Mehmet Şevket Eygi : Zafer mi Hezimet mi?

YAYGIN rivayet şudur: 1923'te hazırlanan son derece gizli bir anlaşma ile İslam âleminin belini kırdılar. Hilafet kaldırılacak, Şeriat yasaklanacak, Müslüman dünyası ile bağlar kopartılacak, İslam kanunları kaldırılacak, Medreseler ve tarikatlar kapatılacak... Zafer mi, hezimet mi? Bu, sömürgeci, emperyalist İngiltere imparatorluğunun ve diğer sömürgeci büyük devletlerin Müslümanlara karşı büyük zaferiydi.
***
İslam düşmanlarının zaferi, Müslümanların hezimeti...
***
Lozan'da başlangıçta İsmet Paşa İslam hukukunu ve fıkhı alabildiğine savunmuştu. Bir ara müzakereler kesilmiş, sonra tekrar başlamıştı. Bu ikinci safhada, Türk heyeti içinde Hahambaşı Hayim Nahum vardı. İsmet Paşa artık fıkhı müdafaa etmiyordu. (Lozan zabıtlarının Türkçesi yayınlanmıştır. İsteyen araştırma yapabilir, derine dalabilir.)
***
Onlar lise öğrencisi iken kültür kitabı okumazlardı. Üniversitede de okumadılar. Hayata atılalı bunca yıl geçti, yine okumuyorlar. Kültür, derin düşünce kitapları okumazlar ama ahkâm kesip dururlar. Onlar hep aynı yerde otlar durur. Böyle bir şeyi inekler ve koyunlar bile yapmaz. İnekler ve koyunlar mer'alarda dolaşarak otlar.
***
Adamın veya kadının geliri ayda en az on bin liradır ama ayda 250 liralık ciddî kitap satın alıp okumazlar.
***
Edebiyat kültürü herkese lazımdır. Doktora, mühendise, veterinere, tarım mühendisine, bilgisayarcıya...
***
Cuma hutbesinde Türkçe ve edebiyat hatası yapmak dine hıyanettir.
***
İslam dininde gıybet ve iftira etmek, yalan söylemek kesinlikle haramdır. Kur'anla, Sünnetle, icma ile haramdır. Hiçbir Nakşinin, Kadirinin, Nurcunun, dindar Müslümanın gıybet etmeye hakkı yoktur. Devamlı olarak gıybet ve iftira eden, yalan söyleyen kimseler, namaz kılsalar da, oruç tutsalar da fasık ve facirdir. Tecessüs, yani insanların gizli ayıp ve günahlarını araştırmak da böyledir. Gıybete, yalana, tecessüse caizdir, helaldir diyen kâfir olur.
***
Gıybetçi fasık ve facirler islamî hizmet yapamaz.
***
Şeriatı bilmeyenler, Şeriata bağlı olmayanlar, Şeriatı hayata uygulamayanlar tasavvuf hizmeti yapamaz.
***
Bid'atle hizmet bir arada olmaz.
***
Yüklü maaşlar, lüks meskenler, lüks otolar, lüks giyim kuşam, lüks yeme içme, konfor, aşırı tüketim, lüks konaklama, uçakların businessclasslarında seyahat... Beyimiz hizmet ediyormuş...
***
Müslüman gençleri himayelerine almışlar. Gençlere yatacak yer, yemek temin ediyorlar, burs veriyorlar. Bu gençler özet olarak bile ilmihalini bilmiyor. Böyle himaye olur mu?
***
Yetiştirdikleri Müslüman gençlerin hepsine ilmihal öğreten İlim Yayma Cemiyetine teşekkür ediyorum.
***
Tarikat hizmeti perdesi ardında malı götürüyor, bol gelir elde ediyor, tarikat ahlakına aykırı lüks ve israflı bir hayat sürüyor. Bu adam tarikatlı değildir, tarikatçıdır. Boyu devrilsin.
