Hagel'in istifasının perde arkası

Amerikalı uzmanlara göre, ABD Savunma Bakanı Chuck Hagel’ın istifasında, "Obama'nın karar alma süreçlerinde daha çok Beyaz Saray'daki yakın ekibine dayanarak mikro-yönetim yürütmesi" ve Suriye gibi dış politika konularındaki bazı görüş farklılıkları etkili oldu.

ABD yönetim kademelerinde son dönemlerde özellikle askeri kanatta, ABD’nin IŞİD stratejisinin Suriye kanadına yönelik rahatsızlıklar olmaya başlamıştı.

Hagel de ekim sonunda Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Susan Rice’a iki sayfalık keskin bir eleştiri yazısı göndererek, Esed’e yönelik niyetine açıklık getirmemesi nedeniyle yönetimin Suriye politikasının çökme tehlikesi içinde bulunduğu uyarısı yapmıştı. Daha sonra yazısıyla ilgili soru üzerine "Başkan'a ve Ulusal Güvenlik Konseyi'ne bu konudaki en iyi düşüncelerimizi iletmeliyiz ve bunlar dürüst, direkt olmalı" ifadesini kullanan Hagel, IŞİD'e yönelik hava saldırılarından Esed'in bazı faydalar sağladığını kabul etmişti.

Beyaz Saray, Hagel’in yönetimden ayrılmasında, eleştirisinin etkili olduğu yönündeki görüşleri reddetti. Ancak bazı uzmanlar ve siyasetçiler farklı görüşte.

Hagel’ın istifasından sonra açıklama yapan ve Hagel'la sabah görüştüğünü belirten Cumhuriyetçi Senatör John McCain, Hagel’dan önceki savunma bakanlarının da Obama’nın çoğunlukla mikro-yönetim tarzından rahatsızlıklarını dile getirdiğini belirterek, “Chuck için de durum farklı değildi. Chuck’ın, yönetimin ulusal güvenlik politikaları ve karar alma süreçlerine dair kaygıları olduğunu biliyorum” dedi.

McCain, “Başkan’ın, ulusal güvenlikteki mevcut başarısızlıklarının gerçek kaynağının, çoğunlukla yanlış yönlendirilen politikalar ve Beyaz Saray’ın bunları uygulamada oynadığı rolden kaynaklandığını fark etmesi lazım. Bizim ihtiyacımız olan gerçek değişim de bu” değerlendirmesinde bulundu.

“MİKRO-YÖNETİM TARZINA İÇERLEDİ"

Washington'daki bağımsız dış politika uzmanlarından Mark Perry de AA muhabirinin sorularını yanıtlarken, benzer bir görüş dile getirdi.

Perry, "Bu konudaki genel konsensüs, Susan Rice ile politikalar üzerindeki anlaşmazlıkları sonucu, Hagel'ın Beyaz Saray'daki sınırlı ekibe dayanan idare sisteminden rahatsız olması nedeniyle yönetimden uzaklaştırıldığı yönünde. Hagel’ın, Beyaz Saray’ın mikro-yönetim tazına içerlediğine şüphe yok” ifadesini kullandı.

Hagel’ın ayrılmasının nedeninin Suriye konusundaki uzlaşmazlık mı yoksa Beyaz Saray’ın mikro-yönetimi mi” olduğuna yönelik soru üzerine Perry, “İkisi de aynı şey. Bence olaylar Hagel’ın Rice’a geçen ay yazı göndermesiyle başladı. Hagel, Rice’dan talimat almak istemedi ve bu da olayı başlattı” dedi.

SETA-DC Araştırma Direktörü Kadir Üstün de temel sorunun Beyaz Saray’ın çok fazla dış politikayı kontrol etmesi ve askerin işine çok fazla karışması olduğunu belirtti.

Üstün, “Beyaz Saray’ın çok fazla müdahaleci olması ve çok fazla dış politika ihtiyaçlarını iç politikaya ve kamuoyunun tepkisine göre hazırlaması, buna göre politikalar üretmesi sorun doğuruyor. İç politikaya endeksli dış politika yapmış oluyor. Dolayısıyla dış politika belirlenirken 'bölgedeki gerçeklere, realitelere uyuyor mu' o biraz sorunlu olarak kalıyor. Hagel’ın bu savaşın Suriye’ye doğru genişletilmesi gerektiği yönündeki yazısı da tuzu biberi olmuştur, ana sebeplerinden biri diyebiliriz” ifadesini kullandı.

ELEŞTİRENLER GİDİYOR

Obama yönetiminde eleştiri ve farklı seslerin bir süredir giderek yönetimden uzaklaşmaya başladığı görülüyor.

