içinde yaşamak istiyoruz...Bunun mümkün olabilmesinin yegâne yolu hiç şüphesiz atalarımızın uğradığı bu trajediyle yüzleşmekten, hesaplaşmaktan geçiyor. Dolayısıyla bu hükümetin "demokratik açılım" sürecini ve bu sürece bağlı olarak atılacak olan adımları önemsediğimi belirtmeliyim. Önemsemenin de ötesinde Başbakan'ın son günlerde verdiği mesajlarda Seyit Rıza'nın son nefesini verirken söylediği sözleri hatırlatması tarihi bir öneme sahiptir. Türkiye'nin geleceği açısından önemli olan yaklaşımların siyasete kurban edilmeyerek gereğinin yapılması ise tek arzumdur. Aksi takdirde önemli olan bu söylemlerin değeri olmayacaktır.Toplumuzda var olan derin endişelerin ve şüphelerin ortadan kalkması bu sürecin çok daha anlaşılır olmasını beraberinde getirecektir. Bu anlamda hükümetin çok daha somut bazı adımlar atmasının kaçınılmazlığı ortadadır. Örneğin, Dersim adı üzerinde ortaya çıkan beklentilerin karşılık bulması bu anlamda önem taşıyor. Dersimliler olarak atalarımızın katline yönelik gerçekleşen operasyonun ismi olan "Tunç Eli" ismiyle ile anılmak istemiyoruz artık. Munzur vadisinin yapılacak olan barajlarla yok edilmesine isyan ediyoruz ve bu konuda da hükümetin insanlarımızı rahatlatacak adımlar atmasını bekliyoruz. "Evladı Kerbelayız, bi hatayız, yazıktır, günahtır" diyen Seyit Rıza ve yoldaşlarının idam edildikten sonra gömüldükleri yeri bilmek ve onlara duyduğumuz derin hürmet ve saygımızı bizzat mezarlarını ziyaret ederek göstermek istiyoruz. Bu son derece insani bir istek ve taleptir. Bunun gerçekleşebilir olmasının tek yolu var o da devletin Dersim kırımına ilişkin kendi arşivlerini zaman kaybetmeden açmasıdır.Bütün bu değerlendirmeleri yaparken CHP içerisindeki Kürt, Alevi ve Dersim'liler içinde bir şeyler söylemek ihtiyacı duyuyorum. Dersim'de "Onur Öymen gereğini yapsın" diyerek önemli bir çıkış yapan ancak Ankara'ya döndükten sonra efendisinin telkinlerine boyun eğerek farklı bir tavır sergileyen Kemal Kılıçdaroğlu, atalarının kemiklerini sızlatmayı sürdürüyor. CHP, Öymen'in sözleriyle ortaya çıkmış olan katliamcı ve imhacı imajını Dersimli Kılıçdaroğlu ve yedeği durumunda olan Ali Kılıç'la düzeltmeye çalışıyor.Buradan bu ikiliye şunu söylemek doğru olacaktır. Bu ihanete son verin ve halkımızın cellâtlığına soyunmuş bir ezeli zihniyet olan CHP'yi aklamaya çalışmayın. Onur Öymen kendi zihniyetini savunacak ve bunu parlamentoda dile getirecek kadar tutarlı davranmıştır. Oysa sizler bu kan emici zihniyeti savunanlar kadar namuslu davranamıyorsunuz. Hiç olmazsa yerinizde oturup sessiz kalacağınıza, yollara düşmüş insanlarımızı ihanetinize ortak etmeye çalışıyorsunuz.Dersim'de Dersim onurunu sahiplenmek adına CHP'den istifa eden 400 kişiden daha değerli değilsiniz. Onurlu olan ve Dersimliye yakışan Dersim'deki insanlarımızın yaptığıdır. Unutmayın ki halkımız, kendi cellâtlığına soyunmuş CHP zihniyetine artık "biat" etmeyecektir.(FT/EÜ)Ferhat TUNÇ
ftunc62@hotmail.com Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
İstanbul - BİA Haber Merkezi - 28 Kasım 2009
__._,_.___.![]()
__,_._,___
--
Baris EMRE
I am he who sees what you can not dare to see, who is who you can not dare to be
Muin-i Ali Osman'a itaat uzreyim emre
Kral-i Orta Macar'im ki namim Tokeli Emre
--
Baris EMRE
I am he who sees what you can not dare to see, who is who you can not dare to be
Muin-i Ali Osman'a itaat uzreyim emre
Kral-i Orta Macar'im ki namim Tokeli Emre
--
Baris EMRE
I am he who sees what you can not dare to see, who is who you can not dare to be
Muin-i Ali Osman'a itaat uzreyim emre
Kral-i Orta Macar'im ki namim Tokeli Emre
Bu grubun hiç bir siyasi oluşum, parti, vakıf, örgüt, dernek veya benzeri yapılanmalarla alakası yoktur.Aynı zamanda onlara uzaklığı veya yakınlığıda bulunmamaktadır. Müslüman Anadolu İnsanının Tarafında yer alan Gerçek Vatanseverliği ilke edinmiş, Anti Emperyalist HABER BİLGİ PAYLAŞIM STANDIDIR.."
Grupta yayınlanan yorum ve yazılardan yazarları sorumludur.Ayrıca harici linklerden de Anadolu Haber Günlüğü Mesul değildir...
Grup Yöneticileri Mail Adresleri Aşağıdadır
kurtulusyolu99@gmail.com
bahadirserhad@gmail.com
forevermirza@gmail.com
Bu gruba posta göndermek için, mail atın: anadoluhaber@googlegroups.com
Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin: anadoluhaber-unsubscribe@googlegroups.com
Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/anadoluhaber?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin





Kendi Celladına Biat Eden Bir Halk Olmayacağız!
