T a r a f s ı z D e ğ i l i z

AW: (anadoluhaber) Re: AW: (anadoluhaber): Atatürk'ün büyüklügünü anlayan ,cocuk- Amerikali Cocugun Ataturk'e Mektubu

sn. KESER,

Size yeniden bakin ve okuyun tavsiyesinde bulundum, ancak yine ayni seyi yapiyorsunuz..
Eger aktarilan yaziya bakarsaniz, benim sahsen yazdigim bir sözcük olmadigini görürsünüz.Siz ne yazilani dogru dürüst okumussunuz, nede kimin ne ilave yaptigini, Sizden rica etmistim, tekrar ve dikkatlice okuyun lütfen.

Bu hatayi hepimiz yapiyoruz, Fikir sahibi olmak icin önce, Bilgi sahibi olmak gerekir..
Gelen bir iletinin, kimden geldigi, yazarinin kim oldugu, iletenin bir katksi olup olmadigi gibi hususlar cok önemli ayrintilardir.

 Yanlis noktadan ciktiginiz icin, yazdiklarinizinda ayni yanlislarin devami olmasi kacinilmaz olmus,
sizi ve yazdiklarinizi, okuyup anlamadan onaylamak gayretinde bulunan sn Simsek'te maalesef ayni duruma düsmüs. Sahsindan beklentimle, realizasyonu cok farkli oldu, ben kendisini okuyan birisi olarak degerlendirmistim, fazla iyimser degerlendirmisim, benim hatam diyelim.


--- seyfedin keser <seyfeddinkeser@gmail.com> schrieb am Sa, 14.2.2009:
Von: seyfedin keser <seyfeddinkeser@gmail.com>
Betreff: (anadoluhaber) Re: AW: (anadoluhaber): Atatürk'ün büyüklügünü anlayan ,cocuk- Amerikali Cocugun Ataturk'e Mektubu
An: anadoluhaber@googlegroups.com
Datum: Samstag, 14. Februar 2009, 17:27

Azmi bey ana fikri boşverinde, kocaman puntolarla yazdığınız ve aşağıya tekrar alıntıladığım sözlerinizdeki empatiyi lütfen bizlerle paylaşırmısınız, zira şahsım olarak empati göremedim bu sözlerde. Ve yazdıklamı dikkatli okuyun yolladığınız yazının ana fikrine ne demişiz. Bana yönelttiğiniz iki maddeyi kendinize benden gelmiş gibi almaya çalışın yani empati yapın... Yolladığınız yazı ile aşağıdaki cümlenin ne alakası var???

TÜRKİYEDEKİ ÖRÜMCEK KAFALILARA İTHAF OLUNUR
DOGAN ULUC'UN ARASTIRMASINDAN ALINTIDIR



14 Şubat 2009 Cumartesi 14:55 tarihinde azmi berberoglu <azmiberberoglu@yahoo.de> yazdı:
Sayin KESER,

Benim sizden kücük bir ricam var, lütfen gruba aktarilan yaziyi dikkatlice okuyup, anafikrini kavramanizdir. Yazdiklarinizdan cikan sonuc sunlar;
1-) Gönderilen iletiyi iyi okumayip, anlamadan yanitladiniz.!
2-) Atatürk düsmanligi sizi öylesine esir aldi ki..!! Atatürk'le ilgili bir yazi gördügünüzde, ayni tepkiyi veriyorsunuz.

Not: Empati yapmadan yazmayin lütfen, birini suclamak icin  parmaginizla isaret ettiginizde, üc parmaginizin'da " sizi " isaret ettigini unutmayin..

--- seyfedin keser <seyfeddinkeser@gmail.com> schrieb am Sa, 14.2.2009:
Von: seyfedin keser <seyfeddinkeser@gmail.com>
Betreff: (anadoluhaber) Re: WG: {Arena-siyaset} Fwd: atatürk ün büyüklügünü anlayan ,cocuk- Amerikali Cocugun Ataturk'e Mektubu
An: anadoluhaber@googlegroups.com
Datum: Samstag, 14. Februar 2009, 3:27

Yani bu kadarınada pes doğrusu, Kemalistim diyen zümre tam paranoyak olmuş. Yok yok belkide olmamışlardır. Tehlikenin farkındadırlar belkide : )

Farkına varsa ne olacak ki, bu kafa bunlarda olduktan sonraa...

Biraz değişik bir şeyler bulun, ama önce relax olun relax. Hadi göreyim sizi...

