TAZA (TEMİZ)DİN HAREKETİ İSLAM BİRLİĞİ ÇAĞRISI YAPTI!

TAZA DİN(Temiz Din): ‘Öncelikli Hedefimiz Müslümanların Birlik Şuurunu Oluşturmak’

Haftalık olarak yayınlanan Baran dergisi 105. sayısında Kırgızistan da ki İslam temelli anti emperyalist görüşleri ile Dünya Medyasında yer alan Taza(temiz) din hareketine gerçekleştirdikleri ziyarete ve Taza Din Hareketinin İslam birliğine dair yaptığı açıklamalarına yer verdi...


Büyük Doğu-Asya coğrafyasıyla olan tarihî bağlarımız giderek kuvvetlenirken, uzun bir süredir irtibat hâlinde olduğumuz Kırgızistan merkezli TAZA DİN (Taze Din) Hareketi’nin faaliyetlerini yerinde müşahade etmek üzere heyet olarak iade-i ziyaretimizi gerçekleştirdik.

BARAN Dergisi yazar kadrosundan Sayın Hasan Kapar’ın temsilciliğini ve sözcülüğünü yaptığı heyetimiz, büyük bir alakâyla karşılandı.


Sayın Hasan Kapar’ın aynı zamanda işadamı kimliğiyle gerçekleşmesine öncülük ettiği bu ziyaretin önemi, bu süreçte daha iyi anlaşılacaktır.

Dünya basınında büyük yankı yapan verdiği mesajlar arasında en çok dikkati çeken, “Salih Mirzabeyoğlu İslâm Âleminin Beklenen Lideri, Halifesidir” ifadesiyle İBDA Mimarı’na sahip çıkıcı, dolayısıyla İslâm’a sahip çıkıcı ilk ses olan TAZA DİN, Büyük Doğu- Asya için umut vaadetmektedir.

Bu itibarla Sayın Kapar’ın bu ziyaret hakkında edindiği intibaları tarihe geçecek, önemli notlar olarak okuyabilirsiniz...

Sayın Kapar, yatırım yapılacak bir ülkedeki mevcut sosyo-ekonomik durum hakkında bilgilendirilmek iş dünyası gelenekleri arasında yer almaktadır, bu sebeple biz de, Kırgızistan hakkında bir ön etüdle bilgilendirildik ifadesini kullanırken, “ülkede en çok dikkatini çeken siyasî olgunun, Baran dergisinden tanıdığımız “TAZA DİN- Temiz

Din” hareketinin ülke siyasetindeki tesirinin açıkça görülmesidir” dedi. Sayın Kapar, “TAZA DİN” hareketinin, Kırgızistan’ın ordu ve bürokraside geniş bir tesire sahip olduğuna bizzat şahit olduğunu, bu hareketin ülkenin geleceğinde belirleyici bir unusr olarak yerini aldığını ifade etti.

Baran Dergisi Orta Asya temsilcisi Sayın Dil Murat Abdibaki Yvasev’in katkılarıyla düzenledikleri uluslar arası basın toplantılarıyla, “K. Salih Mirzabeyoğlu için özgürlük talep eden ve O’nun İslâm Dünyasının beklediği halife olduğunu bütün dünyaya ilan eden” TAZA DİN hareketi yetkilileri tarafından misafir edilen Sayın Hasan Kapar,okuyacağınız Kırgızistan notlarıyla, bu ülkedeki son siyasî ve sosyal durumu gözler önüne sererken, bir son dakika haberi olaraktan, “Taza Din” hareketinin öncülüğünde başlatılan ve dergimiz BARAN’da da defalarca okuduğunuz gibi, “ABD üssüne hayır” kampanyası neticeye ulaştı ve ülkedeki ABD işgal üssünün Kırgızistan Hükümeti tarafından kapatılacağı haberi, önce ABD’yi sonra da işbirlikçilerini panikletti. Ve ABD, karizmayı daha fazla çizdirmemek için, “Kırgızistan bizi kovmuyor, biz kendimiz gidiyoruz(!)” açıklamasında bulundu.

