Batı Trakya Türkleri: Milli kimliğimizle özgürce yaşayamıyoruz


 Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Genel Başkanı Necmettin Hüseyin, “Yunanistan’da Türklüğü inkar edilen bir topluluğuz. Lozan Antlaşması ile emanet edildiğimiz topraklarda milli kimliğimizle özgürce huzur içerisinde yaşayamıyoruz” dedi.


Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği İzmit Şubesi tarafından “29 Ocak Milli Direniş Günü” dolayısıyla İzmit Fevziye Camii’nin arkasında bulunan Milli Kimlik ve Direniş Anıtı’nda anma töreni ve basın açıklaması gerçekleştirildi. Covid 19 tedbirleri sebebiyle sınırlı katılımla gerçekleştirilen basın açıklamasına Batı Trakya Türkleri Derneği Genel Başkanı Av.Necmettin Hüseyin, Batı Trakya Türkleri İzmit Şube Başkanı Yüksel Öztürk, dernek yönetimi ve üyeler katıldı. Basın açıklamasından sonra anıta kırmızı güller bırakıldı.


Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği İzmit Şube Başkanı Yüksel Öztürk basın açıklamasında şu ifadeleri kullandı:


“Bugün burada sizlerle vatandaşı olduğu Yunanistan’ın kalkınması için çaba sarf eden, huzur ve refahının bozulmasına yönelik her türlü olumsuzluklardan kaçınan, anavatanı Türkiye için ise dilinden duasını eksik etmeyen Batı Trakya Türk Azınlığı ve bu azınlığın onur mücadelesi olarak tarihe geçen 29 Ocak Milli Direniş Günü dolayısıyla toplanmış bulunmaktayız.


Azınlığın milli kimliğini yok saymaya yönelik kararlara karşı canı pahasına göstermiş olduğu onurlu duruş, bugün ”Milli Kimlik ve Direniş Günü” olarak adlandırılmakta ve anılmaktadır. Milli ve manevi değerlerine sımsıkı sarılarak bu değerlerine yönelen her türlü tehdit karşısında hukukun içinde kalarak varlık mücadelesi veren Batı Trakya Türk Azınlığını bu vesileyle buradan bir kez daha selamlıyoruz.”


Şube Başkanı Yüksel Öztürk’ün ardından açıklamalarda bulunan Batı Trakya Türkleri Derneği Genel Başkanı Necmettin Hüseyin, şunları söyledi:


"1982’de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kurulmasından beri Yunanistan’ın Batı Trakya Türklerine yaptığı baskılar had safhaya ulaştı.. Yunanistan’a kesilen faturayı Batı Trakya Türklerine ödetmeye çalıştılar. Türklüğü inkar edilen bir topluluğuz. 1987 yılı sonunda isimlerinde Türk kelimesi bulunan derneklerimizin tabelaları indirildi.Hukuk mücadelemiz sonucunda Yunan yüksek yargısına giden davalar maalesef çok acı bir gerekçeyle sonuçlanmıştır. Bu gerekçede Batı Trakya’da “TÜRK” yoktur denmektedir. Bu karar neticesinde 29 Ocak 1988 günü tüm baskılara, engellemelere rağmen 20 bini aşkın Batı Trakya Türk’ü Gümülcine meydanına inerek biz Türk’üz diye, biz burada yaşıyoruz biz varız diye haykırmıştır.



1988’den sonraki dönemde, 2 yıl içerisinde hiçbir gelişmenin olmadığını gören Batı Trakya Türkleri, 1990 yılında bu olayların yıl dönümünde masumane ve mütevazi bir etkinkinlikle, bir mevlid düzenleyerek bu olayları anma kararı almışlardır. Fakat aşırı kesimler tarafından öylesine provakatif olaylar yaşanmıştı ki yerel basın ve özellikle kilisenin devreye girmesiyle Türklere karşı saldırı için bir ortam hazırlanmış ve 29 Ocak 1990 tarihinde 300’ün üzerinde Türk işyeri yağmalanmış ve talan edilmişti.


“Batı Trakya Türk azınlığı mensupları yaralanmıştır ve Türklerin kanı akıtılmıştır.”

Bizler de 33 yıldır Türklük onuruyla bir başkaldırının, bir direnişin Milli Mücadele ruhu ile davamızı sahiplenme onurunun yıl dönümünü anmaya devam ediyoruz.


29 Ocak olaylarını anma toplantılarında önceki yıllarda Taksim’den ve şubelerimizin bulunduğu il ve ilçe merkezlerinden duyurduğumuz sesimizi dört yıl önce Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedi istirahatgahı Anıtkabir’den, sonraki yıl Çanakkale’de Şehitlik Abidesinden, 2019 yılında Türkiye Cumhuriyeti’nin en doğu ucundan Sarıkamış’ta ebediyete intikal eden 90 bin şehidimizin manevi huzurundan, geçen yıl da 20. Yüzyılın sonunda dünya tarihinin gördüğü en büyük dramın 25. yılında, insanlığın katledildiği ve 8372 kadın, erkek ve çocuğun toplu mezarlara gömüldüğü Srebrenitsa’da 29 Ocak “Milli Direniş Günümüzü” anarak sesimizi duyurduk.


2021 yılında 33. Yılını andığımız 29 Ocak etkinliklerimizi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına hayırlı olsun ziyaretimiz ardından, Beşparmak Dağları ve Maraş’ta yapacağımız basın açıklaması ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde gerçekleştirmeyi planlamıştık. Ancak bütün dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını sebebiyle anma etkinliklerimizi sosyal medya da canlı yayınlar ile şubelerimizin bulunduğu yerlerde dar katılımlı olacak şekilde basın açıklamaları ile gerçekleştiriyoruz. Bu bağlamda dün Soma’da Kıbrıs şehidimizin adını taşıyan Cengiz Topel Meydanı’nda Atatürk Anıtı önünde, ardından da İzmir’de Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün anneleri Zübeyde Hanım Anıt Mezarı’nda anma törenleri gerçekleştirdik. Bugün ise burada İzmit’te Milli Kimlik ve Direniş Anıtı önünde sizlerle birlikteyiz. Yarın İstanbul Ayasofya Camii’nde kılınacak Cuma namazından sonra yapacağımız yine dar katılımlı basın açıklamasıyla bu yılki 29 Ocak Milli Direniş Günü etkinliklerimizi gerçekleştireceğiz."


Ayasofya Camii önündeki açıklamamızda da Yunanistan Başpiskoposu İeronimos’un geçtiğimiz günlerde katıldığı bir televizyon programında “İslam bir din değildir, siyasi partidir. Mensuplarıda yayılmacı ve savaşçı insanlardır” ifadeleriyle İslam’a ve Müslümanlara dair hakaret içeren sözlerine cevabımız olacaktır.” dedi.

0 yorum:

Yorum Gönder

Yorumlarınızda Kişilik haklarına saldırı,küfür ve benzeri ifadeleriniz yayınlanmamaktadır.Yorumları yazarken İsminizi belirtmeniz önemle duyurulur.