ŞEYH NAZIM KIBRISİ NİN SÖZLERİNİ NASIL DEĞERLENDİRMELİYİZ !

Sayın Muzaffer Deligöz.....
Yazdıklarınızı okudum gayet olumlu ve gerektiği gibi açıklamalar ile mevzuuya değinmişsiniz... Risale _i nur hakkında ki Şeh nazim Kıbrısi Hazretlerinin açıklamaları tesadüfi değildir ...Ehli sünnet in artık tatbik zamanıdır Şey Nazım Kıbrısi hazretlerinin söylediklerini doğru anlamak ve doğru görmek gereklidir....şimdi Bedüüzzaman gibi bir İslam Mücahidinin elbetteki karalanması söz konusu değildir bazı sözüm ona herşeyi kukuletadan olan basın yayın olaya balozlama dalarak işi ŞEYH NAZIM KIBRISİ İLE BEDÜÜZZAMAN KARŞILAŞTIRMASINA getirmiş ki iyi dinlenirse sohbet orda Bedüüzzamana karşı bir hakaret sözkonusu değildir...ayrıca bugün bir kısım soyunun hainleri Ortaya çıkarak Bedüzzamana Fettullah Gülenin icraatlerine bakarak saldırıyor ...Said_i Nursi Hazretlerini biz büyük Bir İslam Mücahidi olarak görüyoruz lakin ılımlı diyalogcu ve reformist bir din anlayışına da karşıyızdır...Buda bilinmeli.............

simdi.....


Artık Tarikatların Zikir ve diğer bütün İslami Eğitim Metodlarını uygulamaya geçmelidir.Uygulananların hepsi yani üzerimize Farz olan ve Sünnet olan bütün İbadet taat ve Ahlaki boyutları ile İslamı yaşamalı ve bunun için her türlü zorluğa karşı Mücadele etmeliyiz...

Namaz; 5 Vakit Allah'ın Huzurunda Hazır bulunmaktır Çünkü Rabbimiz Bizi Cihada hazırlıyor.

Oruç; İnsanı Cihada hazırlar.

Zekat; İnsanı Cihada hazırlar.

Hac Farizası; İnsanı Cihada hazırlar.

Risale-i Nur İslami bir Hareket Metodu değildir.Ayrıca Said Nursi (k.s) Bir Lider değildi.

Risale-i Nur Bir İslama Hizmet Metodur.

Risale-i Nur İtikadi Konuları içerir insanlara Allah'ı sevdirir.

Risale-i Nur İslami bir Hareket Metodu değidir.

Said Nursi Hazretleri kendisi diyor;

''Tecrübelerle anlamışız ki İmani meselelerde Fetva vermekle Görevlendirilmişiz.''

diyor ki; ''Allah (c.c) Bana bu zamanda İmani meselelerde Fetva verme Görevi vermiştir.'' (B.S.N)

Hatta Risalelerde der ki; ''Nur ve Topuz ikisinide kadırmaya Gücüm yok''

Yani diyor ki; ''Bir gün birileri çıkıp diğerlerini kaldırmaya gücü yetebilir,Ben O'na karşı değilim demek istiyor.''

Ancak; Hata Risale-i Nur'u bir Hareket Metodu olarak algılamak veya anlamak yanlıştır.Risale-i Nur bir Hizmettir Hareket değildir.

Çünkü Hareketin Lideri Olur Bediüzzaman Üstad bir Lider değildir ki !

Hareket başka bir şey, Hizmet başak bir şeydir,

Hareketin Lideri Olur, Hareketin Prensipleri olur,Hareketin Projeleri olur,Hareketin Kadrosu olur...

Risale-i Nur'un bir takım İslami Hareketin İlkeleri veya Kırmızı Çizgileri geçmemektedir.

Ancak Risale-i Nur okumaktayız... hemen hemen bir çoğumuz ....bunların hiçbiri Risale-i Nurda yoktur.

Risale-i Nur'u doğru anlamalıyız.

Risale-i Nur okuyanlar Hizmet adamı oluyorlar, Hocaları kendilerine ABD, Amerika'ya dahi git dese gidiyorlar,

Ancak Ba(zı) ları için söylüyorum Dönüp geldiği zaman İslam'la Savaşan insanları Desteklediklerine görüyoruz Maalesef.

Risale-i Nur'u Bir Hizmet Metodu olarak görelim,

Hareket Metodunu Kur'an'dan ve Sunneti Rasulullahdan alalım.



