Irak’ta kan… ve mutfak [Prof. Dr. Türkkaya Ataöv / Türk Solu Dergisi]


Irak'ta kan… ve mutfak

Bu yazı güney komşumuz Irak'a beş yıl önce saldırarak işgâl etmiş olan Amerikan askerinin döktüğü kan ile bizde "er yemekhanesi" denen yerde yedi yıldızlı gösterişli otellerde bile zor görülen yiyecek bolluğu arasındaki çelişki üstünedir.

Önce, kimi gerçekleri sayılarla saptayalım. Irak'ta 154.734 askerli bir işgâl gücü bulunuyor. Bunun 145.000'inin üstünde Amerikan asker giysisi var. 4000'i Britanya'dan, 2000'i Gürcistan'dan, 900'ü Polonya'dan ve 650'si de geri kalan tüm ülkelerden. Bugüne değin, ölen Amerikan askerleri 4.116, yaralıları 30.316. ABD'nin 68 askerî helikopteri düşürüldü. Ölenlerin yüzde 90'ı er, yüzde 98'i de erkek. Dörtte-üçünden biraz azı 25 yaşın altında. Yaşamını sürdürenlerden üçte-biri ruhsal bozukluklar sergiliyor.

Ayrıca, 128 gazeteci öldü. Bunların 14'ünü Amerikan askerleri öldürdü. Irak polisinden ve askerlerinden ölenlerin sayısı 8.409. Ölen Iraklı sivillerin sayısı ise kestirmeceye dayanarak 100.000 ile onun yaklaşık on katı arasında değişiyor. Başkaldıran silâhlı Iraklılardan Amerikalıların öldürdükleri 55.000. Iraklı olmayıp da kaçırılanların sayısı 306. Iraklı olmayıp öldürülen işveren ve işçiler 553. Silâhlı Iraklıların günlük saldırılarının sayısı şimdi 100'ün üstünde. Başkaldıran silâhlı yerliler 70.000. Bu sayı 2003 sonuna doğru 15.000'di. O günden bu yana, beş kat artmış oldu.

Bir oturuşta gerekirse 9.000 kişinin yararlandığı bu Harun-ur-Reşit büfesi 27 Mart 2007'de açılmış. Açılış töreninde konuşan Yarbay Frank Andrews demiş ki:

Bir oturuşta gerekirse 9.000 kişinin yararlandığı bu Harun-ur-Reşit büfesi 27 Mart 2007'de açılmış. Açılış töreninde konuşan Yarbay Frank Andrews demiş ki:

Bir oturuşta gerekirse 9.000 kişinin yararlandığı bu Harun-ur-Reşit büfesi 27 Mart 2007'de açılmış. Açılış töreninde konuşan Yarbay Frank Andrews demiş ki:

Bir oturuşta gerekirse 9.000 kişinin yararlandığı bu Harun-ur-Reşit büfesi 27 Mart 2007'de açılmış. Açılış töreninde konuşan Yarbay Frank Andrews demiş ki:

Bir oturuşta gerekirse 9.000 kişinin yararlandığı bu Harun-ur-Reşit büfesi 27 Mart 2007'de açılmış. Açılış töreninde konuşan Yarbay Frank Andrews demiş ki:

Bir oturuşta gerekirse 9.000 kişinin yararlandığı bu Harun-ur-Reşit büfesi 27 Mart 2007'de açılmış. Açılış töreninde konuşan Yarbay Frank Andrews demiş ki:

Irak'ta iç göçe zorlanan yerliler 2.255.000: Suriye ya da Ürdün'e kaçan Iraklılar ayrıca 2.225.000. Ülkeyi terk eden meslek sahibi yetişmiş kişiler 12.000. Bunlar işgâl, ölüm, işsizlik ve açlıktan kaçıyorlar. Bugüne değin, öldürülmüş olan yerli doktorlar 2000. Ülkede işsizlik oranı yüzde 27-60 arasında. Enflâsyon yüzde 50. Gıdasızlık çeken çocuk oranı: yüzde 28. Irak evlerinde günlük ortalama elektrik kullanımı 1-2 saat; bu oran başkent Bağdat'ta günde 5-6 saat. Savaştan ve işgâlden önce yaklaşık 24 saatti. Yeterli su bulamayan Iraklılar yüzde 70.