BARAN

Kırgızistan’da Sosyo-Ekonomik Durum

Kırgızistan bir taraftan ABD diğer yandan Rusya ve komşusu Çin’in nüfuz sahası olarak deyim yerindeyse kıstırılmış, bu ülkelerin kontrol altına almaya çalıştığı ama tam olarak da kontrol edemediği açık 5 milyonluk nüfusuyla oldukça küçük, fakat stratejik öneme sahip büyük bir ülke. Emperyalist ülkelerin çatışma sahası olan Kırgızistan’ın bu çatışmalardan dolaylı olarak tecrit altında kaldığı bir gerçek. Sovyet döneminde Orta Asya ülkelerinin lojistik merkezi olan Kırgızistan, bu çerçevede tarım ve sanayi ürünleri ihracatçısı durumundayken, günümüzde tarım ve sanayide ithalatçı bir pozisyonunda ve ekonomik olarak sıkıntılı bir süreçten geçmektedir. Sovyet döneminin devasa tesisleri ya kapanmış, yahut işletilemez duruma gelmiştir. Hafif sanayi ürünleri de dahil, gıda ve benzeri tüm ihtiyaçlarında dışa bağımlı, yer altı zenginliklerini de yabancı sermaye aracılığıyla işletebilme çabası, ülkenin içinde bulunduğu çıkmazın bir başka göstergesi. Bu yoklukların tabi bir sonucu olarak, fakirlik ve kayıt dışı ekonominin yaygınlaştığını görmek mümkün. En sıradan işlerin dahi rüşvetle hâlledildiği vakaî adîden. Yolda yürürken bir emniyet mensubunun sizi tacizi ve konuyu çay parasına getirip bağlaması şaşırtıcı değil. Akşam saatlerinden sonra asayişin kaosa dönüştüğünü de ayrıca kaydetmeliyim. Savaşçı bir ordu düşünülmemiş. Genelkurmay’a bağlı ordu gücü 5 bin civarında. Buna karşı iç güvenliğe dair kaygılardan olsa gerek, İçişlerine bağlı ordu gücü 17 bin civarında.

* **

Bişkek Havalimanı’na indiğimizde saat sabahın altısını gösteriyordu. BARAN Dergisi Orta Asya Temsilci Sayın Dilmurat Bey ile birlikte, Sayın Uluğbey Surmanaliyev’in rehberliğinde Bişkek’e gideceğimiz aracın başına yürürken, ilk dikkatimizi çeken şey her tarafı kaplamış, buz tabakası oldu. İlk sorum hava sıcaklığı oldu: “-19 derece!” Hissetmediğimi söyleyince Dilmurat: “Birazdan anlarsın” dedi. Araca binmeden bir sigara molası esnasında soğuğu anladım. Keskin ama çok da acıtmayan, muhtemelen nem oranının düşüklüğünden dolayı, -19 derece sıcaklık söylendiği kadar üşütücüdeğildi.

Bürokraside Taza Din Etkisi

Uluğbey Surmanaliyev, İçişlerine bağlı kuvvetlerde Yarbay rütbesiyle emekli olmuş, halen Orta Asya politika uzmanı olarak İçişlerine rapor ve analizler veren TAZ DİN Hareketi’nin aktif öncü kadrosu ve TAZ DİN Hareketi kurmaylarından Albay Suyunaliyev’in Özel Kalem’i olarak görev yapmakta. Daha sonraki görüşmelerimiz ve ziyaretlerimizde sayın Suyunaliyev, Uluğbey’i yanımıza mihmandar ve koruma olarak verdi. Bişkek sokaklarında yürürken, polis çevirmesinde, işin “çay parasına” yahut olmadı “merkeze götürme”ye varacağı kesin bir karşılaşmayı, Uluğbey’in kimliği sayesinde selâm durularak yolcu edilişimizi ayrıca notlarımın arasında aktarmalıyım… Rüşvetin vardığı bu derece yaygınlaşmasını başka bir açıdan, yabancı sermayeyi korkutan ve dizginleyen bir rahmet diyebilir miyiz, bilemem? Albay Suyunaliyev’in, Kırgızistan’da yılbaşı tatili olmasına rağmen, ülkenin ticarî ve kamusal profili açısından ufkumuza alternatif görüşmeleri kolayca organize etmiş olduğunu müşahede ettik. Bakıyev iktidarı yılbaşı tatilini bir haftaya çıkarmış olması, zaten işi gücü olmayan Kırgız halkına bir hediyeden çok evlerinde katmerli tembellik olmuş. Sokaklarda çok fazla insan göremedik.