SAYGI İLE VESSELAM

Şeyh Nâzım Kıbrısî Hz. nin konuşmasına Cevap

Yazan: Muzaffer DeligözGazeteci/Yazar ve Risale-i Nur Talebesi
Şeyh Nazım Kıbrısî'nin Risale-i Nur hakkında söylediği iddia edilen sözlerin ne derece doğru olduğunu bilmemekle birlikle; Ben 47 yıldır Risale-i Nur okuyan ve Bediüzzaman Said Nursi'yi Üstad kabul ederek 130 parça eserinin tamamını incelemiş ve okumakta olan biri olarak şu tespitleri yapmak istiyorum. Bendeniz Şeyh Nazım Kıbrisî Hazretlerini bizzat görmek bahtiyarlığına erişemedim. Ancak İstanbul'da bulunan bazı müritleri ve İnternet vasıtasıyla kendilerini tanıma fırsatım oldu. Bazı yazı ve konuşmalarını da İnternetten dinledim. Ayrıca, bu sözleri kendilerinin söyleyip, söylemeyeceğini de bilemiyorum. Bu sözlerin söylenmiş olduğunu kabul ederek birkaç hususu belirtmek istiyorum. Bu fikirler benim şahsi fikirlerim olmakla birlikte; diğer Risale-i Nur Talebelerinin, bu konuşma hakkındaki fikirlerinin aşağıda yazacaklarımdan farklı olacağını da sanmıyorum. Zira, bunlar bize Risale-i Nur'un verdiği derslerdir.
Şeyh Nazım Kıbrisî Hazretleri; hem Seyyid olması, hem ilmi bakımdan Yüksek seviyede bulunan bir İslam alimi bulunması, hem de yaptığı hizmetlerle İslamın hizmetinde çalışması nedeniyle Risale-i Nur Talebelerinin takdir ettikleri ve hürmet gösterdikleri Büyük bir İslâm büyüğüdür.
85 yaşına gelmiş bir piri fâni olmasına rağmen hâlâ İslâmî hizmette bulunması; Bütün Dünyadaki Risale-i Nur Talebelerinin takdir ve hürmetlerini celbetmektedir.
Risale-i Nur Talebeleri Üstadları Bediüzzamanın (İhlas Risalesi)nde verdiği derseten, İslâma ve İnsanlığa faydası olan kişileri yaptıkları işin büyüklük veya küçüklüğüne, kişinin Risale-i Nura taraftar olup olmamasına bakmadan tahsin etme terbiyesini almışlardır. Zira, İhlasla bu yolda yapılan çalışmaların Rableri tarafından karşılıksız bırakılmayacağı kanaatındadırlar.
Risale-i Nur Talebeleri olarak; Bu kısa ömür ve muvakkat hayatta, bu acip asırda, en makbul amel ve hizmetin "iman takviyesi"ne çalışmak olduğu kanaatı ile; dünyaya ait faide, semere ve menfaatleri değil bu mana da ahirete müteveccih çalışma yapanları, bize muhalif de olsalar takdir edip, ellerini öperiz.
Ubudiyetin bir esası olarak gördüğümüz acz, fakr, kusur ve noksanlarımızı bilmek ve bunları bize hatırlatan kardeşlerimize düşmanlık değil teşekkür etmek anlayışındayız. Zira, üzerinizdeki bir pisliği veya akrebi gösterene siz kızar mısınız, teşekkür mü edersiniz ? Bu noktadan Üstad Kıbrısî'nin bizlerde gördüğünü söylediği noksanlıklar veya fenalıklar için kendilerine kızmak veya itiraz etmek yerine; kendilerine teşekkür edip, öz eleştirimizi yapıp, doğru olanı seçmek durumundayız.
Ehl-i Dünya, ehl-i gaflet ve ehl-i dalaletin ittifak ederek İslam'a ve İslamî değerlere saldırdığı bir zamanda Risale-i Nur Talebeleri olarak bizim görevimiz; ehl-i Hak olan ilim, tarikat, diyanet ve hizmet ehliyle ittifak etmektir. Hakkın hatırını; nefsimizin ve enaniyetimizin hatırından yüksek tutmak zorundayız. Risale-i Nur'dan aldığımız dersle; kendi cemaatımızın muhabbeti, diğer müslüman kardeşlerimizin yaptıklarını küçümsemeye, onların fikir ve ilimlerini hor görmeye, onlara düşmanlık beslemeye izin vermez. Bu bakımdan hangi meslek ve meşrepte olursa olsunlar Risale-i Nur Talebeleri dışındaki her çalışma bizim için uhuvvete, ittifaka ve muhabbete layıktır.
