Gizli tanık "Osmanım"ın ifadelerini baz istasyonları yalanlıyor
http://www.radikal. com.tr/Radikal. aspx?aType= RadikalDetay&ArticleID=924843&Date=06.03.2009&CategoryID=77
Danıştay saldırısı ile Ergenekon örgütünü ilişkilendiren Osman Yıldırım'ın ifadelerini baz istasyonu kayıtları yalanladı.
Yıldırım'ın Ataköy'de 30 Nisan 2006 günü kendisine bomba verdiğini söylediği kişilerin cep telefonları farklı yerlerden sinyal veriyordu
İSMAİL SAYMAZ
İSTANBUL -
Danıştay suikastı ve Cumhuriyet gazetesine yönelik el bombalı saldırıların iki numaralı faili ve Ergenekon davasının 'gizli tanığı' Osman Yıldırım'ın, el bombalı saldırılarla Ergenekon'u ilişkilendiren iddiasını çürütecek önemli bir gelişme yaşandı.
Osman Yıldırım ifadesinde: "30 Nisan 2006'da el bombalarını bize Ataşehir'de Muzaffer Tekin verdi. Bombaları başka bir odadan Rasim Görüm getirdi. Fikri Karadağ da oradaydı" demişti.
Ancak mahkemeye gelen baz istasyonu kayıtlarına göre; 30 Nisan'da Tekin ve Öztürk Kadıköy'de, Görüm Hendek'te, Karadağ ise Balıkesir'de; hiçbiri Ataşehir'de değil...
Alparslan Arslan'ın lideri olduğu grup Cumhuriyet Gazetesi'ne 5, 6 ve 10 Mayıs'ta üç kez el bombası atmıştı. Alparslan Arslan, 17 Mayıs'taysa Danıştay Suikastı'nı gerçekleştirmiş ti. Karara bağlanan bu dosya Ergenekon'la birleştirilmiş ti.
Daha fazla bilgi isteyenler için haberin ayrıntıları şöyle:
Bomba ve 500 bin dolar
Danıştay suikastı ve Cumhuriyet'e yönelik üç el bombalı saldırıyı Ergenekon'la ilişkilendiren veri, ilk iki eylemin hükümlüsü Osman Yıldırım'ın ifadeleriydi. Osman Yıldırım Danıştay saldırısı ve Cumhuriyet gazetesine bomba atılması olaylarının görüldüğü dava sonunda Danıştay'ı silahla basan avukat Alparslar Arslan ile birlikte müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı. Bundan sonra Ergenekon Davası'nda gizli tanık olarak ifade veren Yıldırım'ın iddiaları, iddianamede şöyle yer almıştı: "Danıştay olayı faillerinden Osman Yıldırım alınan ifadesinde özetle, 30 Nisan 2006 günü Ataşehir Migros önünde Alparslan Arslan'la buluştuğunu ve birlikte bir villaya gittiğini, villada Muzaffer Tekin, Alparslan Arslan, Oktay Yıldırım ile birlikte kendisinin tanımadığı 10-15 şahsın olduğunu, burada Muzaffer Tekin'in üç el bombası vererek 500 bin dolar karşılığında Cumhuriyet gazetesinin bombalanmasını istediğini, kendisinin de bunu kabul ederek yanındaki adamları ile olayı gerçekleştirdiğ ini beyan etmiştir."
Yıldırım sonraki ifadesinde fotoğraf üzerinden teşhis ettiği Kuvayi Milliye Derneği'nden Rasim Görüm'ün de villada bulunduğunu, Muzaffer Tekin'in talimatıyla odadaki el bombalarını getirdiğini iddia etmişti. Yıldırım, bu derneğin başkanı emekli Albay Fikri Karadağ'ın da yanlarında olduğunu öne sürmüştü.
Cumhuriyet avukatları
Bu iddialar üzerine, Ergenekon Davasın'da müdahil olan Cumhuriyet gazetesinin avukatları Akın Atalay ve Bülent Utku, 18 Kasım 2008'de bu iddianın araştırılmasını istedi. Dilekçede; Muzaffer Tekin, Rasim Görüm, Alparslan Arslan, Veli Küçük, Osman Yıldırım, Oktay Yıldırım, Fikri Karadağ ve Mehmet Zekeriya Öztürk'ün 29 Nisan - 12 Mayıs 2006 arasında telefon dökümlerinin, baz istasyonlarını gösterir şekilde alınması istendi. Dokümanlara göre; sanıklardan hiçbiri o tarihte Arslan ve Yıldırım'la görüşmedi. Baz istasyonları çizelgesiyse şöyle:
30 Nisan: Alparslan Arslan'ın telefonu Zeynepkamil, Üsküdar, Alemdağ, ve Balmumcu'da sinyal veriyor. Osman Yıldırım, 30 Nisan'da öğlene kadar Bursa ve Yalova'da görünüyor. Telefonu, 14.54'te Dudullu'da sinyal veriyor. O gün 23.24'te kadar Sultançiftliği'nden ayrılmıyor. Yıldırım ile Arslan, 30 Nisan'da beş kez görüşme yapıyor. Görüşmeler sırasıyla; 00.43, 12.49, 14.02, 14.54, 15.01, 15.02'de yapılıyor. Muzaffer Tekin, 30 Nisan'da Göztepe Park'ta, Maltepe'de, Pendik'te, Beykoz'da ve Ziverbey'de sinyal veriyor. Rasim Görüm, Adapazarı Hendek'te; Karadağ'sa Balıkesir'de görünüyor.