Shawnee Üniversitesi öğretim üyelerinden Amr Al Azm da Obama yönetimin Esed’e karşı harekete geçmemesinde, Beyaz Saray’daki küçük bir ekibin etkili olduğunu söyledi.

Obama yönetiminde eleştirel olanların gittiğine işaret eden Azm, “Obama ekibi içinde yoğun bir eleştiri akımı var. Hillary Clinton eleştirerek bıraktı, Büyükelçi Robert Ford, Fred Hoff görevlerini bıraktılar ve şimdi Savunma Bakanı Chuck Hagel’ın eleştirdiğini görüyoruz ve bıraktı” hatırlatmasında bulundu.

Perry de Obama’nın, takım oyuncusu ve eleştirel olmayan birilerini istediğini ve sadakati ödüllendirdiğini ifade ederek, “Bu nedenle Hagel’a kapı gösterildi, çünkü Hagel, Suriye politikası konusunda çok fazla sorular dile getirdi” yorumunda bulundu.

Üstün de “Daha önce yönetimden ayrılan insanlar oldu, Panetta, Clinton gibi, Beyaz Saray’ın dış politikasını eleştirdiler. Suriye konusunda eleştirileri oldu, buna benzer bir dinamik var ortada galiba. Beyaz Saray ile Savunma Bakanlığı arasında yeterince sinerji oluşmadığı görülüyor, özellikle Hagel’ın Suriye ile ilgili yazdığı yazı, bu konuda IŞİD’e karşı mücadelede sahaya asker indirilmemesi ve Esed’in hedef alınmaması konularında görüş ayrılığı olduğu görülüyor. Bunların yansıma olduğunu söyleyebiliriz” dedi.

“ZAYIFLIK İŞARETİ DEĞİL”

Duke Üniversitesi Hukuk, Etik ve Ulusal Güvenlik Merkezi Direktörü Profesör Charles Dunlap ise farklı düşünenlerden.

Dunlap, Obama’nın, Savunma Bakanlığının ihtiyaçları doğrultusunda bu mevkiyi daha iyi dolduracak birini bulmak için değişim istiyor olabileceğine işaret etti.

“Bu değişikliği yönetimde bir zayıflık işareti olarak görmüyorum” diyen Dunlap, şunları kaydetti:

“Bundan ziyade bugün gerekli olanı yapmaya yönelik dikkatli bir adım olabilir bu. Bugün ortada var olan çok ciddi tehditlere karşı kaynakları planlamaya ve öncelik sağlamaya daha iyi uyum sağlayan birine ihtiyaç var. ABD’nin dünyadaki güvenlik konuları hakkında endişe duyduğunun bir sinyali bu, aynı zamanda yönetimin buna çok odaklandığını gösteriyor. Bakan Hagel’ın görevinden ayrılması her ne kadar talihsizlik olsa da Başkan tarafından akıllıca bir karar olduğunu düşünüyorum.”

Üstün de Pentagon’ın bütçe kesintileri ve İran konusunda Beyaz Saray ile Hagel arasında ciddi problem bulunmadığını ifade ederek, “IŞİD'i yok edeceğiz diye yeni bir strateji ortaya konuldu, o konuda Hagel’in yetersiz olduğu düşünülmüş olabilir. IŞİD’e karşı sertlik yanlısı isteyen yeni Kongre, ocak ayında göreve başlayacak, Cumhuriyetçilerle daha yakın çalışabilecek birini istemiş olabilirler” değerlendirmesini yaptı.

Perry de Pentagon’da “Hagel’ın çok iyi yönetici olmadığı ve birçok krizi iyi idare edemediği” yönünde görüşler bulunduğunu belirterek, “Obama, ulusal güvenlik birimlerindekileri zaten değiştirmeyi düşünüyordu ve bu göreceğimiz sonuncusu değil” diye konuştu.

POLİTİKA DEĞİŞİKLİĞİ BEKLENMİYOR

Özellikle Suriye politikasında yönetimle zıt düştüğü kamuoyu önünde görülen Hagel’ın ardından, Obama’nın artık IŞİD politikasında olası değişimlerin de görülmeyeceği yorumları yapılıyor.

Perry, üniformalı yetkililer ile Obama yönetimi arasında gerçek bir tansiyon olduğunu düşündüğünü ama politika değişikliği beklemediğini söyledi.

Perry, “Obama, tam bir savaşa gitmeyi planlamadığı müddetçe ABD’nin savunma politikasında bir değişiklik olmaz. Bakanlığa, Susan Rice ile kavga etmeyen ve ekibin bir parçası olan biri atanacaktır” diye konuştu.

0 yorum:

Yorum Gönder

Yorumlarınızda Kişilik haklarına saldırı,küfür ve benzeri ifadeleriniz yayınlanmamaktadır.Yorumları yazarken İsminizi belirtmeniz önemle duyurulur.