[anadoluhaber] Türkiye Irak'taki Hesapları Akılcı mı Yoksa İçgüdüsel mi?

Türkiye Irak'taki Hesapları Akılcı mı Yoksa İçgüdüsel mi?



"Beyrut Stratejik Araştırmalar Merkezi Direktörü Muhammed Nureddin, Türkiye konusunda uzman olan Lübnanlı bir akademisyendir. Dr. Nureddin, "Turkiya fi'l Irak: Hisabat'ul akl em'il ğariza" başlıklı yazısında Iraklı lider İyad Allavi'nin son Ankara ziyaretini ve muhtemel yansımalarını tahlil etmektedir."
 

Irakiyye Listesi Başkanı İyad Allavi, pek fazla gürültü çıkmaksızın Ankara'yı ziyaret etti. Eskiden Iraklı "küçük" bir şahsiyetin bile Ankara'ya gelmesi büyük bir gürültü koparır, ilgi konusu olurdu.

Şu an durum farklı. Çünkü Türkiye artık Irak iç politikasına yabancı değil ve Türkiye Irak'taki aktörlerden birisine dönüşmüş durumda. Tabi belki Türkiye, belirleyici oyuncu olmayabilir, ancak etkili bir oyuncu olduğu muhakkak.

Bazı veriler Türkiye'nin 7 Mart milletvekili seçimleri öncesi Sünni güçleri tek bir listede yahut belirli bir listede birleştirmek için çaba gösterdiğinden bahsediyor.

Nihayetinde Allavi, Sünni ve milletçi Arap tabanın oylarını alacak oluşumun başına geçmeyi başardı. Bundan dolayı Ankara'nın "El Irakiyye" liderini desteklediği düşünülecektir. Bugün de Allavi, Ankara nezdinde aday yahut öne çıkarılan lider olarak bu ülkeye gelmiş olacaktır.

Ankara, eski Irak lideri Saddam Hüseyin'in iktidarda kalmasını arzulamıyordu. Şu anki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 2003 Amerikan işgali öncesi Bağdat'a işgalin önüne geçilmesi amacıyla Saddam'ın yönetimden el çekmesi tavsiyesini götürmüştü

Ancak belki bazıları Ankara'nın şu anda Allavi'yi başka bir izafi nedenden ötürü tercih ettiğini söylüyor olabilirler. Buna göre Allavi'nin listesinin özellikle Kerkük konusunda Kürtlere düşmanlık besleyen radikal isimleri barındırmaktadır.

Allavi'nin Kerkük'teki başarısı Türkiye'nin Kürtlere karşı bir zaferidir. Allavi de Ankara ziyareti sırasında Türklerin önemseyeceği damara temas etmiştir. Buna göre Allavi, hükümet başkanlığı koltuğuna oturursa Ankara ile "PKK'yla mücadele" noktasında işbirliği çok daha güçlü olacaktır.

Ancak fotoğrafın bir başka yüzü daha olabilir. Türkiye'nin direk komşu olduğu ülkelerle ilişkileri güçlendirme, sınırları açma ve Irak'a istikrar kazandırma politikası Ankara'ya iki temel grup aracılığıyla çeşitli ekonomik ayrıcalıklar tanıyacaktır. Bunlar Şiiler ve Kürtlerdir.

Çünkü Kürtler, sınır boyunca Türkiye'nin direk komşularıdır. Yine PKK, Kuzey Irak Kürdistan Bölgesi'nin himayesindedir. Türkiye'nin bu realiteyi kuşatabilmesi çatışma yoluyla değil sadece diyalog ve işbirliği yoluyla gerçekleşebilir.

Şiilere gelince; Türkiye bu yaklaşımının zirvesini Bağdat ile özellikle de Başbakan Nuri El Maliki ile ortaya koymuştur. İki ülke 2009 yılı Temmuz ayında Stratejik İşbirliği Konseyi'nin kurulmasını sağlayan bir anlaşma imzalamıştır. Bu Türkiye için bir Arap ülkesiyle hazırlanan ilk anlaşmadır. Bu anlaşma, 2009 yılı Eylül ayı ortalarında Ankara'nın, Şam ile imzaladığı benzer anlaşmadan önce imzalanmıştır. Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Maliki ile daha önce benzeri görülmemiş bir gösteriyle 46'dan fazla anlaşma imzalamıştır.

Türkiye'nin tüm taraflarla eşit mesafede olma politikası, Şii temsilini yahut Allavi listesi dışında belirginleşen Şiilerin genel görüşünü yansıtmayan bir şahsiyetin yanında durarak mümkün değildir. Zira Irak sahası bir mayın tarlası gibidir. Türk oyuncu burada hesap hatası yapamaz. Aksi takdirde hesaplar tersine döner.

Türk Dışişleri Bakanı Ahmed Davutoğlu geçtiğimiz sonbahar aylarında Irak'ı ziyaret ettiğinde oldukça dengeli bir rol izlemeye gayret göstermiş, Şii Basra'yı, Sünni Musul'u ve Kürt Erbil'i buluşturmuştur.

Eğer Türkiye, Irak'taki Amerikan faktörünü göz ardı etmiyorsa, özellikle de savaşçı işgal güçlerinin bu yaz sonuna kadar çekilme sürecinin yaklaşması göz önünde bulunduruyor ve Ankara'nın güvenlik yahut politik anlamda alabileceği rolü önemsiyorsa, İran'ın politik eğilimlerini de okuma noktasında daha fazla dikkatli olmalıdır. Türkiye, Irak sahasında İran'la çatışmalarıdır. Türkiye özellikle Tahran ile batı arasında İran nükleer programı konusunda arabuluculuk yaparak nüfuzunu da artıracağı rolü oynamalıdır.

Bu veriler ışığında Türkiye'nin, Tahran'ın istemediği bir Başbakan adayını desteklemesi oldukça zordur. Belki de böyle bir şey İyad Allavi'nin lehine de olmayacaktır.
LİNK:http://www.ekopolitik.org/public/news.aspx?id=4728&pid=46
KAYNAK: (As-safir, 24 Nisan 2010, تركيـا فـي العـراق : حسابات العقل أم الغريزة؟)



Windows Live: Arkadaşlarınız size e-posta gönderdiklerinde Flickr, Twitter ve Digg güncellemelerinizi öğrenirler.

0 yorum:

Yorum Gönder

Yorumlarınızda Kişilik haklarına saldırı,küfür ve benzeri ifadeleriniz yayınlanmamaktadır.Yorumları yazarken İsminizi belirtmeniz önemle duyurulur.