ELİF ŞAFAK'IN KAĞIT HELVA ADLI KİTABININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Elif Şafak adı basında sıkça dile geliyor. Son kitabı: Kâğıt Helva… Kâğıt Helva, yazarın kitaplarından derlenen alıntılardan oluşuyor.
İddialı bir çalışma.
Bu tür çalışmalar, yazar öldükten sonra meraklıları tarafından yapılır. Örneğin, Sait Faik aşk hakkında neler söylemiştir? Sait Faik’in öyküleri incelenir. Öykü karakterlerinin söylemlerinden derlemeler yapılır. Doğrudan yazarın sözlerine başvurulur. Düz yazılarına, makalelerine gidilir. Ortaya araştırma-inceleme türünde bir kitap çıkar.
Sait Faik’in aşk hakkındaki fikirlerini merak edenler yapılan çalışmayı alıp okur.
Elif Şafak’ın yeni kitabı böyle hazırlanmamış.
Elif Şafak, kendisini kendisi araştırmış.
Neden böyle yaptığını ise şöyle özetlemiş:
“(…) Derken o yolculukta bir an geliyor, durup geriye bakma gereği duyuyorum. Geçtiğim yolları, uğradığım durakları, güzergâh boyu karşılaştıklarımı anımsıyorum. Bu kitap dünden bugüne yazdıklarımdan ufacık bir seçkidir. Bir alıntılar kitabı. Karın doyursun diye değil, tadımlık niyetine. Kâğıdın üzerine konulmuş birkaç tatlı kelam. Kağıt Helva…”
Günümüzde bazı yazarların bazı nedenlerden dolayı öne çıkarıldığını biliyoruz.
Yenidünya Düzeni’nde edebiyat, kontrol edilebilir bir uğraş haline geldi.
Platon sanatın kontrol edilmesi gerektiğini savunmuştu.
Platona göre sanatçılar, büyücüler gibi toplumları etkileme yeteneğine sahiptiler. Sanatçılar toplumsal düzeni alt üst edebilirdi.
Bu yüzden birçok düşünür, siyaset adamı sanatın başıboş bırakılmaması gerektiğini savunmuştur.
Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nde bunun en ileri adımları atılmıştı. Sanat, toplum için olmalı deniyordu. Marksist Sanat Akımı diye bir akımdan söz edilir olmuştu. Sanatçılar ya toplumcu gerçekçi ürünler ortaya koyacaklar ya da susacaklardı. Susmayanlar susturuluyordu. Kimi hapse atılıyor kimi sürgüne gönderiliyordu.
80’lere doğru sosyalizm çatırdamaya başladı. Marksist yazarların edebiyatı sosyalizmi kurtarmaya yetmedi. Sovyetler Birliği kapitalist düzene kaydı. Sanatta Toplumcu Gerçekçilik dayatmasından vazgeçildi.
Yenidünya Düzen’nde sanatın nasıl yapılması gerektiği konusunda açık bir dayatma yok. Dayatmanın gizli yapılıyor. Herkes özgür sanattan söz ederken sanat sınırlandırılıyor.
Örneğin kölelik…
Kölelik eski çağlara ait bir kavram... Bugün kimse resmi anlamda köle değildir. Ne var ki kölelik devam etmektedir. Asgari ücretle yoksulluk sınırında yaşayan işçiler köledir. Adları köle olmasa da köle gibi yaşamaktadırlar.
Sanatta olan da budur. Görünürde sanatta dayatma kalkmıştır. Uygulama da ise dayatma devam etmektedir.
Toplumun sorunlarını anlatan sanat yıllarca, kapitalizmin temsilcileri tarafından tehlikeli sayıldı. Nasıl oldu da insanlar kendi sorunlarını anlatan edebiyattan uzaklaştı?
Bunun birçok nedeni var.
En başta gelen neden umut yitimi…
Toplumun, siyasete ve siyasetçiye güven duymuyor.
Zulme ve gericiliğe karşı verilen mücadeleler başarısızlıkla sonuçlandı.
