Gerçek sandıklarımız sahiden gerçek mi?
Sayın ve değerli arkadaşım Zeki Şahin Bey’e
Bu internet sitelerindeki yazışmalarda rastladığım en aklı başında ve feraset sahibi kişilerden birisiniz. Bu yüzden vereceğim misaldeki isim yüzünden beni olduğumdan başka bir yere oturtmaya kalkmayacağınızı bilerek veriyorum.
İran da İhtilal olduktan sonra yeni devlet başkanı Humeyni yaptığı konuşmalardan birinde şöyle bir şeyler söylemişti. Hatırımda kaldığı kadarı ile mealen veriyorum.
Sakın bizler Amerika’yı ülkemizden kovduk ve özgür kaldık zannetmeyiniz.
Evet, biz onların cismani vücutlarını ülkemizden kovduk ve görünürde özgür kaldık ama iş o kadar basit değildir. Henüz bu sözlerimizi anlayacak düzeyde olmayanlar bulunabilir. Ama onlarda gelecekte anlamaya başlayacak ve anlayacaklardır.
Amerika hala buradadır. Amerika beyinlerimizin içindedir. Bu yüzden daha çok uzun yıllar düşüncelerimizi yönetmeye devam edecektir. Bizler kendimiz düşünüyoruz zannettiğimiz pek çok düşüncemiz. Amerika’nın uzun zaman içinde beyinlerimize öyle düşünmemiz için çok dolaylı yollardan ustaca yüklediği tek başına bir anlam ifade etmeyen ama bizlerin düşüncelerini Amerika’nın düşünmemizi istediği şekilde yöneten sahte ya da çarpıtılmış ya da öne çıkarılarak abartılıp farklılaştırılmış bilgi kırıntıcıkları ile oluşturulmuştur. Bu yüzden düşüncelerimizi özgürleştirmeyi öğrenmemiz çok uzun süre alacaktır.
Bildiğiniz gibi de Amerika’ya hakim Siyonizm vs. Gibi daha pek çok akım koalisyonunu özetlemek için Amerika büyük şeytandır tabirini kullanıyorum demiştir.
Humeyni’ye ait pek fazla bir şey bilmiyorum. Ama o yıllarda söylediği mealini özetlemeye çalıştığım bu bilgi benim çok daha önceden daima her konudaki düşüncelerim için kendime sorduğum neden böyle düşünüyorum. Kendimi böyle düşünüyorum yoksa daha önce beni böyle düşünmeye yönlendiren doğru ya da yanlış bilgiler ve ya o bilgileri çeşitli vasıtalar ile beynimize yükleyenler bizlerin böyle düşünmemizi istedikleri için mi bende yönlendirildiğim için mi böyle düşünüyorum sorgulamalarıma paralel bir düşünceye ilk defa rastlamış olmamdı.
Şimdi ismini hatırlamadığım 1960’lı yıllarda bir astsubay tarafından kaleme alınmış, Karayılan doktrini adlı bir kitabı bir ara sayfalarını atlayarak okuyup karıştırmıştım. Yazar bir astsubay olduğunu söylüyordu ama pek çok üst düzey bakan, komutan, üst düzey bürokrat ile birebir röportajlar yapmıştı. Anlaşılan arkasında güçlü bir komutanın desteği vardı. Yoksa o kadar çok bilgiye ve kaynağa ulaşması imkânı yoktu. Ne ise özetle şunu diyordu Türkiye kozalardan bazıları kendi kimliklerini bildiği halde saklayarak gizleyip bizlerden biri gibi davranarak önemli mevkilere gelirken(getirilirken) bazıları kendilerini Türk (bizlerden biri anlamında) zannederek büyümüş ya da büyütülmüş pek çok koza tarafından yönetiliyorduk. Bu kozalar kendi asli kimliklerini ta ki kendilerine ihtiyaç duyulacağı ana kadar bilmiyorlar ve önemli mevkilere güvenilir bir kişi olarak gizli eller tarafından çıkartılıyorlardı. Vakti gelince de kozanın açılması sağlanıyor ve Türk milletinin bir ferdi zannettiği için övünç ve gurur duyduğu ve çok sevdiği Türk milletine olan samimi yakınlığı bir anda Türklere karşı müthiş bir kin ve nefrete dönüşüyordu. İşte bu şekilde koza açıldıktan sonra kozayı açanlar onu yönlendiriyor ve eski itibarını kaybetmeden milletimize karşı savaşmaya başlatılıyorlardı. Buna da Karayılan doktrini adını vermişti. Pek çok üst düzey bürokrat, Asker, yüksek yargıç, banker, Medya patronu ve önemli köşeleri tutanların yanı sıra, Demirel, Çağlayangil, Türkeş tespit edebildiği kozalardandı.