Kur'an ve İman hizmetinde Ehl-i Hak ile ittifakın Cenab-ı Hakkın yardımına bir vesile olacağına inanıyoruz. Ehl-i Hak ile ittifak öyle bir şahs-ı Manevi vücuda getirmeli ki; Devletleri, uluslararası şer odakları, klüpleri, Dernek ve teşkilatları, Gazete ve Tv. ile devâsa bir şahs-i manevi meydana getirip İslamla savaşan ehl-i dalalet ve şerrin gücüne karşı gelebilsin. . Böyle bir günde bizim Ehl-i Hak olan tarikatlar, ilim adamları, hizmet erbabı ile anlaşamadığımız hiçbir şey olamaz.
Bu yolda bizim şahsımıza, nefsimize, enaniyetimize ve izzetimize bu kardeşlerimiz tarafından yapılacak tenkitleri veya tecavüzleri rekabetkarane hissiyatı uyandırmaması adına kabul ederiz. Onların tenkitlerine ve fikirlerine (Ve iza merru bil lagvi merru kiramen) düsturu ilahisi gereğince gözümüzü yumarız.
Son olarak da, gerek Üstad Kıbrisî'ye ve bizi tenkit eden Müslüman Kardeşlerimize şunları söylüyoruz:
Kur'an Hizmetinde olanların; "Hakka hizmet büyük ve ağır bir defineyi taşımak ve muhafaza etmek gibidir. O defineyi omuzunda taşıyanlara ne kadar kuvvetli eller yardıma koşsalar daha ziyade sevinir; memnun olurlar. Kıskanmak şöyle dursun, gayet samimi bir muhabbetle o gelenlerin kendilerinden daha ziyade olan kuvvetlerini ve daha ziyade tesirlerini ve yardımlarını müftehirane alkışlamak" zorunda olduklarını idrak edersiniz.
Ya Üstad Kıbrısî; aşağıdaki yazılanlar doğru ise; biz sizin ellerinizden öperek diyoruz ki, " Bu sözlerinize asla katılmıyoruz ve yanlış olduğu kanaatındayız. İnşaallah siz de söylediklerinizi bir daha okur, İhlas ve İslam düsturlarına göre yeniden değerlendirirsiniz.."
Fethullah Hocaefendi ve hizmeti ile ilgili sözleri mutlaka kendileri cevaplayacaklardır. Ama ben kendilerinin Dünya Gençliğine olan hizmetlerini canu gönülden takip eden ve seven, yapılanları bu asrın en mühim hâdisesi ve İslâmî hizmeti olarak kabul ederek takdir eden ve eğer gençliğim geri gelse bu hizmet içinde görev alarak, ölene kadar çalışmak isteyen biri olarak, yapılan ithamı Şeyh Kıbrısî Hocamıza yakıştıramadığımı belirtmek isterim. 100 den fazla ülkede gençlere verilen hizmeti bizlerden daha çok o ülkelerin yönetici ve velilerinin takdir ediyor olması, bize birşeyler söylemiyor mu ?? Selam ve dua ile..
Muzaffer DELİGÖZGazeteci/Yazar

"DOĞRU DÜŞÜNCE OLMADAN DOĞRU DÜŞÜNCE FAALİYETİ DE OLMAZ"
--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
Bu grubun hiç bir siyasi oluşum ,parti, vakıf, örgüt, dernek veya benzeri yapılanmalarla alakası yoktur.Aynı zamanda onlara uzaklığı veya yakınlığıda bulunmamaktadır...Müslüman Anadolu İnsanının Tarafında yer alan Gerçek Vatanseverliği ilke edinmiş HABER BİLGİ PAYLAŞIM STANDIDIR..

Grupta yayınlanan yorum ve yazılardan yazarları sorumludur.
-----------------------------------------------------------------
"ANADOLU HABER GÜNLÜĞÜ" grubu.
Bu gruba posta göndermek için , mail atın : anadoluhaber@googlegroups.com
Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin: anadoluhaber-unsubscribe@googlegroups.com
Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/anadoluhaber?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

0 yorum:

Yorum Gönder

Yorumlarınızda Kişilik haklarına saldırı,küfür ve benzeri ifadeleriniz yayınlanmamaktadır.Yorumları yazarken İsminizi belirtmeniz önemle duyurulur.