Cemaat'in İçerisinden Mektup var!

Gazeteci-Yazar Adem Özköse'ye Cemaat'in evlerinde kalan bir öğrenci tarafından gönderilen mektupta son süreçde evlerde neler yaşandığı tüm çıplaklığıyla anlatıldıGazeteci ve Yazar Adem Özköse, Cemaatin evinde kalan bir öğrencinin kendisine gönderdiği Mektubu kendisinden izin alarak Facebook hesabından yayınladı..Mektup'ta anlatılanlar Cemaatin tabanı  ile tavanı arasında ki uçurumu da gözler önüne seriyor ..


İşte O Mektup:




Selamunaleyküm Adem Abi!

Yaklaşık 15 gündür size yazıp yazmamakta kararsızdım. Hatta sahte hesap açıp öyle yazmayı düşündüm,tedbir bizim şu dönemde olmazsa olmazlarımızdan. Ama bugün gördüm ki davası 'ümmet' olan insandan korkmayacaksın. Gönül rahatlığıyla yazabiliyorum.

Abi, belki yazdıklarımı okumaya hiç vaktiniz olmayacak ama en azından ben anlatmış olucam .
Velhasılı söze başlayayım.Üniversite 3.sınıf öğrencisiyim.Cemaat evlerinde vazifeliyim. Ailemin evi aslında okuluma yakın,ama hizmetle ilk tanıştığımda,progamlarına ilk katıldığımda 'ben burda olmalıyım' dedim ve çıktım geldim.

Davaları ''Güneşin doğup battığı her yere Allah'ın adını ulaştırmak'' olan bu hizmete gelip bu davayı sahiplenmek istedim. Gel gör ki işin içine girince bunun yanında aslında ufak ufak başka taraflara kaydığımızı fark ettim.Sürekli bir şeyleri sorguluyordum.Bu olaylarda patlak verince bir şeyler dank etti tabiri caizse.Sizin de dediğiniz gibi abi cemaat tavan ve taban olarak ikiye ayrılıyor.Benim burada bulunma amacım sorumluluğumdaki insanlara Allah'ı anlatmak,Rasullah'ı(sav) anlatmaktı. Fakat 1 aydır bizden başka şeyleri anlatmamızı istiyorlar. Bir akşam sohbetinin adı''dershaneler'' ya da ''yolsuzluk''olabilir mi?Oluyormuş abi.Sohbet konularımız dershaneler,yolsuzluk,Hükümeti karalamak,Akp'nin ihaneti, beddualar...

Sürekli bir baskı,inandırma çabası.Üstad Said Nursi ki Besmele'de şeytanın şerrinden sığındığım gibi siyasetin şerrinden Allah'a sığınırım diyor.Cemaatten kimse kalkıp da demesin ki biz Said Nursi'nin şakirtleriyiz. Bu iddiaya ilkokul talebeleri bile gülüyor artık. İnsanlara birey olarak düşünme fırsatı vermiyorlar. Bugün anlattınız ya cemaatten bir ablayla görüştüğünüzü,Başbakan'ın yolsuzluk yaptığını hırsızlık yaptığını oyunu Sarıgüle vereceğini söylemişti size. Siz ona doğruları ne kadar açıklasanız da inatla hayır deyip sizi anlamak istememesine anlam veremediğinizi söylediniz. O esnada söz alıp cevap veremedim ama anlamı şu ki abi tavanda birileri gerçekten çok iyi çalışıyor.Bir olay olduğunda kişi daha bunu araştırıp üzerinde bir fikir sahibi olmadan üstündeki abi yada abla hemen bir istişare düzenler ve olayları evirip çevirip kendi çıkarları doğrultusunda altındaki gruba empoze eder.Öyle bir uslupla anlatırlar ki; Suriye'de donarak,yanarak,bombalanarak,parçalanarak ölen insanların derdi de neymiş sanki...Heyhat!Bu arada karşı tarafı İkna ederken de İki kelamlarından birinde Allah derler ve karşıdaki kişi asla olan biteni sorgulamaz.Takip edeceği kaynaklar da bellidir.

