ERDOĞAN: Küba'daki O Dağın Tepesine Camii Yakışır

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Latin Amerika Ülkeleri Müslüman Dini Liderler Zirvesi kapanış toplantısında konuşuyor. Erdoğan, şunları söyledi: 

Yakın zamanda Küba'ya bir ziyaret gerçekleştirmeyi düşündüğünü belirten Erdoğan, İstanbul'da çok dilli bir İmam Hatip Lisesi'nin açılmasını planladıklarını söyledi.
Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları: Önümüzdeki günlerde Küba'ya bir ziyaret gerçekleştirmeyi düşünüyorum. İslam Allahın insanlara verdiği en büyük hediyedir. Bize düşen son nefesimize kadar insanları hakka davet etmektir.

"Latin Amerika ülkelerine 2015'de daha fazla ağırlık vereceğiz. Bu hafta Ekvator'a gidiyoruz, oraları dolaşacağız. Büyük sorumluluk içerisindeyiz ve farkındayız ama farkında olmak yetmiyor icraat gerekiyor. İslam ülkelerinde bu zor oluyor. Konuyla ilgili olarak gönül diliyle konuşmak gerçekten çok iyi oluyor. Biz artık mecburen bu şekilde anlatmaya gayret edeceğiz. 

Kardeşlerim İslam insanın kendi tercihiyle Allah'ın kişiye bahşettiği en büyük hediyedir. Osmanlı Devleti Latin Amerika ülkelerine de ulaşmıştır. Az önce Diyanet İşleri Başkanımız ifade etti, ben de konuşma metnimi hazırlarken Abdurrahman Efendi’yi de ekledim. Onu hayırla yad etmek bizim için de bir görev. 

'ABDURRAHMAN EFENDİ EL TURCO OLARAK TANINDI' 

1866’da iki Osmanlı gemisi Basra’ya ulaşmak üzere İstanbul’dan ayrılmış ama yollarını kaybederek Brezilya sahiline varmışlardı. Gemide bulunan Abdurrahman Efendi yıllarca Brezilya’da kaldı ve yıllarca dolaşarak İslam’ı anlattı. Göçmenler Osmanlı pasaportu oldukları için El Turco olarak tanındılar ve hala öyle tanınıyorlar. 
Latin Amerika'nın İslamla tanışması 12. yüzyıla kadar sürdü. Kristof Kolomb'un anılarında Küba'nın bir dağında cami olduğu söylenir. Ben bugün Kübalı kardeşimle de konuşurum o dağın tepesine bugünde bir cami yakışır.

İSLAM SÖMÜRGE DİNİ DEĞİLDİR
İslamiyet sömürge dini değildir.Müslümanlar kemyyetin değil, keyfiyetin peşinde oldular. İslamı daha çok gönülle buluşturmanın mücadelesi verildi. İslam tarihinde bir sömürgeleştirme olayına şahit olamazsınız. İslam en çok mazlumların garip ve gürebanın dinidir. İslam zulmün değil, zulme başkaldıranın vasıtası olmuştur.
TÜRKİYE SORUMLULUĞUNUN FARKINDA
Biz Türkiye olarak tarihin bize yüklediği mirasın ve sorumluluğun farkındayız. Endülüs'teki müslümanın hakkını bizim dedelerimiz savundu.Kutsal mekanların asırlardır hizmetkarlığını yaptılar. Türkiye içerdeki ve dışardaki bir çok olayı bertaraf etti.

"DÜNYA SESİNİ ÇIKARMIYOR"

Mescid-i Aksa'ya yapılan bir kiliseye yapılsa dünya ne yapar? ama biz böyle bir şeye izin vermeyiz. Mısır'da seçilmiş iktidar devrilirken demokrasiye inandığını söyleyenler darbeci yönetimi eleştirmedi. Suriye'de 300 bin insan öldü, dünya seyrediyor. Petrolü olan ülkelere demokrasi götürmek istiyorlar ama petrolü olmayan ülkelere karışmıyorlar. Biz özümüze kulak verecek Kuran ve sünnet ile adil olacağız. Her zaman ifade ediyorum, onların bir tuzağı varsa Allah'ın da bir tuzağı vardır. Biz iyi olmak istersek Allah bize bir yol gösterecek.

 

İMAM HATİPLER İÇİN YENİ ÇALIŞMA

Dünyanın her yerinde barışın egemen olmasını istiyoruz. Sahip olduğumuz ulusal kuruluşlarla barışın, dostluğun temellerini atıyoruz. TİKA gibi Kızılay gibi, AFAD, TRT, AA gibi kuruluşlarımızla yoksullara ulaşmanın mücadelesini veriyoruz. Bu büyük insanlık mücadelesinde Diyanet İşleri Başkanlığı'mız çok müstesna bir yerde duruyor. Diyanet'in faaliyetleri Latin Amerika ülkelerine kadar ulaştı. İstanbul'da kurulacak bir İmam Hatip Lisesi'nde bir veya iki yabancı dil eğitimi verilmesi manidar olacaktır. Bu çalışmayı başlatmak geleceğe yönelik en isabetli karar olacaktır.

Zengin müslüman kardeşlerimiz acaba zekatlarını tam anlamıyla veriyor mu? Eğer veriyor olsaydı şu an İslam dünyasında yoksulluk olmazdı.
Google Plus'da Paylaş

Yazar Anadolu Haber

Yazar hakkında bilgi yazılacak.
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum :

Yorum Gönder

Yorumlarınızda Kişilik haklarına saldırı,küfür ve benzeri ifadeleriniz yayınlanmamaktadır.Yorumları yazarken İsminizi belirtmeniz önemle duyurulur.