PEYGAMBERİMİZE(S.A.V.) HAKARET İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ OLAMAZ!

Karanlık odanın (Oda TV) yazarı Nazif Ay, geçtiğimiz aylarda yazdığı köşesinde hadsizce, Peygamber Efendimize(S.A.V.) hakaret içeren ifadeler kullanmıştı. Söz konusu yazı mahkemeye taşındı. Ancak savcılık skandal bir kararla, Peygambere hakareti ifade özgürlüğü saydı. Doğru Haber Gazetesine konuşan âlimler, ‘Peygamberimize hakaret ifade özgürlüğü olamaz’ dedi.

Yüzde 99’u Müslüman ülkemizde her fırsatta İslam’a ve Müslümanların değerlerine saldırmayı kendilerine bir görev addeden karanlık Oda TV ve yazarlarının kepazelikleri bitmek bilmiyor. Karanlık odanın karanlık yazarlarından Nazif Ay’ın 21.11.2018 tarihli ‘Ders kitaplarında cihat işte böyle öğretiliyor` başlıklı yazısında iki cihan güneşimiz Hz. Muhammed`e (S.A.V) ve İslam`ın cihad anlayışına hakaretler edilmişti. Ay yazısında, “Oysa Allah Hz. Muhammed`e ‘Biz sana Kur`an-ı eşkıyalık yapasın diye göndermedik` şeklinde seslenmişti ama İslam tarihi cihadı bahane ederek ganimet, köle ve cariye edinme eşkıyalığının şahikasını yazdı maalesef.” ifadelerini kullanmış ve söz konusu yazı dolayısıyla Nazif Ay hakkında ‘Peygambere hakaret’ ve ‘halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek’ suçlarından dava açılmıştı. Davayı inceleyen savcılık ise skandal bir karara imza atarak Peygamber efendimize (S.A.V.) hakareti ifade özgürlüğü saydı. Savcılık, Nazif Ay hakkında kovuşturmaya yer yoktur kararı verdi. Kararın gerekçesi olarak ise “İhbar edilen yazıların anayasayla teminat altına alınan ifade özgürlüğünün hukuki sınırları dahilinde vücut bulduğu, atılı suçun unsurlarını oluşturan bir ifade içermediği ve bu sebeple de kovuşturma konusu yapılamayacağı anlaşıldı" gösterildi.

BUNU HİÇBİR ŞEKİLDE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ KAPSAMINDA DEĞERLENDİREMEYİZ

Savcılığın kararını gazetemize değerlendiren Siyer Vakfı Kurucu Başkanı Muhammed Emin Yıldırım, “Özgürlük bir başkasının sınırlarına riayet edene kadar geçerli olan bir şeydir. Bir kişi bir başkasının inancına, değerlerine, değer yargılarına dil uzattığı zaman bunu hiçbir şekilde ifade özgürlüğü kapsamında değerlendiremeyiz, insani ve İslami olarak da böyle bir hakkımız yok. Çünkü Kur’an bize ‘Onların ilahlarına sövmeyin’ diyerek bizi de uyarır. Bundan dolayı biz hiç kimsenin inancına hakaretvari şekilde bir şey söylemeyiz. Kendi inancımıza da söylendiği zamanda bunu asla kabul etmeyiz. Müslümanların çoğunlukta olduğu bir ülkede de Müslümanlar için canları pahasına sahip çıkmaları gereken bir değer olan Hz. Peygamber (SAV) Efendimize karşı da aynı tavrı gösteririz. Sahabenin yoluna canlar feda ettiği O güzel Peygambere karşı, müminler de canlarını yoluna feda edecek seviyede bağlandıkları zaman ancak bu sevgi tam anlamıyla yerine gelmiş olur.” ifadelerini kullandı.

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ DİYE GEÇİŞTİREMEYİZ

Bu konuda tüm Müslümanların değerlerine sahip çıkması gerektiğine dikkat çeken Yıldırım, “Dolayısıyla bu anlamda birileri bizim değer yargılarımıza ve bu değer yargılarımızın en önemli parçalarından Peygamber Efendimize karşı hakarete kalkışırsa biz bunu asla kabul edemeyiz, ifade özgürlüğü diye geçiştiremeyiz. Burada yapılması gereken şey, mutlak suretle değerlerimize saygı gösterilmesidir. Kişi inanmayabilir, kimseyi inanmaya zorlayamayız ama değerlere saygı çerçevesinde bakmak zorundadırlar. Bir defa daha vurgulayalım; asla ve asla Peygamber Efendimize, ailesine ve pak ashabına karşı hakaret içerecek, aşağılama içerecek, alay konusu edilecek bir üslupla meselenin ele alınmaması lazımdır. Peygamber Efendimize en ufak bir hakaret, Müslümanları derinden yaralayacaktır. Müslümanlar da bunun takipçisi olup ellerinden geleni yaparlar. Çünkü bu yarın Allah katında da bizi sorumlu tutacak bir sorumluluktur. Bundan dolayı da değerlerimize sahip çıkma adına ne gerekiyorsa onu yapma adına da hepimizin üzerinde bir mükellefiyet vardır.” dedi.

PEYGAMBER EFENDİMİZE (S.A.V)  HAKARET ETMEK HİÇ KİMSENİN ÖZGÜRLÜĞÜ OLAMAZ

Alimler ve Medreseler Birliği (İTTİHADUL ULEMA) Genel Başkan Yardımcısı Beşir Şimşek ise, “Bu hakareti yapanlar yargıdan bir endişeleri olmuş olsaydı bu cürette bulanamazlardı. İfade özgürlüğü adı altında İslam’a ve mukaddesatımıza saldırıyorlar. Bu ifade özgürlüğü olarak nitelendiriliyor. Ama öte taraftan biz haberlerde sıkça denk geliyoruz, bir şahıs başka bir şahsa hakaret ettiği zaman tazminata mahkum ediliyor. Buna kimse ifade özgürlüğüdür demiyor. Ama söz konusu İslam ve mukaddesatlarımız olunca yargı bunları çoğu zaman görmezden geliyor. Peygamber Efendimize (S.A.V) hakaret etmek hiç kimsenin özgürlüğü olamaz. Buna toplum tarafından izin verilmemesi lazım. Bu özgürlüğü nereden alıyorlar. İşte İslam’ı ve Peygamberi savunmazsak bunlarda bu tür hakaretleri etmeye devam edeceklerdir. Bu karar utanç vericidir. Bu karar Müslümanlara ve bu toplumun değerlerine hakarettir. Bazı kişiler kanunlarla korunurken Peygamber Efendimize yönelik hakaretler yargı tarafından görmezden geliniyor. Bu büyük bir çelişkidir. Müslümanlar bu çelişkiyi dillendirmeli ve Peygamber Efendimize varis iddiasında olan alimler buna karşı durmalıdırlar. Diyanet İşleri Başkanlığını bu konuda göreve davet ediyoruz. Bu sessizlikten faydalanalar da böyle karar vermeye ve hakaret etmeye devam edeceklerdir. Daha fazla hassas olmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.

DOĞRU HABER

0 yorum:

Yorum Gönder

Yorumlarınızda Kişilik haklarına saldırı,küfür ve benzeri ifadeleriniz yayınlanmamaktadır.Yorumları yazarken İsminizi belirtmeniz önemle duyurulur.