Erdoğan'dan İslam ülkelerine tarihi Birlik çağrısı

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları şöyle;

Komşusu açken herkesi uyaran bir rehberin peşinden gidiyoruz. Mesele sadece yoksulluk değil, İslam cografyası tarihinde hiç olmadığı kadar kanla anılır hale gelmiş durumda. Hemen hergün farklı ülkelerde bir kaçtane Kerbela'ya şahit oluyoruz. Hergün çocuklarımız ve kadınlarımız ölüyor. Kutsal mekanlarımız gözlerimizin önünde barbarların postalları ile çiğneniniyor. Sesimiz çıkabilyor mu?, konuşabiliyormuyuz? hayır..

Bizler yeryüzünde barışı tescil edebilecek güce sahibiz. Eğer istenilirse akan kan durabilir, çocuklar ölmeyebilir. İstenirse Ortadoğu'daki kan durabilir. Filistin'in yanlızlığı giderilebilir. Bizim sorunumuzu dışarıdan gelen çözemez. Dışarıdan gelenler İslam coğrafyasının petrolünü, altınını seviyor, bizim iç karışıklılığımızı seviyor. Bizim ölümüzü seviyorlar. Ama inanın bizi sevmiyorlar. Buna daha ne kadar göz yumacağız.

Her ne mezhepten olursa olsun tüm kardeşlerime çağrıda bulunuyorum. Ne olur şöyle bir kenara çekilelim ve bu kaostan ve tartışmalardan kim kazançlı çıkıyor bunu görelim. Şayet bunu görebilirsek çözümün fitilini ateşlemiş oluruz.

İslam dünyasındaki sorunlara dikkat çektiğim için batı medyasının hedefi haline geldim.Bizim sorgulamamızı istemiyorlar, tarihi hatırlatmamızdan çok ama çok rahatsız oluyorlar. Dünyada dil, din, ırk ayrımı yapmaksızın yoksulun hakkını savunmamızdan rahatsız oluyorlar.

Biz petrol, altın, elmas uğruna, bitmek bilmeyen hırs uğruna canlara hatta ve hatta çocuklara kıyanlardan olamayız. Irkçılığın yanında olmayız.

Yaşadığımız trajedilerden daha ağır olan susmamızdır, bahaneler üretmemizdir. Ama inanın hesap gününde hesap gününün sahibi karşısında hiçbir mazeret geçerli olmayacaktır. Masum çocukların elleri susanların ve katillerin üstünde olacaktır.

Türkiye olarak hiçbir ülkenin toprak bütünlüğüne yöenlik bir niyetimiz yoktur. Bölgemizdeki hiçbir meseleye çıkar nazarında bakmadık.

Tarihinin en tahlihsiz dönemini yaşayan İslam cografyasında çıkışın yolu birlikten geçiyor. Birbirimize kardeş olalım.

BM çocuklarımızın akan kanına sessiz kalırken İslam İşbirliği Teşkilatı da bu akan kana sessiz kalamaz. Dünya barışına daha büyük katkılar sunabiliriz. Yeryüzündeki tüm çatışmalara müdahale edebiliriz. Hamd olsun bunlara yapacak birikim ve gücümüz var. tek ihtiyacımız olan ittifaktır.

BM'nin gerçek manada bir reforma ihtiyacı var. Dünya 5'ten büyüktür ama ne yazık ki dünya 5'e mahkumdur.

2011 yılında tercihli ticaret sisteminin yürürlüğe girebilmesi için üye ülkelerin atacağı sadece bir kaç adım var. O yüzden bu adımların atılmasını rica ediyorum.

Biz neticesi olmayan toplantılar değil neticesi olan toplantılar yapmamız lazım. Devir netice alma zamanı.

Bizim finansman gücümüz nerelerde değerlendiriliyor bunu araştırmamız lazım. İnanın bizim finansman gücümüz farklı zamanlarda karşımıza çok farklı bir şekilde çıkabiliyor.

Bence İSEDAK'ın Gayrimenkul Kıymetler Borsası kurması çok daha faydalı olacaktır. İSEDAL altın borsası noktasında da bir adım atmalı. Bunların üzerinde de durulması gerekiyor.
Google Plus'da Paylaş

Yazar Unknown

Yazar hakkında bilgi yazılacak.
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum :

Yorum Gönder

Yorumlarınızda Kişilik haklarına saldırı,küfür ve benzeri ifadeleriniz yayınlanmamaktadır.Yorumları yazarken İsminizi belirtmeniz önemle duyurulur.