823 yıl önce bugün Selahaddin Eyyubi Kudüs'ü Haçlı işgalinden kurtardı!


 Hz. Âdem’in (as) ayak izi, Hz. Peygamber’in (sas) peygamberlere serdarlık yaptığı altın mekân, İslam’ın mübarek kabul ettiği ilk kıble Kudüs. 100 yıldır işgal altında olan peygamberler şehri Kudüs, Haçlı tebiyecisi Selâhaddin Eyyûbî tarafından kuşatıldı. Kuşatma şehri savunan Kudüs komutanı İbelinli Balian’ın 2 Ekim 1187'de şehri teslim etmesiyle sonuçlandı. Selahaddin'in Kudüs'ü almasıyla birlikte Kudüs Krallığı sona erdi.

Müslümanlığın yanı sıra Hristiyanlık ve Musevilik için büyük öneme sahip Kudüs’ü Haçlılarının işgalinden kurtaran Selahaddin Eyyubi, (Selahaddin Yusuf bin Eyyub) şehrin fatihlerinden biri olarak biliniyor.

Peygamberler şehri olarak da bilinen Kudüs, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaptı.

Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa’nın da içinde yer aldığı şehri 638’de Bizans işgalinden kurtaran İslam’ın ikinci Halifesi Hazreti Ömer, Kudüs’ün ilk fatihi oldu.

Hazreti Ömer'in halifeliği döneminde fethedilmesinin ardından uzunca süre Müslümanların hakimiyetinde kalan Kudüs, Birinci Haçlı Seferi sonunda 1099’da yeniden Hristiyanlar tarafından işgal edildi.

Haçlı işgali altındaki şehir, işgale son verecek fatihini beklemeye başladı...

Fetihten önce

1185 Mart'ında Kudüs Kralı IV. Baudouin ölünce ablasının oğlu V. Baudouin unvanıyla tahta çıkarıldı. Henüz küçük yaşta olan kralın da bir yıl sonra ölümü üzerine annesi Sibylle ile kocası Guy de Lusignan yönetime el koydular.

Aynı yıl Kerek hâkimi Renaud de Châtillon’un Kahire’den Dımaşk’a giden bir Müslüman kervanına saldırması Selâhaddîn-i Eyyûbî’nin sabrını taşırdı. Selâhaddin, 4 Temmuz 1187’de Hittîn mevkiinde yapılan savaşta Kudüs krallık ordusunu yok etti. Bu olayın ardından Müslümanlar Kudüs Krallığı’na ait büyüklü küçüklü elli iki şehri fethetti. Sıra Kudüs’e gelmişti.

Selâhaddîn-i Eyyûbî Kudüs’ü kuşattı

Selâhaddîn-i Eyyûbî, önce Kudüs’ün teslimini müzakere etmek için çağırttığı Haçlı heyetiyle Askalân’da görüştü. Hıristiyanların şehri teslim etmeyeceklerini söylemeleri üzerine Selâhaddin Kudüs üzerine yürüdü. Bunu duyan gönüllü mücahitler de orduya katıldı.

İslam ordusunda iktalı ve maaşlı askerlerin sayısı 12 bin süvariydi. Yaya askerlerin sayısının ise daha fazla olduğu rivayet edilir. Haçlı ordusunun 2 bin şövalye, 20 bin yaya ve o çevreden toplanan hafif süvari birliklerinden meydana geldiği söylenebilir.

“Kudüs işgal altındayken ben nasıl gülebilirim ki” sözüyle hafızalara kazınan Selahaddin Eyyubi, Eyyubiler devletini kurduktan sonra kutsal şehirdeki işgale son vermek için harekete geçti.

Selâhaddîn-i Eyyûbî 20 Eylül 1187’de Kudüs önünde karargâh kurdu. Üç gün sonra surda büyük bir gedik açıldı. Savunmayı yöneten Balian d’Ibelin, 30 Eylül’de Selâhaddin’in karargâhına gelip teslim şartlarını konuştu.

Selâhaddin çok az bir fidye ödemek şartıyla halkın şehri terketmesine izin verdi. Ayrıca para bulamayan binlerce kişi de serbest bırakıldı. Selâhaddin’in bu insanca davranışı Kudüs’ü zapteden Haçlılar’ın vahşetiyle tam bir tezat teşkil etmekteydi.


Kudüs aşığı Sultan Selahaddin, kuşatma sırasında şehre zarar gelmesini önlemek için büyük özen gösterdi. Ünlü komutanın Kudüs'ü korumak için kuşatma sırasında, “Kudüs'ün, Allah'ın kutsal saydığı beldelerden biri olduğuna büyük bir inancım vardır. Sizin de kutsallığına inandığınız bu beldeye muhasara ve savaşın gerektirdiği yollarla hücum etmek ve girmek istemiyorum.”

Fethin ardından Kubbetü’s Sahra’daki haçın indirilmesinin ardından 88 yıl boyunca duyulmayan ezan sesi tekrar şehrin semalarında yankılanmaya başladı.

Selâhaddîn-i Eyyûbî devrinde Kudüs

Mi’raç kandiline denk düşen 27 Receb 583 (2 Ekim 1187) Cuma günü Selâhaddin ve İslam ordusu Kudüs’e girdi. Haçlılar’ın seksen sekiz yıl önce kana buladıkları şehirde hiçbir taşkınlık yapılmadı; Müslümanlar zafer sevincini olgunluk içinde kutladılar. Haçlılar Kudüs’ten çıkıp giderken Ortodoks ve Ya‘kūbî Hristiyanlar şehirde kaldı. Musevilerin de şehre yerleşmesine izin verildi. Hıristiyanlara ait kutsal yerlerin idaresi Ortodoks kilisesine teslim edildi. Bir süre Kudüs’te kalan Selâhaddîn-i Eyyûbî, Haçlılar tarafından saray olarak kullanılan Mescid-i Aksâ’yı camiye çevirdi. Nûreddin Mahmud’un Halep’te yaptırdığı minberin getirilmesini emretti.

Selâhaddîn-i Eyyûbî devrinde surlar tamir ettirildi ve önlerine derin hendekler kazıldı.

Burçlar inşa edildi. Sultan Kudüs’ün idaresini Fakih Ziyâeddin Îsâ’ya verdi, onun 1189’da ölümü üzerine de yerine Hüsâmeddin en-Necmî getirildi.

0 yorum:

Yorum Gönder

Yorumlarınızda Kişilik haklarına saldırı,küfür ve benzeri ifadeleriniz yayınlanmamaktadır.Yorumları yazarken İsminizi belirtmeniz önemle duyurulur.