Kırgızistan Yatırımları Koruma Dairesi bu ülke ekonomisi için stratejik kıymete haiz direkt Cumhurbaşkanlığı’na bağlı bir kurum olarak 24 saat esasına göre çalışmakta. TAZA DiN Hareketi’nin organizasyonuyla tanışma ve görüş alışverişinde bulunma fırsatı bulduğumuz Daire’nin Başkanı, şehir dışında olduğu için Başkanvekilleri Edilbek B.Nuruev ve Zamirbek D. Sharshenaliev bizlere eşlik ettiler. TAZA DİN Hareketi’nin gerek halk, gerekse bürokrasi üzerindeki pozitif etkisini burada da gözlemlediğimizi ifade etmek isterim. Kırgızistan Yatırımları Koruma Dairesi Başkanvekilleriyle özelleştirme aşamasında olan Isık Gölü Oteli’nde yaptığımız incelemelerden sonra, ülkenin ve bölgenin en büyük tekstil tesislerinden AKH Tekstil’de iki saati aşan brifing alarak ülkenin ekonomik profili hakkında bilgilendirildik.



KIRGIZİSTAN'DA İÇ SİYASET




Turuncu darbe ile iktidarı ele geçiren Bakıyev’in, bu darbe sürecindeki en yakın arkadaşı Temir Sarıyev şu günlerde iktidarın en sert muhalifi olarak görünmektedir. Muhalif lider Temir Sarıyev’in kaleme almış olduğu ‘Şah Kırgızkoy Demokrasitiyi” (Kırgız Demokrasisinin Şahı) isimli kitap, Kırgız iç politikasında bugünlerde en çok konuşulan söylemlere malzeme vermekte. Bakıyev’in AKJOL (Akyol) Partisi iktidarına karşı ileri sürülen ithamların başında, seçimlere hile karıştırdığı, rüşveti engellemediği, ekonomi sahasındaki yetersizliği ve bu yönde politikalar geliştiremediği, bunun sonucu olarak da halkın fakirleştiği, devrimden sonra kurulan AKJOL iktidarının bir önceki Akayev bürokrasisiyle çalışmaya devam ettiği gibi konular gelmekte.

Bakıyev’in Cumhurbaşkanlığı yetkilerini azaltarak Parlamentoya daha geniş haklar vaadini tutmayışı da ayrı bir ihtilaf konusu. Sariyev tüm bu iddialarını ileri sürerek, Bakayev’e ilkbahar aylarına kadar süre verdiği bilinmekte. İlkbahar aylarına kadar iktidarın bu konularda ilerleme kaydetmemesi ve daha mühimi “Turuncu Darbeci”lerin sonuç alamayışından ötürü Bakayev’in istifasını vermemesi halinde kitlesel eylemlerle bir başka (Turuncu) Darbe sürecinin başlatılacağı konuşulmakta. Halk arasında yaygınlaşan bu söylemler yabancıları da tedirgin etmekte ve bu sebeble ülkeyi terk edenlere rastlanmaktadır. İlkbahar aylarında başlatılacağı öngörülen eylemler için Sarıyev’in yılbaşı öncesi ABD’de görüşmeler yaptığı ve 400 bin dolar kadar para aldığını da notlarımız arasında kaydedelim.