Bu durumda, (Britanya Savunma Bakanlığının 2005 ortasında yaptığı bir araştırmaya göre) yabancı işgâlcilerin çıkıp gitmelerini isteyenler nüfusun yüzde 82'si. Dışarıdan gelmiş olan koalisyon güçlerinin güvenlik sağladığına inananlar yüzde 1.

Irak savaşının neye patladığını ortaya koyan kimi sayıları anımsayalım. Bu savaş Amerika'nın vergi ödeyen (daha çok alt) katmanlarına 600 milyar dolara patladı. Başkan Bush Temmuz 2008'de imzaladığı yeni bir yasayla yıl sonuna değin 200 milyar dolarlık yeni harcamalarla bu toplamı 800 milyara çıkarmış durumda.

ABD Senatosunda Çoğunluk Lideri Harry Reid'in yaptığı hesaba göre, 2008 yılında her saniyede 5000 dolar savrulmuş. Oradaki bir asker Amerikan halkına yılda 390.000 dolara patlıyor.

Bu harcamaların bir bölümünün, bir ölçüme göre en az toplam 9 milyarının hesabı da verilemiyor. Kimin nasıl elden çıkardığına ilişkin kaydı, kuydu yok, Örneğin, 549.7 milyonluk yedek parçaların yerini bilen çıkmadı. 110.000 tanesi AK-47 tipi olan 190.000 tüfek yitiklere karıştı. En azından bir bölümü PKK'nın eline mi vardı acaba? Bir milyar dolarlık tank parçaları, makineli tüfekler, roket-güdümlü el bombaları da sırra kadem basmış! Şubat 2007'de bu yitiklerin 10 milyar dolara ulaştığı ABD Kongresinde ileri sürülmüştü. Dick Cheney başkan yardımcısı olmadan önce başını çektiği Halliburton tekelci kuruluşunun 1.4 milyar dolarlık harcaması akıl-dışı ve hesapsız-kitapsız bulundu. Buna bağlı KBR adlı bir büyük sermaye kuruluşunun belgeleyemediği 3.2 milyarlık bir harcaması var.

Bağdat'ta ve ülkenin en yukarıdaki üçte-birinde yabancıların oluşturduğu iki kukla yönetim var. Başkentteki yerli yönetimi adına geçtiğimiz günlerde Washington'a giden ve Kongre üyeleriyle konuşan bir Irak heyeti, Bağdat'taki 275 üyeli Meclisin çoğunluğunca imzalanmış bir belgeyi de sundular. Bağdat'tan gelenlerin ziyaret amacı Irak'ın ABD tarafından işgâlinin uzatılmasına ilişkin yeni bir antlaşmanın onaylanmasıyla bağlantılıydı. İlk bakışta şaşırtıcı gibi görünen gerçek şu ki, bu kukla Meclisin çoğunluğunu oluşturanların imzalarını taşıyan bu belge şunu söylüyor:

"Irak milletvekillerinin çoğunluğu, Amerikan askerî güçleri ülkeden tümüyle ayrılmadıkları takdirde, Washington yönetimiyle askerlik, ticaret, tarım, yatırım ya da siyaset bağlantılı hiçbir antlaşma yapmamaya kesin kararlıdır."

Üstelik, ABD yönetimi işgâli sürdürecek bu antlaşmanın yapılması için Irak'ın egemenliğini hiçe sayarak yerli yöneticilere baskı yapmakla kalmayıp antlaşmayı Senato onayını aramadan uygulamaya koyacağını da belirtmektedir.

Irak'ın durumu kalın çizgileriyle böyleyken, işgâli yönetenlerin savaştırdıkları gençlere er yemekhanesinde sundukları yiyeceklere bakmanın öğretici olduğu kanısındayım. Cenevre'den sağladığım ve yazıma eşlik eden bu resimler sıcak ve soğuk, tatlı ve tuzlu, böf straganoftan tetrazzini hindisine, çeşitli peynirlerden çukulata türlerine, kuğu görünümlü kavunlardan kasmpatı gibi açmış karpuz dilimlerine değin, sanki bir Zekeriya sofrasını andırıyor. Kuş sütü de herhalde eksik değil. Yan yana duran türlü pastalardan birinin üstünde "Bu bizim savaşımız" yazıyor.

