Gizli Servislerin karanlık odaları ...




ASIL TERÖRİSTLERİN İŞKENCE KAMPLARI !


Muhtemel teröristleri! avlayıp daha sonra gizli odalarda sorgulayan özel birlikler hakkında çarpıcı bilgiler.


CIA ve diğer birçok gizli servis "teröre karşı" !savaşlarını Afrika"ya kadar genişlettiler. Özel birlikler tartışmalı metotlarla muhtemel teröristleri takip edip avlıyorlar ve sorguluyorlar. İnsan hakları örgütleri Guantanamo stili gizli hapishanelerden bahsediyorlar.

İsveçli Müslüman bir çiftin Afrika'da başlarına gelen hadiseler olayın boyutları ve gerçekliği konusunda bir fikir vermesi bakımından son derece önem arzediyor. Bunun yanında Avrupa Konseyi'nin gizli CIA-Hapishaneleri ile ilgili bir araştıma yapmakla görevlendirdiği İsviçreli eski bir savcı olan Dick Marty'nin 72 sayfalık raporu da CIA'n kirli işlerini Avrupa ülkelerinde ne şekilde gerçekleştirdiğini aydınlatması bakımından oldukça önemlidir.
Aşağıda ilk olarak İsveçli çiftin başlarından geçenleri sonra da Dick Marty"nin raporundaki bazı ayrıntılara ilişkin Alman Der Spiegel dergisinin internet yayınında ortaya konan değerlendirmeleri bulacaksınız.
İSVEÇLİ AİLENİN BAŞINA GELENLER

İsveçli Müslüman bir çift olan Saafia Benaouda (17) ve kocası Mounir Awad (25) geçtiğimiz Kasım ayında körfez ülkelerine yönelik heyecanlı bir seyahate karar verirler. Fakat söz konusu seyahat sonradan kâbusa dönüşür. Çift Dubai'deki bulundukları sırada kısa süreli bir seyahat için iç savaşın etkili olduğu Somali'yi görme cesaretini gösterirler. O sırada Somali'de İslamcılar ile sallantıda bulunan geçiş hükümeti arasında şiddetli çatışmalar devam etmektedir.

MÜSLÜMAN ÜLKELERİ GÖRMEK İSTEDİM

Saafia Benaouda Somali'ye seyahat gerekçesini "Seyahat etmeyi çok seviyorum ve körfezdeki Müslüman ülkelerinden sonra başka Müslüman ülkelerini de görmek istedim" şeklinde ifade ediyor. Dubai'de geçirdiği birkaç hafta boyunca medyayı takip etmediğini ve de Somali"deki mevcut durumdan haberinin bulunmadığını söyleyen Saafia, Somali"yi beğenmediğini ve orada beyazların hiç de hoş karşılanmadığını söylüyor.
Saafia'nın babası Faslı ve annesi de İsveç'te İslami bir organizasyonun yöneticiliğini yapan sonradan Müslüman olmuş bir İsveçli. Fakat Saafia için asıl korkunç olan daha başka bir şeydi. 2006 sonu 2007 başlarında Etiyopyalı askeri birlikler Kenya sınırına doğru harekete geçmişlerdi. Bunun üzerine Saafia ve kocası Kenya sınırına uçtular. Sınırda aniden silah sesleri duymaya başladılar. 17 yaşındaki Saafia'nın hatırladığına göre silah sesleri Amerikan bayraklı üç Amerikalı asker ve 10 Kenyalı askerden kaynaklanıyordu. Söz konusu askerler muhtemelen Amerikalılarca finanse edilen Kenya'nın Anti-Terörizm polisine ait askerlerdi. Bu askeri birlikler Amerikalı sponsorlarca sağlanan 100 milyon dolarlık "East Africa Counter- Terorism Initiative" ten bir gruptu.
AKTARMADA AMERİKALILAR HAZIR BULUNUYOR

27 Ocak 2007'de Saafia, African Expres Airlines'a ait bir uçağın AXK527 numaralı seferinde içinde çocukların da bulunduğu 84 kişilik diğer terör şüphelisi yolcusuyla birlikte Mogadişu"ya uçtu.