Bilime duyulan güven sarsıldı. İnsanlığa mutluluk getireceği düşünülen bilim savaşlara neden oldu, çevreyi kirletti. Hava, su, toprak bozuldu. Yediğimiz, içtiğimiz birçok şey GDO’lu hale geldi.
Siyasetçiler gibi, bilim de insanlığı kandırdı.
Bilim geliştikçe insan insandan uzaklaştı.
Marks yanıldı.
Tarihin sonuna geldik diyenler oldu.
Kitleler buna inandı.
Kapitalizm, değneksiz köyde başıboş gezmeye başladı.
Vahşi sermaye dünyayı küçülttü.
Yüz yılın siyasal hataları yüzünden insan, kaderini kontrol edebileceği duygusunu kaybetti. Dine ve büyücülere duyulan ilgi arttı. Harry Botter serileriyle, büyücü masallarıyla, filmleriyle gençler uyutuldu.
Kapitalizmin, daha insancıl olan sosyalizmi yendiği doğrudur.
Sosyalizm iyilerin örgütlenmesiydi. Kapitalizmse zalimlerin örgütlenmesidir.
Zalimler, örgütlenme konusunda her zaman başarılı olmuştur. Güç birliği içinde olmak zalimlerin önemli özelliğidir.
Genellikle iyiler örgütsüz yaşar. Onların derdi çocuklarına ekmek götürebilmektir.
Kapitalistlerin derdi ise sömürmektir, daha çok paraya sahip olmaktır. Sömürmek içinse sıradan insanlara ihtiyaçları vardır.
Sıradan insanın iki ekmeğinden birini çalmak onlar için büyük başarıdır.
Herkesten bir ekmek çaldıklarında büyük paralara sahip olurlar.
Gücü elinde tutan, yıkamadığı bileği öperek yener.
Zalimlere karşı mücadele veren ilk örgütlü güç dinlerdi.
Dinlerin ortaya çıkışı halk hareketi şeklinde olmuştur. İyiler bir araya gelmiş, zalimlere karşı güç birliği yapmıştır.
İlk Hıristiyanlar kiliselerini gözden uzak kayalıklara; mağaralara saklıyorlardı. Zalim krallar dinle başa çıkamayacaklarını görünce Hıristiyanlığı kabul etti.
Sonra da dini, halka karşı kullanmaya başladılar.
Musevilikte olan da budur Müslümanlıkta olan da budur.
Din, günümüzde yoksulların üzerinde kontrol aracı olarak kullanılıyor.
Hindistan halkı, ineğe kutsal sayarken, Hindistan’ın zenginleri korkusuzca inek yiyor.
Bu düzen hiç değişmedi.
Bütün bunların edebiyatla ne ilgisi var diyeceksiniz.
Konumuz Elif Şafak’ın Kâğıt Helva’sıydı.
O kadar çok ilgisi var ki…
Sanat, tarih sahnesine yoksulların çabasıyla çıkmıştır. Resimden, müziğe, şiire, öyküye kadar sanatın bütün dalları halkın eseridir.
Halk, kendi resmini, müziğini, şiirini, öyküsünü yaşarken yaratmıştır. Bunları yaparken herhangi bir eğitim almamıştır. Sanat, halkın içinden, yüreğinden fışkırmıştır.
Bu uğraş daha sonra halkın elinden alındı. Sanat, aydınların oldu, üniversite eğitimi alanların oldu.
Saraylara sızan sanatçılar, halka tepeden bakar oldu.
Günümüzdeki sanat, Yenidünya Düzeni’nin sanatıdır. Müzik öyledir. Öykü, şiir, resim, roman, her şey kontrol altına alınmıştır.
Platon’un dediği gibi sanat tehlikelidir.
Sanatçılar efsunlu bir dile konuşur. Ressamın seçtiği renkler efsunludur. Şiir efsunludur, roman efsunludur.