Ben bu isimlerin doğruluk derecesini tartışma konusu yapmak istemiyorum. Ancak o günlerden sonra yarım asra yakın gözlemlerim. Bunun çok daha başka boyutları olduğunu da teşhis etmeme sebep oldu. Türkiye’nin en uzun süre fuhuş mafyası patroniçeliğini sürdüren Matild Manukyan’ın vergi rekortmeni yapılarak dokunulmaz kılınan fuhuş mafyası, yine kendi tezgahlarından geçip tuzaklarına düşmüş kişiler tarafından korunuyordu. Bunların tuzağına düşüp de zina etmek, kendilerine tecavüz edilmesi ya da erkek ve kız çocuklara tecavüz ederken çekilen kasetleri ile şantaj altına düşürülen kişiler, o kişi o olayı unuttuktan ve kendisi farkına varmadan en kritik önemli noktalara gelene kadar korunup kollanılıyor. Kaybettiğini zannettiği imtihanları kazanıveriyor ve sonunda en kritik yüksek görevlere geldiğinde bir gün kendi geride kalmış gençlik günahları ve ya yine kendisi, eşi çocuklarının bir zamanda düşürüldüğü tuzaklar. Mesela bir mafyacı ile bilmeden bazı bilgileri aktarması gibi kasetler önüne konulup artık sen bizim adamımızsın deniliyor ve görünmez zincirler ile esir alınıp ülke ve milletimiz aleyhine kullanılıyorlardı.
Buna en açık örnek çok başarılı iki Kuleli askeri lisesi öğrencisinin bazı kızlar tarafından aldatılıp bir otelde birlikte olmak teklifine aldanıp gittikleri otelde kamera karşısında kendilerine tecavüz edilip serbest bırakılmaları olayı vardır Sanırım 70’li yılların sonu olsa gerek. Bu çocuklar bu durumu içlerine sindiremeyip intihar ettiler Ankara Cebeci asri mezarlığında yan yana yatıyorlar. Peki, bu durum sadece bunların başına mı geldi. Eğer bu durumu hazmetselerdi şimdi general olacak ve irtica adı altında Müslüman Türk milletinin imha edilmesi ve ülkemizin parçalanıp dağıtılmasında ya da PKK gibi bazı diğer terör örgütlerini koruyup kollamakta kullanılmayacaklar mıydı? Bu gün irtica diye Müslümanlara saldıranların önemli bir kısmı kozalardan oluşsa bile asıl çoğunluk kısmının bu şekilde kullanılmadığını kim söyleyebilir.Bunlar tarafından yönlendirilen sıradan vatandaşları zaten saymıyorum.
