Başörtülüye saldırı doğrulandı!!





25 Eylül 2007'de Sabah gazetesinde Emre Aköz, "Türbanlıya saldırı" başlıklı bir yazıyla kamuoyuna duyurdu olay hakkında Emniyet'ten açıkma geldi: Başörtülüye saldırı doğru ancak polisin olaya ilgisizliği kayıtlarda yok!
İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Tuncer Erdoğan'ın Şişli'de başörtülü olduğu için bir genç kıza bir grup genç tarafından müdahale edildiği yönünde ifadesi bulunduğunu ancak polislerin olaya ilgisiz kaldıkları yönündeki bilginin ifade kayıtlarında yer almadığını açıkladı.İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Şişli'de başörtülü olduğu için bir genç kıza bir grup genç tarafından müdahale edilmesi olayına 'polislerin ilgi göstermediği' yönündeki iddiayı yalanladı. İstanbul Emniyet Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, dün ve bugün bazı yazılı basın organlarında, “Şişli'de başörtülü olduğu için bir genç kıza bir grup genç tarafından müdahale edildiği ve orada bulunan polislerin konuyla ilgilenmedikleri” şeklinde haberlere yer verildiği ifade edildi.Konuyla ilgili olarak, olayda adı geçen avukat Tuncer Erdoğan'ın bilgisine başvurulduğu kaydedilen açıklamada, şöyle denildi:“Tuncer Erdoğan, '24 Eylül 2007 günü Şişli Adliyesinden Cevahir Alışveriş Merkezine yürürken 2'si bayan olmak üzere 5 gencin, 18-19 yaşlarında başörtülü bir genç kızla tartıştıklarını, kendisinin de onlara yaklaşarak nasihat ettiğini; bu esnada orada bulunan 2 özel güvenlik görevlisiyle birlikte gençleri ayırdıklarını ve başörtülü genç kızı otobüse bindirerek oradan uzaklaştırdığını' beyan etmiştir. Avukat Tuncer Erdoğan, bilgisine başvurulmak için alınan yazılı beyanında, haberde iddia edildiği üzere yardım çağrısına cevap vermeyen trafik polislerinden ve plakası verilen polis ekibinden bahsetmemiştir. Bu konudaki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır.”OLAY NEYDİ?25 Eylül 2007'de Sabah gazetesinde Emre Aköz, "Türbanlıya saldırı" başlıklı bir yazı kaleme almıştı. İşte Emniyet'in açıklamasına konu olan yazı:Türbanlıya saldırı Dün Fenerbahçe Kulübü Disiplin Kurulu Başkanı Avukat Tuncer Erdoğan aradı. Sesi titreyerek, şöyle bir olay anlattı: Dün Şişli Adliyesi'nden çıkıp Cevahir Alışveriş Merkezi'ne doğru yürürken şöyle bir olaya şahit oluyor: Üçü erkek, ikisi kız, beş kişilik bir grup, türbanlı bir kızı önce sözle taciz ediyor. Ardından hızlarını alamayıp kızın türbanını başından çekip almaya çalışıyorlar.Tuncer Bey müdahale ediyor. Türbanlı kızı kurtarmaya uğraşıyor. Civardaki iki trafik polisinden yardım istiyor. Polisler ilgilenmiyor. O da ancak türbanlı kızı bir araca binerek, uzaklaşmasını sağlıyor.Av. Erdoğan, " 65 yaşındayım, daha fazla bir şey yapamadım. Kulübe gidecektim, sinirden titreyerek ev geldim" dedi telefonda. Tuncer Erdoğan'a şöyle dedim... "Siz de bir avukat olarak bilirsiniz: Her toplumda olduğu gibi, bizde de çeşitli suç vakaları meydana gelir. Kimi bile isteye, kimi yanlışlıkla cinayet dahi işler. Hırsızlık, gasp, darp... Bunların hepsi olur.Önemli olan bu suçların oranıdır: Eğer suç oranı ciddi biçimde artarsa, telaşlanmamız gerekir.O türbanlı kız ve siz, bu olayı yaşarken müthiş gerildiniz. Perişan oldunuz. Üzüldünüz. Haklısınız da... Ancak içinizi ferah tutun: Halktaki hoşgörü ve itidal Türkiye'de gerginliğe izin vermiyor. Bu tip olaylar münferittir. ' Sistemli, sürekli ve yaygın' değildir. Tersi de olabilir: Başka bir yerde, oruç tutmadığı için bir kıza tacizde bulunanlar çıkabilir. Ancak bu tip olaylar tek tük oluyor; azınlıkta kalıyor.Kişisel açıdan perişan oldunuz ama toplumsal açıdan müsterih olabilirsiniz." Telefonu kaparken Tuncer Bey biraz olsun rahatlamıştı. Acaba o türbanlı kız ne durumdaydı?
HABER VAKTİ

1 yorum:

  1. kadının nasıl kı namusu varsa basortusude turk_ıslam ulkuculerının olmazsa olmaz namusudur

    YanıtlaSil

Yorumlarınızda Kişilik haklarına saldırı,küfür ve benzeri ifadeleriniz yayınlanmamaktadır.Yorumları yazarken İsminizi belirtmeniz önemle duyurulur.