[anadoluhaber] Geleceğimiz güçlü, zengin ve barış ülkesi olacaktır.

Geleceğimiz güçlü, zengin ve barış ülkesi olacaktır.

Değerli bir arkadaşımız yazdığım bir tenkit yazısına aşağıdaki cevabı vererek işlerin pek de benim gördüğüm gibi olmadığını belirtmeye çalışmıştır. Ancak naçizane benim görüşlerimde bir değişiklik olmamaktadır. Çünkü kişisel gözlemlerim ve bazı parçaları birleştirerek yapmaya çalıştığım geleceğin Türkiye’sine ait yap bozlarım günümüzün sıkıntılarına rağmen içimi umutla doldurmaktadır.

Arkadaşımızın yazısından bir bölüm

 

Değerli Üstad,

Benim gördüğüm, maalesef, işi tıkırında olanların meşveretlerinin müşterek olduğu ve gizli kimliklerle birbirlerinin çıkarlarına zarar vermediği, farklı kesimleri  sömürü alanları olarak tayin ettiklerinden, esasen bir menfaat çatışmalarının da olmadığıdır.

Millet işsiz-güçsüz bırakılarak fakr-ü zaruret içinde kıvrandığından ve bilhassa cahil kaldığından bu büyük oyunlara, mufassal senaryolara akıl erdirememektedir.

Bu nedenle, milletimiz "kırk katır veya kırk satır" seçimi yapmak zorunda kalmakta ve - ne yaparsa yapsın, kimi seçerse seçsin - umduğunu bulamayarak bir sonraki baharı beklemek zorunda kalmaktadır. Bu bekleme aralıklarında milletin işi geri geri giderken, örgütlü güçlerin işi her dem daha da ileri gitmekte ve aradaki fark gitgide açılmaktadır.

Bunu görmek için illa "gözü açık" olmak gerekmemekte, "bakar kör" olmamak yetmektedir.

Selam ve saygılarımla. 

 

Değerli Ve Sayın Zeki Bey

Göz yanılsamaları çöllerde çok olur. Çok uzak ve başka bir yerde olan bir vaha karşınızda imiş gibi görülebilir ve gayet de inandırıcı ama gerçek değildir. Birde insan muhayyilesini aldatan bilinç altı kurgulamaları bazen medyada belli sıklıkta yer aldırılarak insan muhayyilesine pek çok olmayan ya da olan ama başka türlü olan şeyi farklı yansıtır. Bu yüzden maalesef akıl yeterli bir algılama aygıtı değildir. Çünkü akıl verişler ile kanaat oluşturur ve verileri aklımıza kim yüklemiş ise onun dediğini doğru gibi algılamaya başlarız. Bu gün Gruplara gönderdiğim. 

Entelektüellerin cehaleti ve Halkı güdemeyiş öfkeleri

Yazının kısa yollarından biri

http://sivilinisiyatif.blogspot.com/2010/12/yeni-osmanllar-entelektuellerin.html

Başlıklı yazım kısmen bu konuya da değinmektedir.

Ayrıca siyasette kimin ne olduğu ve hangisinin daha yararlı yada zararlı olduğu kanısı insanların içinden bilhassa örnek olarak kullanılacak prototipler olan entelegenyanın zihninde sanal olarak oluşturulmuş bir kanıdır.

Artık ülkeler doğrudan değil entelektüellerin beyinlerinin yönlendirilmesi ile ele geçirilip yönetilmektedir. 

Sadece şu kadar söyleyeyim. Bir kişinin bile bir kaç ay işsiz kalıp borçlanması ve hazır yemesinin faturası iş bulduktan sonra bir yıldan fazla sıkıntıya sebep olur. Sıradan bir tarlaya ekilenin hasılatı en az bir yıl sonra alınır. O tarla ham bırakılmış sürülmemiş bir tarla ise en azından sürülüp bir yılda nadasa bırkılır sonraki yıllarda ekim yapılır.