***
Hiçbir dindar, muttaqi, gerçekten sofu Müslümanın devamlı olarak doyduktan sonra yemeye, tıkınmaya hakkı yoktur. Böyleleri sahte dindar, sahte sofudur. Çok sık olmamak şartıyla arada bir ziyafette, uzun bir günün akşamındaki iftarda biraz fazla yiyenler görmezlikten gelinebilir ama Müslümanlıkta devam olarak, mütemadiyen, oburca yemek yenmez. Resulullah Efendimizin (Salât ve selam olsun ona) en büyük Sünneti az yemek, perhiz yapmak, açlık, nafile oruç tutmaktı.
***
Bilmeyenlerin vebali bilenlerin üzerinedir. Bilenler, ellerinde imkan ve hürriyet varsa (ki şu anda vardır) bütün güçleriyle bilmeyenleri uyarmakla, aydınlatmakla, bilgilendirmekle, irşad etmekle, davet ve tebliğle yükümlüdür.
***
En büyük keramet istikamettir.
***
İman, İslam, Kur'an, Sünnet, Şeriat, fıkıh, gerçek tasavvuf ve tarikat ölçütleri esastır. Bu ölçütlerle yapılmayan değerlendirmeler, iyi veya kötü hükümleri geçersizdir. (Ölçüt: Kıstas, kriter).
***
Şeriata aykırı ve zıt her şey hederdir.
***
Pozitif ayırımcılık erkeklere yapılan büyük bir haksızlık ve zulümdür.
***
Bir İslam toplumunda erkekler karılara, karılar erkeklere benzemek isterse, o toplum tepetaklak olur, işler bozulur ve bir müddet sonra, vakt-i merhunu gelince toplum batar. İslam, erkeklerin kadınlara, kadınların erkeklere benzemeye çalışmasını kötü görmüş, yasak etmiştir.
***
Riba kalkındırmaz, çökertir.
***
Kur'anda “Kısasta sizin için hayat vardır” buyuruluyor. Kısası kötüleyen, kabul etmeyen dinden çıkar.
***
Cuma ezanı okununca Müslümanlar dükkânlarını, ofislerini, atölyelerini, iş yerlerini kapatıp namaza gitmelidir. Cuma ezanı okunduktan sonra, Cuma namazı bitinceye kadar yapılan ticarette hayır yoktur.
***
Zamanın İmam-ı Kebirine biatlı ol. Kim olduğunu bilmiyorsan, “Kim ise ona biat ediyorum” diyerek biat et.
***
Şu sekiz şey bir İslam toplumunu yıkar yere serer: (1) İtikad bozukluğu... (2) Namazın terki... (3) Cemaatin terki... (4) Zekatın ya hiç verilmemesi, yahut Kur'ana, Sünnete, Şeriata, fıkha uygun olarak verilmemesi... (5) Halkın ilmihalini bilmemesi... (6) Emr-i maruf ve nehy-i münker farzının terk ve tatil edilmesi... (7) Lüks, israf, tebzir, aşırı tüketim, aşırı konfor... (8) Müslümanların İslam ahlakına uymaması.
***
Kâmil mürşid hidayete, nâkıs mürşid dalalete sevk eder.
***
Kur'an Müslümanı olabilmek için aynı zamanda Sünnet icma Cemaat Fırka-i Nâciye Müslümanı olmak gerekir. Sünneti inkâr eden Kur'an Müslümanı değildir.
***
Her uyanık ve şuurlu Müslüman Resulullah'a biatli ve itaatli olmalıdır.
***
Biz gerçek, vasıflı, iyi Müslümanlar olsaydık, bu memleket böyle olmazdı.

Mehmed Şevket Eygi / Milli Gazete

0 yorum:

Yorum Gönder

Yorumlarınızda Kişilik haklarına saldırı,küfür ve benzeri ifadeleriniz yayınlanmamaktadır.Yorumları yazarken İsminizi belirtmeniz önemle duyurulur.