Saafia'nın kocasının SPIEGEL'e anlattığına göre, her aktarmada Amerikalılar hazır bulunuyorlardı. Ve uçak alana indiğinde de beyaz Amerikalılarca yolcular sivil kıyafetleri içinde fotoğraflanıyorlardı. Yine Mounir Awad'ın belirttiğine göre her seferinde Qaida-Bastarde ("El Kaide ***leri") diye sürekli hakarete uğruyorlardı.





Şubat ayı başında çift Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa'ya getirildi. Mounir Awad'ın dediğine göre her gün sabah saat beşte bütün tutuklular hapishaneden alınıyor ve kamyonlara doldurularak bir Amerikan villasına götürülüyorlardı. Orada 12 saatten fazla sorgulanıyorlardı. Sorguculardan birisi kendini FBI'n bir elemanı (Tim) ve diğeri de CIA'n elemanı (Dennis) olarak tanıtmıştı.




Amerikalılar DNA örneklerini almışlar ve onları İsveç"teki Müslümanlardan ve camilerden soruşturmuşlardı. Awad'a göre sorgucular zaman zaman onları dövmüşler ve boğazlarını sıkmışlar. Bu sırada İsveç'te de aile üyeleri ve Mounir Awad'ın tanıdıkları İsveç istihbaratınca sorguya çekilmiş ve İsveçli çiftin El Kaide bağlantısının olup olmadığını öğrenmeye çalışmışlar.

Bu çiftin başına gelenler bu bölgede istisnai bir durum değil. Somali Kenya sınır bölgesinde Kenya birlikleri Amerikan makamlarının da desteğiyle 100 kişiden fazla bir grubu El Kaide'yi desteklediği gerekçesiyle tutuyor. Bunlar arasında dört İngiliz, bir Kanadalı ve 24 yaşındaki bir Amerikalı da bulunuyor.




TUTUKLULAR ARASINDA ÇOCUKLAR DA VAR

Saafia Benaouda'nı açıklamasına göre tutuklular arasında çok sayıda çocuk da bulunuyor. Hatta bir tanesi daha yedi aylık bir bebek.

Washington'da konuşulanlara göre Addis Ababa'da şu anda 200'e yakın CIA ve FBI ajanı bulunuyor. İngiliz insan hakları organizasyonu Reprieve raporunda Afrika boynuzunda Guantanamo stilinde hapishanelerden bahsediyor.

Sorgulamaların Kızılhaç'ın bilgisi dışında, avukatsız ve hâkimsiz olarak yapılması "teröre karşı savaş"ta Amerika yönetiminin ulaştığı yeni seviye olarak açıklanıyor. Bush yönetimi de bu arada Etiyopya'nın dostluğundan istifade ediyor. Etiyopya, Amerika"nın en büyük müttefiki olarak İslamcılara karşı savaşta da Washington yönetiminin sağladığı modern silahlardan istifade ediyor.



Gizli hapishanelerin varlığı uzun süre ispatlanamamış vaziyette kalmıştı. Ta ki, Amerika Başkanı Bush geçen yılın Sonbahar'ında yaptığı açıklamaya kadar. Bush açıklamasında, "CIA potansiyel katilleri bu dünyanın savaş alanlarında tutuklu bulunduruyor ve onları gizli yerlerde tutuyor. Oralarda şüpheliler "sert", "gereği gibi" ve "etkili" sorgulama yöntemleriyle sorguya çekiliyorlar" demişti.




Amerikan yönetiminin hukuk danışmanı John Bellinger geçtiğimiz Sonbahar'da yaptığı açıklamada "yaklaşık 100 mahkûmun" söz konusu gizli kamplarda tutuklu kaldığını ve bunlardan en sonuncusunun da geçtiğimiz Ekim ayında Guantanamo"ya nakledilerek söz konusu kampların boşaltıldığını söylemişti.

Geçtiğimiz hafta sonunda Avrupa Konseyi'nin özel görevlisi İsviçreli müfettiş Dick Marty'nin raporuyla ortaya çıktı ki, Afrika'dakilerin yanı sıra Romanya'da ve Polonya"da bir düzineye yakın üst düzey El Kaide mensubu bu gizli kamplarda tutulmuşlar.