Zaman gazetesi ve Samanyolu TV dışında bir şey takip etmeyin diye ısrarla tembih ederler.Kafa karışıklığı olmasın diye biz okumuyoruz siz de okumayın derler.Oysa mantıklı bir insan şunu düşünmez mi abi;sırf tirajı yüksek olsun diye bir eve 3 gazete geliyorsa eğer,böyle bir hileye başvuran gazeteye nasıl güvenelim?Omurgasız mı bunlar acaba diye düşünmüyor değilim. Özetle o insan artık dolmuştur, her soruya verilecek cevaplar ezberletilmiştir. Siz karşınızdakine artık ne anlatırsanız anlatın boş.Bu yüzden o ablaya anlatacağınız gerçekleri duvara anlatmak arasında bir fark yoktur.Sözcükler geri döner ve yüzünüze çarpar.

Biz burada Suriye'deki, Mısır'daki,zamanında Arakan'da,Gazzede katledilen insanlara değil de kapatılacak olan dershanelerin,istifa eden Hakan Şükür’ün,bilmem neredeki emniyet müdürünün yasını tutuyoruz abi.Asıl ağlanılacaksa bu vaziyete ağlanmalı.Müslüman kardeşlerimiz katledilirken biz burada saçma sapan meselelerle uğraşıyoruz ya buna hep beraber ağlayabiliriz işte.
Bilmiyorum ne zaman gerçeğe gözlerini açacaklar. En yüzeysel olarak yani en tepeden bakınca ben şunu görüyorum abi.Eğer örtümle okuluma girip çıkabiliyorsam bunu kime borçlu olduğumu biliyorum.Eğer okullara Kuran ve Hadis dersleri geldiyse bunu kime borçlu olduğumuzu biliyorum.Eğer bu ülke bu kadar gelişip Küresel güçlere karşı söz söyleme hakkına sahip olduysa bunu kime borçlu olduğumuzu biliyorum.Hükümetin kazanacağını ve bu içimizdeki virüslerin ayıklanacağını biliyorum.Allah daima hakkı tutar kaldırır.

Ben ve benim gibi düşünen arkadaşlarım hiç bir zaman sorumluluğumuzda olan öğrencilere siyaset yapmıyoruz Elhamdulillah. Ne kadar üslerimiz bize anlatın deseler de bu çirkinlikleri anlatmak bir Müslüman’a yakışmaz. Bunu enaniyet olarak algılamayın abi lütfen,anlatacak birilerini bulmanın rahatlığı bu.Şu an içinde bulunduğum durum araf gibi birşey .Sen Allah rızası için uğraşıp bir kaç bir şey öğretmek istiyorsun talebelerine.Ama üstündekilerin amacı hükümeti ele geçirmek ya da devirmek gibi kirli işler olunca yaptıklarımızın bir anlamı kalmıyor.Allah'ın rızasını bunlara alet etmemeli,gitmeli buradan en kısa zamanda.Ama şu ara tatile kadar en azından Kuran derslerimizi,sohbet konularımızı bitirip öyle gitmeli.Yoksa talebelerin haklarına girmiş oluruz Allah korusun.Ve giderken ya da onlar beni atmadan son oyumu Hakka oynayacağım inşallah.Belki ciddi bir kitleye ulaşamam ama sorumluluğumdaki öğrencilerime gerçeği anlatırım.

Benim anlatmak istediklerim bunlardı abi.Eğer vakit bulup okuduysanız Allah razı olsun,okumadıysanız da Allah razı olsun.Susup yuttuklarımızı anlatabileceğimiz insanların varlığı içimize su serpiyor.

Hakkınızı helal edin abi.

Google Plus'da Paylaş

Yazar Anadolu Haber

Yazar hakkında bilgi yazılacak.
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum :

Yorum Gönder

Yorumlarınızda Kişilik haklarına saldırı,küfür ve benzeri ifadeleriniz yayınlanmamaktadır.Yorumları yazarken İsminizi belirtmeniz önemle duyurulur.