Perinçek: Vahdettin'in tahttan indirildiği gibi, Erdoğan da indirilecek

Doğu Perinçek, Zonguldak'ta partisinice Genel Maden İşçileri Sendikası Salonu’nda düzenlenen 'Türkiye’nin çıkış yolu' konulu konferansa katıldı. Perinçek, yaklaşık 2 saat süren konferansında, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu eleştirdi.

30 Kasım 1990'da Zonguldak'ta büyük madenci grevinin başladığı tarih olduğunu ve konferansın da aynı güne denk gelmesinin kendisini mutlu ettiğini hatırlatan Perinçek, grev zamanında kente gelerek maden işçilerine destek verdiğini söyledi.

ATATÜRK HEYKELİNİN ÖNÜNDE BİRLEŞECEĞİZ
Konferansın ardından soruları da yanıtlayanan Perinçek, bir partilinin "Birleşme ne zaman olacak?" şeklindeki soruya şöyle cevap verdi:
"Ekmeleddin İhsanoğlu’nda mı birleşeceğiz, Atatürk’te mi birleşeceğiz? Recep Tayyip Erdoğan’ın ayaklarının altına kırmızı halı sermekte mi birleşeceğiz? Yoksa Çankaya’yı tekrar Atatürk’ün Çankaya’sı yapmak ta mı birleşeceğiz? Dersim’de mi birleşeceğiz? Tunceli de mi birleşeceğiz? Atatürk’ün 1937 yılında 5 Şubat günü Anayasa’nın başına yazdırdığı Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Halkçılık, Devletçilik, Laiklik, Devrimcilik. Orada birleşeceğiz. Bazıları, Dersimci oluyor, bazıları Atatürk adına, İsmet Paşa adına devrim adına, Cumhuriyet adına karşı devrimcilerden, bölücülerden, bölücü teröristlerden özür diliyor. Orada birleşme yok. Atatürk heykelinin önünde birleşeceğiz. Atatürk heykelinin altında toplanacağız, Atatürk’ün önderliğinde birleşeceğiz. Vahdettin’in dizinin dibinde mi birleşeceğiz? Vahdettin’de Ankara’nın üzerine İngiliz altınlarıyla bir takım insanlarımızı kandırarak ateşe sürdü Mustafa Kemal’i yok etmek için. Onun için birleşmenin alanını cephesini çok iyi tanımlamamız gerekiyor."

Cumhurbaşkanlığı Sarayı ile sorulan bir soruya ise Perinçek, Hazreti Muhammed’ten örnek verdi. Hazreti Muhammed'in vefat ettiğinde bir kırık testisi ve bir çulu olduğunu belirten Perinçek, şöyle devam etti:

"O büyük insan Müslümanlığı bize öğreten o büyük insan paylaşmanın insanıydı. Bütün çalışanların emekçilerin, hakkını, hukukunu tanımak, kabul etmek, hırsızlığa, yağmaya, kervan soymaya yasak koymuştur. Hazreti Muhammed’in getirdiği medeniyet devrimi var. Ondan önce Arap Yarımadasında kervanlar basılıyordu, kervanlar soyuluyordu can emniyeti, mal emniyeti yoktu. Hazreti Muhammed mal güvenliğini getirdi. O ortamda üretim gelişir. Kervanlar soyulursa üretim de bundan darbe yer. O büyük insanın adını kullanarak İslamiyet adı altında Türkiye’ye dayatılanı görüyorsunuz. Aksaray. Bu milletin alın teriyle Ankara’da saraylar yapılıyor. Ama saraylar ne zaman yapılır. Yıkılırken yapılır. Yıkılanlar saray yapar. Bütün rejimler, saltanat sahipleri, yıkılmak üzereyken saraylara değer verir. Bir Fatih Sultan Mehmet’in kaldığı saraylara bakın ne kadar mütevazidir. Şimdi de saltanat sahibinin yapmaya çalıştığı saraylara bakın. 1 milyar 300 milyon liraya saray yapıyor. O sarayda o oturamayacak, yıkılacak, oradan devrilecek. Saray yapan yıkılır. O saray bizim bilim araştırma kurumlarımızın Türkiye Bilimler Akademisi’nin merkezi olacak. Orada araştırma yapılacak. O sarayı işgal eden lüzumsuz konutlardan tahtlarından indirilecek aynı Vahdettin’lerin indirildiği gibi."
Google Plus'da Paylaş

Yazar Unknown

Yazar hakkında bilgi yazılacak.
    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum :

Yorum Gönder

Yorumlarınızda Kişilik haklarına saldırı,küfür ve benzeri ifadeleriniz yayınlanmamaktadır.Yorumları yazarken İsminizi belirtmeniz önemle duyurulur.