Doktor ve hastası;

"Gözlerinizle saati takib edin bir yandan da saatin tiktaklarını dinleyin. Hayır gözlerinizle dinlemeyeceksiniz, takip edeceksiniz...

Ama olmuyor ki kulaklarınızla saatin tiktaklarını dinleyeceksiniz. Hadi baştan alıyoruz...

Efendim saat bu tarafda siz niye tavana bakıyorsunuz. Bakın bunlar gözleriniz bunlarla takip edeceksiniz, ay buda bacağınız kulağınız değil...

Kardeşim bırak şimdi tavanda örümcek falan yok. Efendim sizde "Araknafobi" fobi var gidin pisikoloğunuza aaa...

Hadi bir daha gözlerinizle saatin tiktaklarını dinlerken kulaklarınızla saati takip edeceksiniz...

...

...

En son doktorda başlar ben bir kemalistim demeye, saat şu an tam olarak "daha dün annemizin kollarında yaşarkeni çeyrek geçiyor" der..."


Kötü bulaşıcı galiba, en iyisi hiç bulaşmamak bunlara...



14 Şubat 2009 Cumartesi 01:36 tarihinde azmi berberoglu <azmiberberoglu@yahoo.de> yazdı:


--- Kemalist Devrim <atakizi23@gmail.com> schrieb am Sa, 14.2.2009:
Von: Kemalist Devrim <atakizi23@gmail.com>
Betreff: {Arena-siyaset} Fwd: atatürk ün büyüklügünü anlayan ,cocuk- Amerikali Cocugun Ataturk'e Mektubu
An:
Datum: Samstag, 14. Februar 2009, 0:01

:




TÜRKİYEDEKİ ÖRÜMCEK KAFALILARA İTHAF OLUNUR
DOGAN ULUC'UN ARASTIRMASINDAN ALINTIDIR

10 Yaşındaki Amerikalı Çocugun Atatürk'e
Mektubu ve Ata'nın Cevabı

1923'te 10 yaşındaki Amerikalı bir çocuk Mustafa Kemal Paşa'ya bir mektup
yazdı ve resim istedi. Türk tarihinin en karışık günlerinde çocuğa cevap
yazan Gazi, bir de tavsiyede bulundu:Türkler hakkında her söylenene
araştırmadan inanma! Gazi Mustafa Kemal'in Cumhurbaşkanı seçildikten sonra
yazdığı ilk özel mektubu Amerika'da bulduk. Mektup, Cumhuriyet'i kurduğu,
gericiler ve vatan hainleriyle insanüstü bir mücadele verdiği
günlerde, Atatürk'ün, 10 yaşındaki bir Amerikalı çocuğun mektubuna cevap
verecek zamanı
bulup, dış ilişkiler ve propagandaya gösterdiği önemi bir kere daha
gösteriyor.
Bugün 85 yaşında olan ve ABD'nin küçük bir şehrinde yaşayan Curtis LaFrance,
o zamanlar 10 yaşında bir çocuktu. Amerikan bağımsızlık mücadelesinin
kahramanı, yeni kıtaya
'özgürlük' fikrini aşılayan Fransız Lafayette'in soyundan geliyordu.
Özgürlük hikayeleriyle
büyümüştü. Çok uzak bir ülkede, tam 9000 kilometre ötede, Anadolu'da verilen
Kurtuluş Savaşı kanını kaynattı. 'Angora'(Ankara) adlı küçük şehirde kurulan
yeni devletin Reis'iyle yapılmış
bir röportaj gördü bir gazetede. Heyecanlandı, etkilendi. Yaşına başına
bakmadan oturup - tesadüfe bakın ki, Cumhuriyet'in ilanından tam bir gün
önce, 28 Ekim 1923 günü -
Gazi Paşa'ya bir mektup yazdı. Bir imzalı fotoğraf istedi uzaktaki
kahramanından. Pek
umudu yoktu ama, çocukluk heyecanıyla bekledi yine de.Derken bir gün bir
mektup getirdi postacı. İlk kez kendi adına yazılmış bir mektup.
10 yaşındaki 'Mister' Curtis LaFrance'a. Hem de kimden! Çocuk içgüdüsüyle
uzaktan önemini anlayıp hayran olduğu Gazi Mustafa Kemal'den.
'O zaman çok sevindim tabii ama hadisenin önemini yıllar sonra idrak ettim.
Yaşım ilerledikçe heyecanım arttı, okuyup Atatürk'ün kim olduğunu anlayınca
hayranlığım arttı. Ne kadar
şanslı olduğumu çok sonraları anladım.' Curtis'in, ilkokul son sınıf
öğrencisiyken,
babasının daktilosunda oturup yazdığı mektup  şöyle :

