9 Ocak 2014

Büyük Doğu Fikir Ocaklarından Pankart Açıklaması

 
Büyük Doğu Fikir Ocakları ve Anadolu Selçuklu Derneği'nin Malatya'da Astığı Pankart ile İlgili Büyük Doğu Fikir Ocakları Yönetim Kurulu Tarafından Basın Açıklaması Yapıldı.


Yönetim Kurulu Adına Yapılan Basın Açıklamasında Şu İfadelere Yer Verildi
Son günlerde meydana gelen ve Türkiye kamuoyunu derinden etkileyen hadiseler ile ilgili Büyük Doğu Fikir Ocakları ve Anadolu Selçuklu Medeniyet Derneği tarafından Malatya Akpınar Meydanına "Başbakan'a Destek" pankartı asılması, yerel ve ulusal basında büyük yankı uyandırmakla birlikte bazı kesimlerce AK Partiye destek olarak sunulmuştur/algılanmıştır. 



Üstad Necip Fazıl Kısakürek'in Müslüman Türk'ün köklerinden gelen mukaddesatla nakış nakış ördüğü Büyük Doğu fikri, siyasi partiler üstü, siyaset belirleme makamındadır. Bu bakımdan Milliyetçi, Muhafazakar ve mukaddesatçı kesimlerin tamamında mayası ve hissesi bulunan Necip Fazıl'ı ve Büyük Doğu fikrini bir siyasi partiye yamamak veya ona mahkum etmek başta Üstad Necip Fazıl olmak üzere topyekün Büyük Doğu'ya ihanet olacaktır. Bu hakikatin şuuruna ermiş olan Büyük Doğu Fikir Ocakları Derneği, kurulduğu 2007 yılından bugüne kadar hiç bir siyasi partiyi desteklememiştir, bugünde desteklememektedir, bundan sonra da kesinlikle desteklemeyecektir.

Büyük Doğu Fikir Ocakları, şu veya bu partinin tüzüğüne mahkum bir milliyetçiliği değil, ruh ve mana kökünü İslam'da bulmuş Türk-İslam Milliyetçiliğini temsil eden bir teşekküldür. Bu milliyetçiliğin gereği olarak da hadiselere partiler cephesinden değil Türk'ün milli menfaatleri cephesinden bakmakla mükelleftir.

Öncelikle şunu belirtmekte fayda görüyoruz; Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Tayyip Erdoğan'ı, mensubu olduğu partinin üstünde ayrı ve müstakil bir şahıs olarak değerlendiriyoruz. Çünkü kendisi, Müslüman Anadolu milletinin ruh ve mana kökünden fışkıran İslami bir hissiyatın tezahürü ile ortaya çıkmıştır. Bu manada desteğimiz de ancak onun şahsında sembolleşen, halkımızın hissiyatınadır. Temennimiz de Sayın Başbakan'ın halkda tecelli etmiş hak davasını temsil liyakati şartlarına ermesidir. Bu bakımdan "YEDİRTMEYİZ" kelamı Sayın Başbakan'ın -olması gereken- yeri ifade etmektedir.

Son hadiselerden de anlaşılacağı üzere, yıllar boyu Türkiye siyasetini kendi siyasetlerine PARALEL olarak dizayn etmeye çalışan EMPERYALİST bir gücün varlığı ayyuka çıkmıştır. Bu emperyalist yapının çeşitli yerli işbirlikçiler eli ile Türkiye'yi bu rotada tutmaya çalışması karşısında Başbakan Erdoğan'ın Türk milletinin hissiyatına uygun davranmasını diliyoruz. Bu dilek Sayın Başbakan için bir memuriyet iken bu rotadaki bir Başbakan'a sahip çıkmak ve onu Batıcılara "YEDİRMEMEK"de Müslüman Türk milleti için mes'uliyet ve mecburiyettir.