Musa’nın, İsa’nın, Muhammet’in diliyle roman karakterleri konuşmaya başlarsa yer yerinden oynar. Sanatla ilgilenen halk galeyana gelir.
İnsanlar talep etmeye başlarlar:
Eşitlik, derler. Adalet, hürriyet, derler. Hepimizi tanrının çocuklarıyız, kimse kimseyi üstün değildir, derler.
Bu söylemler tehlikelidir. Onun için sanatçılar kontrol edilmelidir.
Sanat, emperyalizmin hizmetinde olmalıdır.
Emperyalistler sanatçıları desteklemelidir.
Emperyalizm, her ülkede farklı amaçlar peşinde koşuyor. Sömürülen ülkelerin sanatçıları emperyalizm tarafından besleneniyor.
Zalimin hakkı için yayınevleri her kitabı basmamalı, dağıtımcılar her kitabı dağıtmamalıdır.
Toplumun ne okuyacağına medya karar vermelidir.
Medya, A sanatçısı çok iyi yazıyor demelidir. A sanatçısına ne yazacağı söylenmelidir. Emperyalizmin istekleri doğrultusunda görev üstlenen yazarlara yurt dışında ödüller verilmelidir. Onların büyük yazarlar olduğu dünyaya duyurulmalıdır.
Elif Şafak’ın büyük yazar olduğu dünyaya duyurulmuştur.
Orhan Pamuk da büyük yazardır. Emperyalizm onu da bağrına basmıştır.
Artık bu yazarlar ne yazsa olur.
Arkalarında Yenidünya Düzeni’nin basını vardır.
Elif Şafak’ın ya da Orhan Pamuk’un bir kitabı çıkar da almazsanız ebediyeti takip etmiyor sayılırsınız.
Aydın olanlar medyanın seçtiği yazarları mutlaka okumalıdır.
Okuduktan sonra da mutlaka beğenmelidir.
Çünkü medya şunu pompalıyor:
“Sayın yazarımızı dünya beğeniyor. Sen kim oluyor da eleştiriyorsun?”
Eleştiremezsin.
Eştirenlerin zekâsı ile dalga geçerler.
Hâlbuki kral çıplaktır. Yandaş medya kralın çıplak olmadığını iddia eder.
Ne yaparlarsa yapsınlar yine de susturamayacaklar.
Bizler kralların çıplak olduğunu görüyoruz.
Kimse bizi Kâğıt Helvalarla avutamaz.
Bu gün bütün marketlerde Elif Şafak’ın Kağıt Helva kitabı satılıyor.
Açın okuyun:
Kâğıt Helva çıplaktır.
Elif Şafak çıplaktır.
Orhan Pamuk çıplaktır.
Emperyalizmin bütün kralları çıplaktır.
Yazan: İsmail Cengiz Cengizhan
--
Bu grubun hiç bir siyasi oluşum, parti, vakıf, örgüt, dernek veya benzeri yapılanmalarla alakası yoktur.Aynı zamanda onlara uzaklığı veya yakınlığıda bulunmamaktadır. Müslüman Anadolu İnsanının Tarafında yer alan Gerçek Vatanseverliği ilke edinmiş, Anti Emperyalist HABER BİLGİ PAYLAŞIM STANDIDIR.."
Grupta yayınlanan yorum ve yazılardan yazarları sorumludur.Ayrıca harici linklerden de Anadolu Haber Günlüğü Mesul değildir...
Grup Yöneticileri Mail Adresleri Aşağıdadır
kurtulusyolu99@gmail.com
bahadirserhad@gmail.com
forevermirza@gmail.com
Bu gruba posta göndermek için, mail atın: anadoluhaber@googlegroups.com
Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin: anadoluhaber-unsubscribe@googlegroups.com
Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/anadoluhaber?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
0 yorum:
Yorum Gönder
Yorumlarınızda Kişilik haklarına saldırı,küfür ve benzeri ifadeleriniz yayınlanmamaktadır.Yorumları yazarken İsminizi belirtmeniz önemle duyurulur.