Sarıyev’in destek veren General Kuluyev ve Sosyal Demokrat Muhalif Lider Atanbayev yakın zamanda Sarıyev’i terk etmiş olması da ilkbahar aylarındaki muhtemel kargaşayı muğlaklaştırmış olması, bir başka bilgi notu… Bakıyev’in AKJOL iktidarının esen rüzgâra karşı pozisyon alması, bu iktidar hakkında net bilgi sahibi olmamızı engellemekte. ABD yanlısı bir propaganda olarak Kırgız basınında yakın zamana kadar çıkan Rusya’nın Kırgızlara kötü muamelesini içeren haberler yoğunluktaydı.

Moskova’da, muhtemelen adlî vakıalar olarak nitelendirebileceğimiz hadiseler Kırgız basınında, Rusların Kırgız düşmanlığı olarak hemen her gün yer alırken, hatta Kırgız hükümetinin Moskova’yı kınayan açıklamalarına sıkça rastlanırken, bu tarz haberlerin ve açıklamaların yakın zamanda kesilmesi Moskova’nın Kırgız Hükümeti neznindeki müdahalesi ve nüfuzu olarak değerlendirilmektedir.

Bütün bunlar AKJOL hükümetinin kafasının karışık olduğuna dair emareler olarak ifade edilmekte(Not: Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi, Kırgız Hükümeti, ABD üssünü kapatma kararı almış durumda-Baran)… Belki de bu sebeple ABD bölgede yeni bir müttefik arayışı içinde Sarıyev’i tercih etmiş olması ve bahar olaylarına çanak tutuyor olması söylenebilir.



Milletle Bütünleşmiş Bir Subaylar Hareketi Olarak “TAZA DİN” ve Stratejisi

TAZA DİN Hareketi, bu gelişmeleri çok yakından takib etmekte. Partileşme sürecini bahar aylarındaki gelişmelere göre şekillendirmeyi plânlamaktadır.

Hali hazırda AKJOL Hükümeti’nden çok Cumhurbaşkanı Bakiyev’den umudunu kesmeyerek, ince bir politika izlemeyi tercih etmekte. Vatansever, anti-amerikancı, anti-emperyalist, Ehl-i Sünnet bağlısı Subayların öncülük ettiği bir hareket olan TAZA DİN Hareketi, ülkedeki İslâm temelli tek hareket. En belirgin özelliği olarak antiemperyalist tutumunu ön plâna çıkarmak suretiyle ülkedeki birlik ve beraberlik ihtiyacını İslâm merkezli olarak, muhalefet üstü bir konumda tutmaya özellikle dikkat etmektedir. Ülkenin tamamında taraftar kitlesine sahip olan TAZ DİN Hareketi özellikle Güney Kırgızistan’daki halk desteğiyle iktidar için ürkütücü olması, iktidarı TAZA DİN Hareketi’yle sıcak ilişki kurmaya zorlamaktadır.

İç güvenlikten sorumlu askerî bürokrasinin TAZA DİN Kurmaylarınca eğitilmiş olması, “Turuncu Kafalı” iktidar için bir başka handikap…

Toplum derinliğindeki çok ciddi taraftar kadrosu, TAZA DİN Hareketi’nin alacağı pozisyonu beklemektedir. Bahar aylarındaki olası hareketliliğin varacağı noktayı TAZA DİN Hareketinin tercihlerinin belirleyeceği hemen herkes tarafında bilinir ve kabul edilir bir gerçek…

Şu durumda Sarıyev dışındaki muhalefeti şerefsizlikle suçlayan TAZA DİN Hareketi mensupları Sarıyev hakkındaki değerlendirmelerini saklı tutmakta, buna karşın Bakıyev’i de AKJOL Hükümeti’nden ayrı değerlendirmeye tabi tutmaktadır.

