(anadoluhaber) Geniş Açı Hikmet Bila



 Sili



Cumhuriyet 26.11.2008 - Haber:c0309


Cumhuriyet 26.11.2008

GENİŞ AÇI

HİKMET BİLA

Şapka

Artık (Şapka Devrimi'nin 83'üncü yılında) şapka diye bir sorun yok. Kimin şapka giydiği, kimin giymediği kimin umurunda? Erkeklerin çoğunun başı açık. Bazıları da üşümemek için kasket giyiyor. Fötr şapka kullanan da çok az. Fes var mı, hiç yok. Ama festen önceki sarık, takke, kimi yerlerde inadına kullanılıyor.

83 yıl önce böyle miydi?

Bir ömür boyu mücadelelerden, kanlı savaşlardan, isyanlardan zaferle çıkan Mustafa Kemal, ilginç bir kavganın içine giriyordu. Aydınlanma devrimleri başlayacaktı. Ekonomiden kültüre, hukuktan spora kadar her alanda... Ama o önceliği şapkaya vermişti. Kafanın içi kadar dışının da önemli olduğunu biliyor, kafanın dışını değiştirirken içinin de ne kadar değişikliğe hazır ve yatkın olduğunu görmek istiyordu.

Kastamonu'da, "Arkadaşlar, işte buna şapka derler" diye söze girerken, aslında göründüğünden çok daha büyük bir işe giriştiğinin farkındaydı. Yüzyıllardır, saltanat ve hilafet diktatörlüğünün biçimlendirdiği kafaların şapkaya sokulmasının o kadar kolay olmayacağını da biliyordu. O kılık kıyafetle yüzyıllardır sarıp sarmalanmış kafaların 'pırıl pırıl' olmayacağını da biliyordu. Sarık yerine fes getirilirken 'Din elden gidiyor' diye ayaklandırılan kalabalıkların, fes yerine şapka getirilirken de aynı feryatla ayağa kaldırılması olasıydı. Birisinin, 'Bu ne iştir' diye sorması gerekiyordu.

Atatürk'ün şapka için yaptığı düşünsel hazırlık, herhalde Büyük Taarruz için yaptığı hazırlıkla karşılaştırılsa yeridir.

Devrimler, Şapka Devrimi'nin açtığı yoldan geldi.

***

Dış görünüşün önemli olmadığını, kılık kıyafet devriminin, halkın 'doğal duruş'unu bozduğunu öne sürenlerin Şapka Devrimi'ne bu kadar saldırmaları bundandır. Onlar, bu yüzden Şapka Devrimi'nin bir simge olduğunu söylerler. Aslında bilirler ki, Şapka Devrimi, diğer devrimlerin itici gücü, motoru olmuştur. Bilirler ki, şapka, kafanın dışına değil, ta içine takılan bir uygarlık işaretidir, uygarlık ışığıdır. Bilirler ki, şapka ile asıl yapılmak istenen, kafaların içine hurafe yerine aklı, dogma yerine bilimi yerleştirmektir.

Atatürk, halkın, insanın kurtuluşunun çağdaşlaşmadan geçtiğini bilen ve gereğini yapan bir liderdi.

'Halkın doğal duruşuna saygılı olmak gerekir' diye düşünseydi, aydınlanma devrimlerinin hiçbirini yapamazdı. 'Halkın doğal duruşudur' diye, fese, çarşafa, sarığa sarılsaydı, 'Bunlar üstyapı işleridir' diye geri adım atsaydı, ne Medeni Kanun'u getirebilirdi ne de kadın haklarını... Ne de o dev kalkınma hamlesini başlatabilirdi.

İstediğini yapabilme gücü vardı. O uygarlığı seçti. Ve Atatürk oldu.

Yoksa, padişah bilmem kaçıncı Mustafa olması işten bile değildi.

hikmet.bila@ntv.com.tr

 
 
 


--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
        Bu grubun  hiç bir siyasi oluşum ,parti, vakıf, örgüt, dernek veya benzeri yapılanmalarla alakası yoktur.Aynı zamanda onlara uzaklığı veya yakınlığıda bulunmamaktadır...
        Müslüman Anadolu İnsanının Tarafında yer alan Gerçek Vatanseverliği ilke edinmiş ,Anti Emperyalist HABER BİLGİ PAYLAŞIM  STANDIDIR.."

            *Grupta yayınlanan  yorum ve yazılardan yazarları sorumludur.
-----------------------------------------------------------------....
"ANADOLU HABER GÜNLÜĞÜ" Haber Bilgi Paylaşım  grubu.
 Bu gruba posta göndermek için , mail atın : anadoluhaber@googlegroups.com
 Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin: anadoluhaber-unsubscribe@googlegroups.com
 Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/anadoluhaber?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

0 yorum:

Yorum Gönder

Yorumlarınızda Kişilik haklarına saldırı,küfür ve benzeri ifadeleriniz yayınlanmamaktadır.Yorumları yazarken İsminizi belirtmeniz önemle duyurulur.