Uzun yıllardır  tamamen batağa girmiş ciddi bir işlen görmemiş Türkiye ekonomisinden üç beş yıl içinde asırlık kalkınma süreçlerinden geçmiş ülkelerin vatandaşlarının beklentileri gibi beklentileri gibi değerlendirme yapmak tamamen müzmin muhaliflerin ideolojik amaçlı yalanlarının entelektüeller üzerinden halkın kandırılması dışında bir anlam taşımaz. Kaldı ki bu süreç de gelişmiş ülkelerin halkları da yoksullaşmışlardır. Şu andaki ekonomi konusunda feryatlar gerçekçi değildir. Darlık çekenlerin acelesi haklıdır ama acele ile eldeki imkânları gelecekten alarak günü kurtarmak diğer politikacılarımızın kötü alışkanlığıdır. Bu iktidar geldiği günden buyana orta büyüklükteki Avrupa ülkelerinin en azından yarısı kadar nüfus artışı olmuştur. Onca kişi emekli olmuş maaşa bağlanırken onca kişiye de iş imkanı açılmış ve üretim yolları işletilerek iş bulunmuştur. Yoksa şimdi bir birimizi yerdik. Yemiyorsak hükümet başarılıdır ama sihirli değneğe de sahip değildir. Bu hükümet geldiğinde mevcut vatandaşlarına nerede ise hiç bir hizmet veremez duruma düşmüş devlet organları dünya da pek çok gelişmiş ülkenin elinden gelemeyecek kadar yüksek hamleler ile hem artan 4- 5 milyona yakın nüfusu zaten yetersiz olan sofrada menüyü artırarak absorbe edip beslemiştir. Hem de eski nüfusun sağlıktan eğitime Cumhuriyet tarihinde görülmemiş atılımlar yapmıştır. Demir ve kara yollarının gelecekteki getirisi şimdiden görülmese de geleceğimizi gelişmiş ülke yapacak çok pahalı yatırımlardır. Unutmayalım ki günümüzün sıkıntıları, darlıkları, yüksek diye iddia edilen aslında ileride çoğu geri dönüşüme geçecek borçları ile sadece günü kurtarmak değil geleceği inşa etmektedir. Şu anda Demirel gibi birini iktidara getirsek en az sekiz on yıl bu mevcut görünmeyen  birikimi tüketerek ülkeyi refah içinde yaşatıp sonrada birikim hovardaca tükenince de bırakıp kaçarken de arkasında çok iyi yönetti gibi bir nam bırakır. Diğerlerinin zaten bu işlere hiç akılları ermedi yakın gelecekte de ermeyecektir. Çünkü kafa yapıları çemkirmek dışında hiçbir şeye ermemektedir. Askeri silah ve mühimmat geliştirme de savunma sanayide tarihimiz de az rastlanan kısa dönemlerin çok üzerine çıkmış sessiz sedasız yerli silah sanayine dönüşmekte gündemde tamamen yerli uçak sanayi alt yapı çalışmaları ilerlemektedir. İşi artırmadan aşı artırmak yeniden ele muhtaç olmaya razı olmaktır. Değişen ülkemiz şartlarında CHP’nin bile dışarıdan adam ithal etmesi, içinde ideolojik söylemler dışında işe yarar adam bulunmaması ile ilgilidir. İthal ettikleri kişilerde Demirel'in tavsiyesi ile kendi çevresinden ve ya localarından gelen popülist politikalar uygulayacak olanlardır. İç basın ile dış basın olaylara çok farklı bakmakta ve pek çok ülke keşke bizimde Erdoğan gibi bir politikacımız olsa diye yazmaktadırlar.

Bu yüzden benim bildiğim kadarı ile Erdoğan siyaset de ki fiili yer alışının son 4-5 senesine girmektedir. Önümüzdeki beş seneyi boşa harcamayalım. Bu kadar çalışkan, atak ve günde 24 saatten daha verimli çalışan aktif bir politikacıyı bir daha zor ele geçiririz. Bu sözümü de ileride naçizane isabetli öngörülerden birisi olarak hatırlayacağınızı düşünüyorum.

Maalesef ortalık da daha iyisi ve daha akılcı millisi de bulunmamaktadır.

Selam ve Saygılarımla

A.D.Şimşek

 

--
Bu grubun hiç bir siyasi oluşum, parti, vakıf, örgüt, dernek veya benzeri yapılanmalarla alakası yoktur.Aynı zamanda onlara uzaklığı veya yakınlığıda bulunmamaktadır. Müslüman Anadolu İnsanının Tarafında yer alan Gerçek Vatanseverliği ilke edinmiş, Anti Emperyalist HABER BİLGİ PAYLAŞIM STANDIDIR.."
Grupta yayınlanan yorum ve yazılardan yazarları sorumludur.Ayrıca harici linklerden de Anadolu Haber Günlüğü Mesul değildir...
 
Grup Yöneticileri Mail Adresleri Aşağıdadır
kurtulusyolu99@gmail.com
bahadirserhad@gmail.com
forevermirza@gmail.com
 
Bu gruba posta göndermek için, mail atın: anadoluhaber@googlegroups.com
Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin: anadoluhaber-unsubscribe@googlegroups.com
Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com/group/anadoluhaber?hl=tr
adresinde bu grubu ziyaret edin

0 yorum:

Yorum Gönder

Yorumlarınızda Kişilik haklarına saldırı,küfür ve benzeri ifadeleriniz yayınlanmamaktadır.Yorumları yazarken İsminizi belirtmeniz önemle duyurulur.