“TAZA DİN” hareketinin lideri Albay Suyunaliyev BARAN Dergisini büyük bir alâka ile inceledi. Derginin Türkiye ve dünyadaki tesiri üzerine bilgiler aldı.

Albay Kurban Aliyev Bolatbek: (Kırgız Polis Yüksek Okulu Öğretim Görevlisi. Hukukçu yönü de olan Albay Bolatbek, TAZA DİN Hareketi’nin kurmaylarından… 2006 yılında Kırgız Hükümeti’ne karşı açmış olduğu 17 bin subayın özlük haklarının iadesiyle ilgili davayı kazanması sonucu ordu mensublarına 3 milyon dolarlık tazminat ödemesini sağlamış. Ortalama ücretin 150 dolar civarında olduğu Kırgızistan şartlarında bu rakamın dikkat çekici olduğu kuşkusuz. Mahkemenin uzun süre kabul etmediği tazminat davasını Sayın Bolatbek’in ısrarlı, inatçı ve cesur çıkışları sonucu kabul etmek zorunda kalışı ve davanın kazanılması, ordu mensupları arasında efsane olarak konuşulmakta. Kırgızistan, iç güvenliğini bizim (Polis) olarak ifade ettiğimiz İçişleri Bakanlığı’na bağlı ordu kuvvetiyle sağlamaktadır. 17 bin asker ve subaydan oluşan bu kuvvete karşın, Genelkurmay’a bağlı askerî gücü 5 bin civarındadır. Bolatbek kazanmış olduğu davayı yetersiz olarak görmekte ve önümüzdeki günlerde subayların haklarını korumak için yeni bir dava açmaya hazırlanmaktadır.)

TAZA DİN İslâm Birliği Çağrısı

Hareketin kurmaylarından Albay Kurban Aliyev Bolatbek “Müslümanların bulundukları zelil durumdan kurtulmaları için birleşmelerinden başka çareleri yoktur.” diyerek birlik içinde olmanın önemini bir kez daha belirtmiş oldu

Sayın Albay Bolatbek şunları ilave etti: “Dünya Müslümanlarının durumunu yakından takib etmekteyiz. Birlikte hareket etme şuurundan uzak oldukları için, düşman karşısında çaresiz ve zelil bir görüntü, İslâm Alemi’nin hak ettiği bir görüntü değildir. Batıcı hayat tarzı Müslümanların yaşantısında iyice nüfuz etmiş ve Müslümanları inançlarından uzaklaştırmıştır. TAZA DİN Hareketi olarak, kaybedilmiş İslâmî hasletlerinin yeniden ihyası ve dünya Müslümanlarının birlikte hareket etme şuurunu oluşturabilmek öncelikli hedefimizdir.”

Albay Suyunaliyev de sohbetimizde “Gazze’de Siyonist İsrail saldırılarına karşı kahramanca çarpışan Müslüman kardeşlerimizin yanlarında olduğumuzun bilinmesini isteriz.” dedi.

Sayın Suyunaliyev, “İsrail, Müslüman kardeşlerimize karşı yürüttüğü katliama bir an önce son vermeli. Bu davanın takipçisi olduğumuzdan kimsenin şüphesi olmasın!” diyerek, taa 12 bin km. öteden Müslüman kardeşlerinin çektiği acılara dair hissiyatını ifade etti.

Gezimiz esnasında Albay Suyunaliyev Bişkek ziyaretimiz boyunca bizleri yalnız bırakmayarak nezaketini ve alâkasını hissettirdi.

Orta Asya BARAN Dergisi Temsilcimiz Sayın Dilmurat Bey, Bişkek gezisi sırasında sürekli yanımızdaydı. Kendilerine BARAN Dergisi aracılığıyla bir kez daha, teşekkür ediyorum.


kaynak:Baran Dergisi


0 yorum:

Yorum Gönder

Yorumlarınızda Kişilik haklarına saldırı,küfür ve benzeri ifadeleriniz yayınlanmamaktadır.Yorumları yazarken İsminizi belirtmeniz önemle duyurulur.