Bir oturuşta gerekirse 9.000 kişinin yararlandığı bu Harun-ur-Reşit büfesi 27 Mart 2007'de açılmış. Açılış töreninde konuşan Yarbay Frank Andrews demiş ki: "ABD Ordusu askerinin karnını doyurmak için hiçbir harcamadan kaçınmaz. Vietnam Savaşında bile, cephenin ileri çizgilerine dondurma yollamaktan geri kalmadık." O yapıda altı tane bir megawatt gücünde üreteçler de çalışıyor.

Bu durumda, asker de görevine koşsun! Kalorisi yüksek bu çeşitli besinleri mideye indirenler, sokağa fırlayıp konvoylarına biraz yaklaşan yerli bir ailenin önce aracı süren babasını öldürüyor, sonra da bir el bombası fırlatarak arkada oturan eşi ve on yaşındaki çocuğunu araçla birlikte yakıyorlar. Birkaç ay önce olan bu olay sıradan yaşam ve ölüm öykülerinden ancak biridir. Ara sıra, kendilerinden de birileri tok mide üstüne İsa'ya kavuşuyor. Şanslı olanlar yemek vakti gene er kantininde soluğu alıyorlar.

Erin aylığı 1.528-1.824 dolar arasında. Hani, Jessica Lynch diye bir kız vardı, işsizlik ve parasızlık canına tak etmiş, orduya yazılıp soluğu Irak'ta almış, ancak aracı devrilip yaralanınca Iraklı doktorlarca yerli hastanede bakılmıştı. Hiç ateş etmemiş olmasına karşın, sanki bir orduya karşı kahramanca direnmiş gibi efsaneler yaratılmış, kitabı daha basılmadan bir milyon dolar telif ücreti almıştı. Film önerisi de cabası. Yüzbaşının maaşı ayda 4.069 dolar, generalinki 11.847 dolar. Ayrıca, hem konut, hem güç koşullar ek ödentileri var. Ayda 2.5, yılda 30 gün izni bulunuyor. Sıradan Amerikalının ülkesinde izni iki haftadır. Günde sekiz saat çalışır. İşi silâh kullanmaktır. Onun dışında dikenli tellerle sarılı 3 kilometre karelik bir yerde yaşar. Telefonla konuşamaz, internetten de yararlanamaz. Ailesine mektup yazabilir ve ücretsiz postalar. Paket yollayacak olursa, onlar sıkıdenetimden geçer. Yemek boldur, ama haftada ancak bir kez duş alabilir.

Güney komşumuz Irak'ta yaşam ve ölüm, açlık ve tokluk böyle. Orada ABD ile de beş yıldır komşu olduk. Birkaç ay sonraki başkan seçimine aday olarak katılanlar Irak'taki bu durumun değişmesi için yeni bir tasarı ve yöntem sunmuyorlar.



--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
Bu grubun hiç bir siyasi oluşum ,parti, vakıf, örgüt, dernek veya benzeri yapılanmalarla alakası yoktur.Aynı zamanda onlara uzaklığı veya yakınlığıda bulunmamaktadır...Müslüman Anadolu İnsanının Tarafında yer alan Gerçek Vatanseverliği ilke edinmiş ,Anti Emperyalist HABER BİLGİ PAYLAŞIM STANDIDIR.."

Grupta yayınlanan yorum ve yazılardan yazarları sorumludur.
-----------------------------------------------------------------
"ANADOLU HABER GÜNLÜĞÜ" grubu.
Bu gruba posta göndermek için , mail atın : anadoluhaber@googlegroups.com
Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin: anadoluhaber-unsubscribe@googlegroups.com
Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/anadoluhaber?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

0 yorum:

Yorum Gönder

Yorumlarınızda Kişilik haklarına saldırı,küfür ve benzeri ifadeleriniz yayınlanmamaktadır.Yorumları yazarken İsminizi belirtmeniz önemle duyurulur.