Sayın Başbakan kendisini iktidara getiren iradenin batılı veya batıcı irade değil, Müslüman Milletimizin milli ve manevi değerleri-beklentileri olduğunu unutmamalıdır. 11 yıllık süreçte bir çok hadisede Müslüman Türk Milleti ihmal edilmiş, milli tepki refleksinden yoksun bırakılmış, ahlaksızlık terörüne maruz kalmasının önüne set çekilememiş aksine bu terörü besleyecek - önünü açacak uygulamalara imza atılmıştır. Anadolu'da mukim bir çok batılı-batıcı uygulama devam etmiştir. Anadolu'nun ruh kökünün hapsedildiği Ayasofya kapalı tutulmaya devam edilmiş, ABD ve NATO üsleri Anadolu'nun her karışına yayılmıştır. Devlet erkamı alt üst olmuş Türk Devlet geleneğini yerinden sarsacak uygulamalara girişilmiştir.

28 Şubat'ın güdümlü yargısının aldığı karar ile idam cezasına mahkum olan mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu, Malatyalılar Davasından mahkum olan Zekeriya Şengöz ve Fahri Memur ile cezaevlerinde sırf müslüman oldukları için bulunan kişilerin tutsaklığı devam etmiştir. Devleti besleyen değil devletten beslenen bir güruh türeyerek devleti kuşatmaya çalışmıştır.

Bu anlamda Büyük Doğu Fikir Ocakları ve Anadolu Selçuklu Medeniyet Derneği tarafından asılan ve "Başbakan'a Destek" olarak halka yansıyan pankart Büyük Doğu Fikir Ocakları nazarında Sayın Başbakan'a koşullu bir destektir. Sayın Başbakan Milli ve Manevi Ruhumuzu temsil alanında yer alırsa kendisini batıya ve batıcılara karşı korumak ve milliyetçi-mukaddesatçı halkımızı da sahip çıkmaya davet etmek bizim için Milli bir görevdir. Yine Sayın Başbakanı yukarıda sayılan sorunları çözmeye davet etmekte bizler için Milli bir görevdir.

Sayın Başbakan Osmanlı'nın son kalesi Türkiye Cumhuriyeti'nin temsilidir ve kendisine yapılan-yapılacak saldırılar onun şahsında Türkiye Cumhuriyetine yapılmıştır. Değerli Türk milletimizi bunun bilincinde olmaya davet ediyoruz. Batıcı-Ulusalcı-Kemalist provokasyonlarla Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nı batılı-batıcı işbirlikçiler eli ile devirmeye kalkmak vatana ihanettir. Türk Devleti'ne karşı batı güdümlü Derin veya Paralel Devletler kurmak, bunlar üzerinden Milli iradeye ipotek koymak yine ihanetle eşdeğerdir. Ve Türk Devleti'ne düşen vazife bu yapıları bir daha çıkmamak üzere kökünden kazımaktır.

Yine Türk Devleti'nin üzerine düşen en önemli vazifelerden biri de  YOLSUZLUK ve RÜŞVET gibi devleti kökünden çürüten uygulamaların engellenmesi ve bunu yapanların en ağır cezalar ile cezalandırılmasıdır. Bu konuda daha önce yaptığımız teklifimizi yineliyoruz "MÜSADERE USULÜ" tekrar getirilsin.

Sayın başbakandan, Türk'ün ruh ve mana köküne sadık kalmasını, Müslüman Türk Milletinin mukaddes değerlerine sahip çıkmasını, Türk devlet geleneğinin gerekleri olan hak ve hakikati temsil etmesini, arzusunu duyduğumuz ahlak neslini inşanın önünü açmasını; kısacası, devleti ifsad ettiren tüm batıcı uygulamaların sona erdirilerek devletin tümü ile "Türk'ün Devleti" olarak aslına rücu ettirilmesini istiyoruz.

Bu yolda olduğu sürece de Batıya, Batıcılara, Emperyalistlere, Kapitalistlere, Siyonistlere, Komunistlere, Allahsızlara, Ahlaksızlara, Devrimbazlara YEDİRMEYECEĞİZ...

Saygılarımızla..."

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Yorumlarınızda Kişilik haklarına saldırı,küfür ve benzeri ifadeleriniz yayınlanmamaktadır.Yorumları yazarken İsminizi belirtmeniz önemle duyurulur.