1 Mayıs: Arslan'ın telefonu Ataşehir'de 14.27'de sinyal veriyor ve Yıldırım'ı arıyor. Üç kez telefonla görüşüyorlar. Arslan'ın telefonu Ataşehir'de en son 15.05'te sinyal veriyor. Aynı anda Yıldırım'ın telefonu da Ataşehir'de sinyal veriyor. Yıldırım, 15.20'ye kadar burada kalıyor. Yıldırım'ın telefonu 16.02'de bir kez daha sinyal veriyor. Sekiz dakika sonra Samandıra'da sinyal veriyor. Tekin ve Öztürk o sırada Kadıköy'deydi. Görüm, Hendek'teydi. Karadağ'sa Acıbadem ve Sahrayıcedit'tedi.
3 Mayıs: Alparslan Arslan'ın cep telefonu 3 Mayıs'ta 15.31'de Ataşehir'de sinyal verdi. Fakat bundan yedi dakika önce Dudulu, beş dakika sonra da Kayışdağı'ndaydı. Osman Yıldırım, bu saatlerde İşkulesi'ndeydi. Muzaffer Tekin, Kadıköy'de; Görüm, yine Hendek'te, Fikri Karadağ ise Acıbadem'de ve Salacak'taydı.
"Osmanım" hakkında daha fazla bilgi (okumamış olanlar için):
----- Original Message ----- Sent: Wednesday, February 18, 2009 11:15 AM
Subject: Osmanım
Kasten adam öldürmeye teşebbüs ve ruhsatsız silah taşımaktan 9 yıl hapis
(Eyüp 1. Ağır Ceza 1995/78)
Ablasını öldürmekten 20 yıl hapis
(Akhisar Ağır Ceza 1989/32)
Nüfus kağıdında sahtecilik yapmaktan mahkumiyet
(Kırklareli Asliye Ceza 1998/215)
Öz yeğenini satarak fuhuşa aracılık etmekten 2 yıl 6 ay hapis
((Erzurum 1. Asliye Ceza 1998/391)
Cumhuriyet Gazetesi'nin bombalanması
Danıştay suikastinden müebbet hapis
(Ankara 12. Asliye Ceza)
İşte, Atatürk'e "İngiliz piçi" diyen Osmanım'ın (Osman Yıldırım) suç dosyaları bunlar
İşte, Ergenekon Savcısı Öz'ün başının üzerinde gezdirdiği ve "Osmanım" dediği kişi bu.
Böyle bir kişinin "gizli tanık" olması, vicdanen ve hukuken kabul edilemez.
Danıştay suikasti davasının 27.6.2008 tarihli celsesinde Osmanım'ın söyledikleri:
"Türkiye Cumhuriyeti devletini tanımadığımdan suçlamalarla ilgili savunma yapmayacağım.
Ben Anadolu İslam devletinin bir vatandaşıyım.
Müslüman vatandaşlar üzerinde baskı kurmak isteyen Cumhuriyet Gazetesi'ni üç kez bombalattım.
Ayrıca Alparslan arkadaşıma Danıştay suikastini yaptırdım.
İddianameye konu edilen sözleri de sarf ettim.
İsim vermeden istinkaf ettiğim şahsı, "Kurtuluş savaşı vermemiş, satış savaşı vermiş" "İngiliz tetikçisi" ve "İngiliz piçi" olarak sıfatlandırdım.
Şimdi bu kişi gizli tanık olacak, tanık koruma programından yararlanacak.
Kendisine bir ev satın alınacak veya kiralanacak.
Kendisinin ve ailesinin tüm ihtiyaçları karşılanacak
İş kurabilmesi, için yüklü miktarda para ya da maaş verilecek
Geçici olarak başka bir ülkeye yerleşebilecek
Sizin vicdanınıa buna razı oluyor mu?
++++++++++++ +++++++++ +++++++++ +++++++++ ++
Aydınlık, 8 Şubat 2009
++++++++++++ +++++++++ +++++++++ +++++++++ ++
0 yorum:
Yorum Gönder
Yorumlarınızda Kişilik haklarına saldırı,küfür ve benzeri ifadeleriniz yayınlanmamaktadır.Yorumları yazarken İsminizi belirtmeniz önemle duyurulur.