Bu yüzden sizin sağlıklı düşünen bir kişi olduğunuzu bilmeme rağmen, Erbakan, Özal, Menderes, Erdoğan gibi kişilerin görüntüde yanlış yaptıklarını düşünmeniz beynimize yüklenmiş yönlendirici bilgiler açısından doğru gibi görünseler dahi. Bu kişiler de karayılan doktrinini yazan ve yazdıranlar gibi bu bahis ettiklerimi teşhis etmiş ve düşman çevrenin içinde kurtuluş savaşı veren vatan evlatlarının kollayıp öne çıkardıkları milletimizden olan kişilerdir. Ancak bilindiği gibi bu tarifini yapmaya çalıştığım iç ve dış siyasi ortamda her şeyi bilek gücü ile halletmek imkanı yoktur. Zaten devletin bilek gücü uluslar arası anlaşmalar ile büyük ölçüde dost görünümlü düşmanlarımızın elindedir. Son yıllara kadar cumhurbaşkanlarını da onlar atamış ve o Cumhurbaşkanları da yüksek yargı üniversitelere rektörleri çoğunlukla mı desem yoksa tümü ile mi kozalardan ve ele geçirilmişlerden atamışlardır. CB. Sezeri MHP’nin aday göstermemesi ve bağımsız aday olan arkadaşlarını da döverek bir odaya kilitlemeleri ile seçtiren CHP MHP ANAP koalisyonunu kimler nasıl yönlendirmiştir. Sezerin gerek atamalarında gerekse af ettiği birinci sınıf bombacı ve teröristlerin mevcut hükümeti düşürmekte kullanılmak amaçlı salıverilmesinde dikkatli gözler için çok ilginç anlamlar vardır. Sezer kimdir? Nedir? Kökeni mensubiyetleri nedir. Kozamıdır. Hakkında hiç kimse hiçbir şey bilmemektedir. Sadece TBMM ne bile selam vermeden konuşan Sezer Gittiği çok nadir yurtdışı ülkesinde İsrail parlamentosuna İbranice Selam anlamına gelen Şalom sözü kelimesi ile söze başlamıştır. Yönetilen beyinlerimizdir. Beynimize akan bilgiler içinde afyon esrar gibi bizleri zevklendiren sen Türk çocuğusun, aslansın,şehit olmaktan korkmaz bizim çıkarlarımız için b.. yoluna ölüme atılırsın gibi kelimeler ile sarhoş etmektedir. Kısaca adeta bir deccal ile mehdi savaşında çoğumuz Deccalın cennetmiş gibi gösterdiği cehennemine kendi ayaklarımızla gitmekteyiz. Çünkü bize dostlar düşman ve düşmanlar dost görünmektedir. Dostlarımızın koluna giren dış düşmanlar bunu dostlarımızın kendilerinden olduğuna bizleri inandırmak için öyle yapmaktadırlar. Tabii ki düşmanlarımızla da açıkta düşmanlık eder gibi yaparak dostlarını bizlere bizdenmiş gibi gösterip, sonrada gizlicede başarılarına şampanya patlatmaktadırlar.
Zaten herkesi çadırında karşılayan Kaddafi sanki sadece Erbakan’ı çadırda karşılayarak Türkiye’ye hakaret etmiş gibi gösterilmiş ve bir konudaki doğal sertçe bir sözü Erbakan’ı haşlama gibi gösterilmiştir. Mısırda bayrak direğine çekilen bayrağımız, Birkaç kuruşa satın alınan bir odacı tarafından mı bilinmez diğer bayraktan aşağı asılmış da sanki bunun farkına varmak dış işleri protokol dairesinin değil de Başbakan Erbakan’ın işi imiş de dikkat etmemiş gibi bir hava estirilip 28 şubat ihaneti kotarılmasındaki kullanılan malzemelerden birisi yapılabilmiştir.
Halbuki o Kaddafi 1974 harekatında Kıbrıs’a atacak bombamız olmadığı için diğer yedi Arap ülkesi ile birlikte ellerindeki tüm Sovyet yapımı bomba ve mühimmatı bize verirken yolcu koltukları sökülmüş THY uçaklarına o bombaları yüklemede kendi sırtı ile bomba taşımıştır. Bunu da o uçak personelinden bazılarından bizzat dinlemişimdir. Eğer Kıbrıs çıkarmasında yedi Arap ülkesinin büyük elçileri Ankara da bir bildiri ile ülkelerimiz her şeyi ile Türkiye’nin yanındadır demeselerdi, o bombalar ve mühimmatın yanı sıra ücretsiz yakıt garantisi vermeselerdi halimiz nice olurdu acaba.