Shamilonline'nin İmarat Kavkaz Dağıstan sektörü haber kaynaklarından edindiği verilere göre, bugün akşam saatlerinde, (29.Nisan.Perşembe) Dağıstan'ın Kazbekovskom bölgesi Dylim köyü yakınlarında mürtedlerin MVD-DPS polis karakoluna Şehadet saldırısı düzenlendi. İlk verilere göre 2 mürted polis öldü 18 ağır yaralı olduğu bildirildi.
Shamilonline'nin İmarat Kavkaz Dağıstan sektörü haber kaynaklarından edindiği bir habere göre, 27.Nisan günü Dağıstan Yeni Kostek köyü yerel sakinlerinden kimliklerinin, Magomedzagir Isagadzhiev, Israpil Majidov ve Kurban Aliyev olduğu bildirilen 3 kişi mürted güvenlik çetelerince kaçırıldı.
Shamilonline'nin İmarat Kavkaz KBK (Kaberdey-Balkar-Karaçay) sektörü haber kaynaklarından edindiği verilere göre, 27 Nisan gecesi yerel saat ile 00:35 sıraları Kabardey, Baksan bölgesi, Kuba-Taba köyü yakınlarında içinde 3 mürted polisin bulunduğu polis aracına otomatik tüfekler ile ateş açıldı. Saldırıda, 39 yaşındaki polis memuru Zaur Dzugurov ve 32 yaşındaki Musa Dyshekov öldürüldü 1 mürted poliste ağır yaralandı. 
Shamilonline’nin Rus medya kaynaklarından aldığı bir habere göre, işgalci Rus Federasyonu Dışişleri Konseyi üyesi Ziyad Sabsabi tarafından resmi bir girişim ile bir Rusya daki gazetelerin Kafkas Mücahitlerini övücü, “Mücahid, Şehid veya Cemaat gibi terimler kullanmasını yasaklamak için bir yasa önerisi teklifinde bulundu.
Avusturya haftalık
Bu soruyu cevaplamak için öncelikle şunu dikkate almamız gerekir ki İslam, diğer dinlerin aksine ibadet konularında ödün vermez ve küfürden teberi olmak için kesin yükümlülükler dayatır.
Rus yetkililer Pazartesi günü saat 11:00 sularında Dmitrievskiy oto yolunda bir patlama olduğuyla ilgili kafa karışıtırıcı bir haber verdi. İlk olarak ana doğal gaz boru hattının onarımı sırasında bir doğal gaz patlaması olduğu bildirildi. Patlama sonucu 2 otobüs hasar gördü, 1 işçi öldü ve diğer 2 işçi yaralandı. Yüksek katlı bir binanın camları kırıldı. 
Avusturya'nın başkenti Viyana'da 13 Ocak 2009'da gün ortasında işlenen bir suikast sonucu hayatını kaybeden 27 yaşındaki Ömer İsrailov'u cinayeti ile Çeçenistan kukla lideri Ramzan Kadırov arasındaki bağlantı kanıtlandı.
Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddıklarla, şehidlerle ve iyi kimselerle birliktedirler. Bunlar ne güzel arkadaştır. (Nisa-69 )
Polonya cumhurbaşkanı ve eşiyle birlikte üst düzey devlet yetkililerin öldükleri batı Rusya'da 10 Nisan'da meydana gelen Tu-154 uçak kazasında uçağın uçuş kayıtlarını henüz kamuoyuna açıklayıp açıklamamaya karar vermedi.
Son birkaç ay içinde birçok komutan ve şeyhini kaybetmesine rağmen Kafkasya mücahidleri,Rus ve işbirlikçi hükümetlerin sözde güvenlik kuvvetlerine karşı direnişlerini sürdürüyor.Son bir günde Dağıstan ve İnguşetya’da meydana gelen saldırılarda iki polis memuru ölürken İnguşetya’da İçişleri(MVD) Bakan Yardımcısı’nın şoförü,bombalı saldırıda ağır yaralandı.Bölgede büyük bir panik havası var.
SAİD BURYATYALI’NIN ANNESİNDEN MEKTUP
Kovulmuş şeytanın şerrineden Allah'a sığınırım
Allah'ın adı ile...
Polonya uçağına karşı düzenlenen terörist saldırının ve hayatta kalan Polonyalıların öldürülmesinin şüphelisi FSB Rusya'nın uluslararası teröristleri bir hafta kadar derin sessizliklerinden sonra suçlamalara cevap verdi.
Her anı acı her anı çile ve kahır dolu bir hayata rağmen yılmadı, zorluklara ve yokluklara karşı direnmesini bildi. Küçük bir orduyla dünyanın süpergücüne sahip kızıl orduya karşı savaşmak elbette kolay değildi. "Haksız gücün karşısında, güçsüz hakkın yanında olmak benim imanımdır" diyerek Şeyh Şamil'in bıraktığı yerden mücadeleyi başlatmış ve Ruslara meydan okumuştu.
Rusya'nın katliam ve işgal politikası gün geçmiyor ki kendisine bir demir yumruk olarak geri dönmesin. 15 yıldır resmi rakamlara göre 280 bin kişi, resmi olmayan rakamlara göre 400 bin kişi Rus işgalcileri ve işbirlikçileri tarafından katledildi. Bunların yarısından çoğunu kadın ve çocuklar oluşturmaktadır. Böylesine vahşice gerçekleştirilen katliamlara sessiz kalan, işgalci ve kuklalarla aynı safta olan her birey mahşerde her şeyi gören ve işiten, hüküm ve adalet sahibi olan Allah'a (C.C) hesap verecektir.
Ukrayna haber ajansı 