'Gazi Mustafa Kemal Paşa Angora-Türkiye
Sayın Efendim, Ben 10 yaşında, Amerikalı bir çocuğum. Türkiye ve yeni
hükümetine
büyük ilgi duyuyorum. Siz ve Bayan Kemal hakkında bir röportaj okudum.
Türkiye hakkında bir defterim var ve şimdiden siz ve Bayan Kemal hakkında
birçok yazı ve resim topladım. Lütfen bir
Amerikalı çocuğa bir küçük not ve bir imzalı fotoğrafınızı gönderin. Birgün,
Türkiye'yi görebileceğimi umut ediyorum. Saygılarımla,

Curtis LaFrance'


Türk tarihinin belki de en zorlu dönemlerinde,Amerikalı küçük bir çocuğu
ciddiye alan, vakit ayıran, oturup eliyle bir mektup yazan Gazi Mustafa
Kemal, bir de bu mektubu İngilizce'ye
çevirtip daktilo ettirmiş. Adeta Türkiye Cumhuriyeti' nin hâlâ bugün bile
uğrayacağı
haksızlıkları önceden bilmiş ve 27 Kasım 1923tarihli mektubundaCurtis'e şu
nasihatte bulunmuş:

Türkiye Cumhuriyeti Riyaseti - Hususi
Ankara, 27.11.1339 (1923)
Mister Kurtis LaFrans'a
Mektubunuzu aldım. Türk vatanı hakkındaki alâka ve temenniyatınıza (iyi
düşüncelerinize) teşekkür ederim. Arzunuz vechiyle (arzu ettiğiniz şekilde)
bir aded fotoğrafımı leffen (ilişikte) gönderiyorum. Amerika'nın zeki ve
çalışkan çocuklarına yegâne tavsiyem, Türkler hakkında her işittiklerine
hakikat nazarıyla (gerçekmiş gibi) bakmayıp kanaatlerini mutlaka ilm;ve
esaslı tedkikata (araştırmalara) isnad ettirmeye (dayandırmaya) bilhassa
atf-ı ehemmiyet eylemeleridir (önem vermeleridir) .Hayatta nail-i
muvaffakiyet ve saadet olmanızı (başarılı ve mutlu olmanızı) temenni
eylerim.
                                                         Türkiye
Reisicümhuru
                                                          Gazi Mustafa
Kemal

LaFrance iş hayatına atıldıktan sonra Ankara'da Polatlı Belediyesi'ne
itfaiye aracı sattığını, yıllar önce ise gemiyle çıktığı bir Akdeniz
gezisinde İstanbul'u ziyaret ederek çocukluk hayalini gerçekleştirdiğini
söylüyor. 85 yaşındaki LaFrance: '1938'de Atatürk'ün ölüm haberi geldiğinde
25 yaşında bir delikanlıydım. Niye ağladığımı kimse anlamadı.'


--
♪♫mßutku♫♪








--
saliha sahin
ya oldugun gibi görün,yada göründügün gibi ol.
hz.mevlana


--
Saygılarımla,
Nagihan Battal

Daha gün o gün değil, derlenip dürülmesin bayraklar.
Dinleyin, duyduğunuz çakalların ulumasıdır.
Safları sıklaştırın çocuklar,
Bu kavga faşizme karşı, bu kavga hürriyet kavgasıdır.

Nazım Hikmet Ran

www.sonandic.com

www.kuvayimilliye.gen.tr

GELECEĞİNİZE  SAHİP ÇIKIN!!!















--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
Bu mesajı şu gruba üye olduğunuz için aldınız: Google Grupları "ANADOLU HABER GÜNLÜĞÜ" grubu.
 Bu gruba posta göndermek için , mail atın : anadoluhaber@googlegroups.com
 Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin: anadoluhaber+unsubscribe@googlegroups.com
 Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/anadoluhaber?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

0 yorum:

Yorum Gönder

Yorumlarınızda Kişilik haklarına saldırı,küfür ve benzeri ifadeleriniz yayınlanmamaktadır.Yorumları yazarken İsminizi belirtmeniz önemle duyurulur.