Şimdi pis Araplar diye bazen ben bile elimde olmadan ağzımdan kaçırabiliyorum. Çünkü dediğim gibi beyinlerimizi tam olarak kendilerimiz değil başkaları yönetiyor. Sadece Doğan medyasının mankurtçuklarına bakanlar bile bunu anlamakta zorluk çekmezler. Dünyayı yalan yönetmektedir ama ülkemizi çok daha fazla beklide tümü ile yalan yönetmektedir.Mesela Kürtler ve PKK konusu da bunlardan biridir. Mesela
ÖZAL'IN ANAP'I VE ERBAKAN'IN REFAH'I - KÜRT İSYANININ EN SICAK DÖNEMLERİNDE BİLE - BÜROKRASİDE VE SİYASETTE "KÜRTÇÜ" BİR TAVIR İZLEYEREK TÜRKLERİN GAZABINI ÜZERLERİNE ÇEKMİŞ VE TARİH SAHNESİNDEN SİLİNMİŞTİR.
Diyorsunuz. Ama iş öyle değildir. Onlar bu konunun bu günlere gelmemesi için yol yakınken yara kangren olmadan tedavi etmek istemişlerdir. Ama devlete hakim olan, Orduda medyada, yargı vs deki. Kozalar ve şantaj altındakiler ile onların etkisinde kalmış bürokratlar yol yakınken çözüme izin vermemiş ve bunu olmayan sanal düşman irticaya karşı kullanabilmek için gizli devlet iktidarını ellerinde tutmanın sürekliliğini sağlamakta kullanmışlar ve duruma gelmesine sebep olmuşlardır. Bu durum ise İsrail lehine bölgeyi dizan etmek isteyen ABD, Batı ve İsrail tarafından yönlendirilip yönetilmiştir. Şimdi siz bile onların kodlamaları ile düşünmeye mahkum olduğunuzu bu örneği değerlendirerek fark edebilirsiniz. Bu işi sürdüren provokatör generallerden birisi biz Kürtleri kışın dağda yürürken ayaklarının karda kart kurt ettiği için onlara Kürt denildiğini zannediyorduk derken bir diğeri de bende durumu kavrayamayan yargıçları yönlendirmek için çocuklarının okula gittikleri yollarda birkaç bomba patlattım diyerek yargıyı nasıl esir aldıklarını ve kendilerinin de ne kadar cahil ve ahmak olduklarına bakmadan siyaseti beyinlerindeki yabancı kodlar ile yönlendirip milli iradenin önünü kesmekle vatanımıza ve milletimize ihanet ettiklerinin bile farkında olmadıkları ortaya koyan iki basit örnektir.
Aşağıya bazı eski yazımdan örnekler vermek istiyorum. Vaktiniz olursa bir göz atarsınız.
1. Siyaset yelkenli gemi kullanmaya benzer başlıklı yazımın kısa yolu.
2. İran Türkiye kıyaslaması ve şeriat paranoyası başlıklı yazımın kısa yollarından biri
3. Ajanlar kozalar kozalaklar başlıklı yazım.
4. Mantık ve özgürlük http://www.yazarport.com/read.aspx?yazino=1234&baslik=mantik-ve-ozgurluk
5. Hükümeti Suçlama kolaycılığı
Selam ve Saygılarımla
A.D.Şimşek
--Bu grubun hiç bir siyasi oluşum, parti, vakıf, örgüt, dernek veya benzeri yapılanmalarla alakası yoktur.Aynı zamanda onlara uzaklığı veya yakınlığıda bulunmamaktadır. Müslüman Anadolu İnsanının Tarafında yer alan Gerçek Vatanseverliği ilke edinmiş, Anti Emperyalist HABER BİLGİ PAYLAŞIM STANDIDIR.."
Grupta yayınlanan yorum ve yazılardan yazarları sorumludur.Ayrıca harici linklerden de Anadolu Haber Günlüğü Mesul değildir...
Grup Yöneticileri Mail Adresleri Aşağıdadır
kurtulusyolu99@gmail.com
bahadirserhad@gmail.com
forevermirza@gmail.com
Bu gruba posta göndermek için, mail atın: anadoluhaber@googlegroups.com
Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin: anadoluhaber-unsubscribe@googlegroups.com
Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/anadoluhaber?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin
0 yorum:
Yorum Gönder
Yorumlarınızda Kişilik haklarına saldırı,küfür ve benzeri ifadeleriniz yayınlanmamaktadır.Yorumları yazarken İsminizi belirtmeniz önemle duyurulur.