CIA ADAM KAÇIRIYOR, ZORLA TUTUKLUYOR

Dick Marty'nin 72 sayfalık raporunda ağır suçlamalar yer alıyor. Buna göre CIA bir dizi illegal işe girişmiş durumda. Adam kaçırmadan, zorla tutuklamaya ve de işkence olarak nitelenecek sorgulama metotlarına kadar ihlaller raporda yer alıyor.



Marty anonim kaynaklara dayanarak hazırladığı raporunda, gizli servisler ve CIA'nın uçaklarının havadaki rotalarının analizlerinden yararlanmış. Polonya'da ve Romanya'da bulunan hapishaneler devlet sırrı gibi muamele gördüğünden ancak yerinde yapılan incelemeler ve konuşmalarla ortaya çıkarılmış. Romanya'nın doğu kıyısındaki havaalanının hangarında CIA'nın bir tutukluyu "minyatür hapishane"de tuttuğundan Bükreş'teki Başbakan'ın bile haberi yoktu.

Marty'e göre Romanya hükümeti ABD ile gizli bir anlaşma imzalamış ve bu anlaşmaya göre CIA'ya Romanya'da sınırsız haklar garanti edilmiş. Gerçi Romanya hükümeti bu iddiaları reddediyor.



Müfettişin Polonya'daki araştırmasına yönelik bulguları da Polonya'yı suçlayıcı nitelikte. Ülkenin kuzeyindeki Szymany havaalanına 7 Mart 2003'te saat 16:00'da CIA'nın Gulfstream Jet'i iniyor ve jetten üç kişi çıkıyor. Bunlar arasında 11 Eylül saldırısının planlayıcılarından Chalid Scheich Mohammed de bulunuyor. Bu kişinin sorgusu Stary Kirkuty adındaki bir gizli servis kompleksinde gerçekleştiriliyor. 11 Eylül saldırısı pilotlarından Muhammed Atta'nın irtibatta olduğu adamlardan Ramzi Binalschip'de aynı yerde tutuklu bulundurulmuş.


18 AY BOYUNCA POLONYA ÜZERİNDEN CIA UÇUŞLARI


Marty, Polonya hükümetini işbirliği yapma konusunda yetersiz davranmakla eleştiriyor. 18 ay boyunca Marty, Polonya üzerinden yapılan CIA uçuşlarına ilişkin bilgilere ulaşamadığını söylüyor.

Eski savcı Marty, Amerikalıları "hukuksal Apartheid"la suçluyor. Zira bugüne kadar hiçbir Amerikan vatandaşı bu aktarım noktalarında tutulmamış. Ayrıca raporda, bir Amerikan stratejisi olarak Amerikalıların; "hiçbir zaman Amerikan hâkimiyetindeki alanlarda tutuklu uçuşu gerçekleştirmemeleri"ni Avrupa hukuk normlarını karşı bir aşağılama olarak görülmesi dikkat çekti. Marty'e göre Amerikalıların Avrupa'da yaptıkları bu tür eylemler hiç şüpheye mahal bırakmaksızın kanun dışı ve de anayasa ihlali kapsamında bulunuyor.



Almanya hükümetinin de bugüne kadar ki CIA eylemlerini açıklanmaması da kabul edilemez bulunuyor. Ayrıca Alman parlamentosundaki araştırma komisyonuna Amerikan eylemleriyle ilgili bilgilerin ve belgelerin tamamı sunulmamış durumda.


Amerikan eski Dışişleri Bakanı Colin Powel'ın müsteşarı Lawrence Wilkinson'un tahminine göre bugüne kadar 30.000 ile 50.000 arasında şüpheli Amerikan yönetimince geçtiğimiz yıllar içinde tutuklandı. Bunların yüzde 85'i suçsuz bulundu. Wilkinson açıklamasında, "biz inanılmaz kötü bir şeye sebep olduk" ve bu bizim dünyadaki imajımız için ekstrem şekilde zarar vericidir" dedi.
d.bülteni

0 yorum:

Yorum Gönder

Yorumlarınızda Kişilik haklarına saldırı,küfür ve benzeri ifadeleriniz yayınlanmamaktadır.Yorumları yazarken İsminizi belirtmeniz önemle duyurulur.